1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Varlığın Yoksa Yokluğun da Yoktur!

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve k@LpSiz_K@fKéF tarafından 27 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. k@LpSiz_K@fKéF

    k@LpSiz_K@fKéF Forum Onuru

    Katılım:
    16 Kasım 2008
    Mesajlar:
    3.721
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    B!L€C€G!M
    Banka:
    44 ÇTL
    Eski bir duvar yalnızlığında kaldı hüzünlü bekleyişlerim... daha dün “yitik aşklar” parkı’nda yazıyordu : “yalnızlık iki kişiliğe çıkmıştır...” diye , sonrasında meraklı sorgulayışları bırakıp cevapları hiç önemsemez oldum . artık biliyorum her yorum geçmişin derin yaralarını deşmek biraz da...

    “sen , bendeki çoğulluklardaydın ...hiç yanılmadım ! “


    Kırık hikayeler ülkesinde ki olumsuzluklara rağmen nasıl da yaşama sarılırdım . öyle sanıyordum bedenimi tüketen umut yoksulluğumun dermanını ... seninle yaşıyor(d)um !


    Sana koşmalarım vardı... adımlarım küçükte olsa , hani yolumu bilmesem de “sen” diye , ardımda kalan ayak izlerim vardı... nefesin nefesime karışmaktaydı ; içimde olağanca güzelliğinle savruluyordun . her yerden geçiyordun ki bir tek kalbimde gülüyordun ; içimde aşktın , savruluyordun...
    “ seni hiç kimselere anlat(a)madım ; nasıl anlatacağımı
    bil(e)miyordum...”


    Sana yenilişlerim vardı... sisin arkasında duruşların oldukça , kaybedişlerim çoğalırdı ; acaba şimdi hangi şirinliğiyle karşıma çıkacak diye meraklı bir düşünce ordusunun içerisinde bulurdum kendimi... şaşırırdım ! ama yalan değil , sonunda çok sevinirdim .


    Bazen varlığından öte yokluğun geliyor ya , inan içimde her yer seni arıyor... her şeye aldanıyorum , kırılıyorum ; bir tek sensizliğe dayanamıyorum . evet ! sen benim en büyük sınavımsın bu dünyada(ki) ; sana olan sevgi çokluğuyla girebilirim ancak cennetine . içimde kavuşmak hayaliyle yanan sayısız dualarda buluyorum bedenimi ; biliyorum ! ibadetimsin , sadece çok seviyorum...


    “ yağmurun toprağa kavuşması gibi... bir toz kalkar yüreğimden , aşkınla yıkanırım...”


    -bugün varlığının günü / hani doğum günüm gibi... deniz kenarında bekleyen ,dalgalara karışan azat düşleri gibi bir ben ve en çok yine seni seven ; ve biliyorum artık deniz de sensin dalgalar da... aslında sen tuhaf bir uçurumdaki tek yaşama dönüş sebebisin; yaşamdaki kimliksin , mucizesin...


    ve sen , hayalinle... uğruna yollar yürüdüğüm , patikalarda papatya kokularıyla bezendiğim ; sevgilim ! ömrümün varı , tek gerçeğim ; tarifsiz anlatılarımdaki cennet yüreklim... seni çok özledim !..


    ne tuhaf değil mi ? Varlığın da tapmak / yokluğun da çırpınmak... aslında en çok aşkından kan-ter içinde kalakalmak / yılmamak , yanılmamak...


    aşk adına ; mühürlü bir kalbim var ... bir akşamüstü gel istersen ; atalım içimizde ki sevgi tohumlarını toprağımıza ; mutlulukla , sevgiyle besleyelim ... gel sevgilim gel ! aşkımızı dağa , taşa ısmarlayalım... ihanetsiz sevgilere mutluluğumuzu damıtarak , sarılalım...



    ( varlığınla yaşıyorum / yokluğunla savruluyorum...şunu bilki :” bir tek seninle yenilmiyorum hayata...”)
     

Sayfayı Paylaş