1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Uzakta Aramayın(Herkes Okumalı)

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Celal28- tarafından 5 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. Celal28-

    Celal28- Forum Gururu

    Katılım:
    10 Şubat 2007
    Mesajlar:
    2.622
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Bilgisayar Teknik Elemanı Ek Olarak Fotoğrafçılık
    Yer:
    FINDIKCI:)
    Banka:
    2 ÇTL
    Birbirlerini severek evlenmişlerdi. Altı yıllık birliktelikleri evlilikle noktalanmıştı.yedi yıldır da evli idiler..

    2 yaşında ki kızları ile mutlu idiler..

    Aslında kadın mutluluk rolünü oynuyordu.yaşadığı hayat onu boğuyordu,

    sanki içinde bir saatli bomba vardı ve patlasa herkesi yakacaktı,

    mutsuzdu ama nedenini bir türlü bilemiyordu.

    Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre çalışmış ama kocasının farklı yerlere çıkan tayinleri yüzünden

    sürekli bir işi olmamıştı..mimardı..ama 3 yıldır evde oturuyor.

    evde geçen her günü hayatından koparılmış bir boş sayfa olarak görüyor

    ve yaşadığı hiçbir şey onu mutlu edemiyordu..

    kocası dersen bir dediğini iki etmiyordu hayatta isteyebileceği herşey onunken

    kısacası mutlu olması gerek her şeye sahipken ,

    O mutsuzdu. Yağmurlu boğucu bir gün de elinden okuduğu kitabı bıraktı.

    gidip kendine bir kahve yaptı ve Gözü o anda kocasının işi için kullandığı bilgisayara erişti.

    geçen gün okuduğu köşe yazısını hatırladı internette chat, yanlızdı..

    yeni taşındıkları bu şehirde üniversite den tanıdığı eski bir dostundan başka kimseyi tanımıyordu.

    Sohbet edecek birkaç kişiyi bulabilirdi belki.

    Bilgisayarın başına oturdu.kahvesini ağır ağır yudumlarken ,internette gezinmeye başladi,

    arada havadan sudan muhabbetlerde yapıyordu chat odalarında ,zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile varamıyordu,

    sonra gelen bir mesajı açti,,

    mesajda hayatın ucundan tutmayın ,tam boğazına yapışın yazıyordu.. ! Dondü kaldı kadın...

    hayatın ucundan çok kuvvetsizce,ve isteksiz ve ne kadar kolay kaybedecek şekilde tuttuğunu o an fark etti,

    hayatın ümüğüne yapışacak gücü yoktu ki.....

    Altan la o gün tanıştılar.Altanda onun gibi evli idi ve bir kızı vardı.

    Kadın Altan la konuşurken dünyayı unutuyor Altan la uyuyor, Altanla uyanıyor,

    hiç tanımadığı bu adami bir dakika bile aklından çıkaramıyordu..

    Bir adam nasıl bu kadar zarif olabilirdi her seferinde bilgisayarını açtığında bir demek gül buluyordu yollanmış,

    ve günaydın mutlu bir gün olsun güneş senin için doğsun yazıyordu güllerin arasına sıkıştırılmış kartla.

    Altan ne yaş gününü unutuyordu ,ne yılbaşında kart atmayı,

    zaten her sabah kadın değişik bir kartı görme coşkusu ile koşuyordu bilgisayarına, artık

    Altan soluyor,Altan yudumluyordu.. Yüzünü hiç görmediği bu adama delicesine aşık olmuştu !

    Ne yapıyordu bu kadın Med Cezir gibi ne yaptığını sorgulayan duygularla bir gidip bir geliyordu..

    Adam evli idi, kadında..birer çocuklari vardı..

    üstelik kadin büyük bir aşkla olmasa da büyük bir sadakatla kocasını seviyordu..

    iki kişi sevilebiliyormuş demek birbirine benzer ama bir o kadar farklı duygularla diye düşündü bir an..

    sonra toparladı kendini.

    Açmamalıydı artık bilgisayarını. Bu şekilde noktalanmalıydı bu aşk doğru olan bu idi..

    açıklayacaktı bunu Altana ve hoşçakal diyecekti .

    kocamı seviyorum bu peri masalı bitmeli yoksa biz biteceğiz diyecekti..

    Altan gene bir demet kırmızı gül yollamıştı üzerinede..

    yarın sevgililer günü, seni yakomazda bir demet gerçek gülle bekleyeceğim..saat 13.30 da sevgilim yazmıstı..

    Kadın uzun süre dondu kaldı ve bilgisayar ekranına öylece baktı.sonra yazmaya başladı..

    gözlerinden akan yaşlar sel olmuştu..

    Sevgili Altan..yarın ne yakamozda olacağım nede senin güllerini alacağım..

    biz yıllar önce yaptığımız seçimleri yaşıyoruz..

    seni sevmedim diyemem..ama 13 yılımı verdiğim sevgimide bitiremem..

    aradığımız bir heyecandı..bunu yaşadık aşk adı altında...

    herşey çok güzeldi..ama bir sonu vardı bitti...hoşçakal...

    gitmeden önce söz veriyorum..ucundan tutmayacağım hayatın tam boğazına sarılacağım...

    hoşçakal canım.........

    Bütün gece uyumadı kadın..kocasıda onda ki bu garipliği fark ediyordu.

    Sevgililer gününü evde geçirelim demişti kocasına ama kocası ısrarla dışarı çıkmak istiyordu..

    Direnecek gücü yoktu kadının ,gidip giyindi,kızlarını bir arkadaşlarına bırakıp yemeğe çıktılar...

    Yol boyunca pek konuşmadılar..zaten son 3 aydır çok az konuşuyorlardı..

    Altanla tanışalı 3 ay olmuştu demek..

    Gidip deniz kenarında bir balık restoranına oturdular.

    Yemeklerini ısmarladılar.şaraplarını yudumlarken adam, sevgililerin en güzeline..diyerek bir küçük kutu uzattı..

    Kadın çok şaşırmıştı kocası uzun zamandır hediye almayı bırak önemli günleri bile hatırlamıyordu oysa..

    şaşkınlıkla kutuyu açtı içinden çıkan yüzüğü parmağına geçirdiğinde gözleri dolmustu..

    Tam o sırada garsonun uzattığı kırmızı bir demet gülle irkildi..

    Kartın üzerinde boğazına yapıştığımız bu hayatı sonsuza kadar birlikte geçirelim sevgilim.

    Seni yakomoza getiremedim ama 13 yıl sonra gene kendime aşık ettim.........

    Altan yani kocan Turgay......

    Kadın gözlerinden süzülen yaşlarına engel olamadı bu sefer..artık hüzünden değil mutluluktan ağlıyordu...

    13 yıl sonra kocasına tekrar aşık olmuştu..

    Sevgiyi lütfen uzaklarda aramayın. !!!!!! SEVGİ İLE KALIN. . .

    Sevgi yanınızda görmek isterseniz eğer........?
     

Sayfayı Paylaş