1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Victoria devri

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 10 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    Kraliçe Victoria (tahta çıkışının sabahında, 20 Haziran 1837 tarihinde) tarihi çağa adını vermiştir

    Büyük Britanya'nın Victoria devri Britanya sanayi devriminin yükselişi ve Britanya İmparatorluğu'nun zirvesi olarak kabul edilmektedir. Genellikle Kraliçe Victoria'nın (sıklıkla en büyük ve en sevilen Britanya hükümdarı olarak kabul edilir) hüküm sürdüğü 1837 ile 1901 yılları arası için kullanılır, ancak birçok tarihçiye göre 1832 Reform Hareketi bu kültürel devrin asıl başlangıcıdır. Victoria devrinden önce Naiplik devri ve sonrada Edward devri yer almaktadır. Victoria ayrıca Britanya tarihinde en uzun hüküm süren kişidir.

    Mina Urgan'ın belirttiği gibi (Urgan, M. (2003). İngiliz edebiyatı tarihi. İstanbul: YKY) kavramsal olarak çelişki ve çatışmalarla dolu olan Viktorya dönemini yine çelişki ve çatışmalarla dolu anahtar kelimeler aracılığıyla vermektedir ki bunları aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:

    1. Ailevi değerlerle saygıdeğer olma merakı ve bunun getirdiği ikiyüzlülük, 2. Toplumsal durumlardan ve bireysel koşullardan aptalcasına memnunluk, 3. Cinsel konularda yapay çekingenlik ve sevgisiz evliliklerin kutsal bulunması, 4. Dar kafalılık ve dinsel yobazlığa karşın Hristiyanlığın dibini oyan bilimsel araştırma ve gelişmeler, 5. Para ve madde severlik ve alt sınıfların ve parasızların saygın bulunmaması, 6. Plansız gelişen sanayileşme ve haksızlıklarla dolu çalışma şartları ve adaletsiz ekonomik düzen, 7. Sanata duyulan düşmanlık ve edebiyatın salt eğlence aracı olarak algılanması.
     

Sayfayı Paylaş