1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Veresiye Defterindeki Hesap

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 25 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.416
    Beğenileri:
    7.327
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.722 ÇTL
    Mailime gelmiş olan bir yazı, bir zamanların zihniyeti ile günümüz zihniyetini karşılaştırmak açısında güzel bir örnek...

    [​IMG]


    Muallim Ahmet Rıfkı !

    Yıl 1915...

    Çanakkale'de kızılca kıyametin koptuğu günler...

    Aylardan Mayıs...

    Vefa Lisesi Fransızca Muallimi Ahmet Rıfkı her günkü gibi mektepten içeri girer.

    Selâm verir Ahmet Rıfkı ama çocuklar selâma bile karşılık vermezler!..

    Ahmet Rıfkı iyice şaşırmıştır.

    Arka sıralarda oturanlardan biri ayağa kalkarak; “Hocam, mahallemizdeki ağabeylerimiz Çanakkale'ye gönüllü gittiler, ama siz hâlâ buradasınız! Biz de gitmek istiyoruz, fakat yaşımız tutmuyor, söyler misiniz bize, vatanımız elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarar?”

    Yaşlı gözlerle sınıftan çıkar ve mektebin idaresine dilekçesini verir.

    Arkadaşlarıyla, talebeleriyle vedalaşır, evine gelir.

    Ahmet Rıfkı'nın hayattaki tek varlığı yaşlı annesi Ayşe Hanımdır ve Şehzadebaşı semtindeki evlerinde beraber oturmaktadırlar.

    Durumu annesine anlatır, ondan hakkını helâl etmesini ister.

    Ardından mahallenin bakkalı, gün görmüş bir zat olan Selâhattin Adil Efendiye uğrar ve şöyle der:

    “Selâhaddin Amca, Allahın izniyle vatanın bağrına saplanmış olan düşman hançerini çıkartmaya gidiyorum. Senden isteğim, anamı iaşesiz bırakma! Kısmetse dönüşte borcumu öderim!”

    Çeşitli cephelerde savaşa katılır.

    19 Aralık 1915 günü şehit olur...

    Annesi haberi alır, çok üzülmesine rağmen imanı bütün bir hanım olduğundan hâdiseyi tevekkülle karşılar.

    Aklına, veresiye yiyecek aldığı bakkal gelir.

    “Yedi aydır senden veresiye alırız, borcumuzu verelim de oğlum borçlu yatmasın!” der.

    Selâhaddin Efendi şöyle cevap verir:

    “Ayşe Hanım, sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen bir yakınını getir de hesabı o çıkarsın!”

    Bunun üzerine Ayşe Hanım, komşusunun kızı Gülşah'la birlikte dükkâna gider.

    Selâhaddin Adil Efendi, “Ahmet Rıfkı” bölümünü açarak veresiye defterini Gülşah'ın önüne koyar!

    Gülşah, onlara veresiye defterindeki kırmızı harflerle yazılmış satırları gösterir.

    Şöyle yazıyordur defterde:

    “Bu hesap Ahmet Rıfkı'nın kanıyla ödenmiştir, vesselam!”
     
    ZeyNoO bunu beğendi.
  2. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Çok güzel ve çok anlamlı.. Duygulandım gece gece :(

    Teşekkürler paylaşım için. + Rep verdim hatta:)
     

Sayfayı Paylaş