1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Vampir Hastalığı ve Kan İçme Bağımlılığı

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve yaren* tarafından 28 Şubat 2013 başlatılmıştır.

  1. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    [h=2]Vampir Hastalığı nedir - Kan İçme Bağımlılığı nedenleri - dissosiyatif kişilik bozukluğu[/h]

    Vampir Hastalığı ve Kan İçme Bağımlılığı ‘dissosiyatif kişilik bozukluğu”nu yaşan dünyada bir kişi bir türk.

    Tıp literatürüne giren bir Türk

    Journal of Psychotherapy and Psychosomatics’te 2011 yılında yayımlanan ve ”vampirizm” belirtisi gösteren dünyanın ilk vakası olarak tıp literatürüne giren bir Türk gencinin yaşadığı ”dissosiyatif kişilik bozukluğu” rahatsızlığını konu edinen makalenin Türk yazarlarından psikiyatrist Sakarya, makalenin yayınlandığı yıl Denizli Askeri Hastanesi’nde bir heyet olarak tedavisini üstlendikleri hastanın hikayesini ve son durumunu anlattı.

    Halen Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi’nde görev yapan Sakarya, evli ve o dönem 23 yaşında olan hastanın, Denizli Askeri Hastane’de 2011 yılında, rahatsızlığı nedeniyle karşılarına geldiğini söyledi.

    Hastanın tedavisini Prof. Dr. Vedat Şar, Doç. Dr. Erdinç Öztürk ve Dr. Cengiz Güneş ile birlikte üstlendiklerini belirten Sakarya, ” hastanın, ilk bulgularında çoklu kişilik sorunu, travma sonrası stres bozukluğu kronik depresyon ve alkol bağımlılığı yaşadığını tespit ettik. Hasta öyküsü ve yapılan araştırmalar sonucunda hastanın ”vampirizm” belirtisi gösteren dünyanın ilk ”dissosiyatif kimlik bozukluğu” hastası olduğu kanısına vardık”dedi.



    Kan içme bağımlısı değildi

    Sakarya, ismini açıklamadığı hastanın 3 ay arayla iki kez yatırılarak tedavi edildiğini ve uygulanan tedaviden önemli ölçüde başarı sağlandığını ifade ederek, şunları kaydetti:

    ”O dönemde uyguladığımız tedaviden hasta fayda gördü. Hastanın kan içme davranışı bir bağımlılık değildi, altta yatan ruhsal bozukluğun sonucuydu. Bu bozukluğa odaklanmak, kan içme davranışının sonlanmasına neden oldu. Hastanın problem yaratan davranışları geçince sosyal hayata katıldı. Bizim bu vaka üzerinde durmamamızın nedeni travmatik stres ile şiddete başvurma arasındaki ilişkiyi araştırmaktı. Burada sözü edilen kişi, hayatta pek çok güçlükle karşılaşmış ve yardım arayan konumdaydı. Bu tür davranışların nedeni başkalarına karşı kötü niyetli olması değildi.”
     

Sayfayı Paylaş