1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Vücut Geliştirme Ek Besin Takviyeleri

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve Düş tarafından 22 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Düş
    No Mood

    Düş Septik bir KADIN Özel üye

    Katılım:
    20 Şubat 2012
    Mesajlar:
    1.936
    Beğenileri:
    2.065
    Ödül Puanları:
    5.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Banka:
    1.167 ÇTL
    Multivitaminler Düşük Doğumkilosunu Engeller

    Düşük kilolayla doğan bebekler genelde öğrenme zorluğu çekerler, düşük IQ sahibidirler, okulda sosyalleşemezler, çocukluk ve yetişkin dönemlerinde bağışıklıkları düşük olur. Fetustaki (doğmamış çocuk) veya plasentadaki (/anneyle bebek arasındaki hücresel doku) gelişim problemleri düşük doğum kilosuna sebep olabilir. Kötü besinler, sigara, uyuşturucu ve alkol kullanımı gibi çevresel faktörler de diğer çok sık karşılaşılan sebeplerdendir. Harvard bilim insanları, HIV pozitif afrikalı kadınlar üstündeki çalışmalarında, günlük multivitamin kullanımının, düşük doğum kilosu riskini %20 oranında düşürdüğünü keşfetmiştir. Vitaminlerin prematüre doğumlar veya düşüklerde bir etkisi yoktur. Bilim insanları gelişmekte olan ülkelerde hamile kadınların multivitamin almaları gerektiği sonucuna varmıştır. Birleşik Devletler, Kanada ve Avrupa''daki birçok kadında beslenme sorunu vardır, hamilelik dönemlerinde vitamin kürlerine devam etmeleri faydalı olur. 15-45 yaş arası kadınlarda vitamin kürleri gereklidir, çünkü hamileliklerin yaklaşık yarısı plansız olup, hamileliğin ilk üç ayı özellikle gelişen fetus için hayati önem taşır. (New England Journal Medicine, 356:1423-1431, 2007)

    Balık Yağı Kalp Krizi Ve Felci Önler

    Balık yağı kalp krizi ve felci önler ancak bilim adamları henüz nedenini bulamamışlardır. Yale University araştırmacıları yaptıkları çalışmalarda, balık yağında bulunan omega-3 yağ asitlerinin ‘Peroxisome Proliferator-Activated Receptors‘ (PPARs), hareketini arttırdığını gözlemlediler. PPARs, hücre çekirdeğinde (hücrelerin merkezlerini kontrol eder) bulunur, yağ hücrelerinin büyümesini ve insülin hareketlerini kontrol eder. Karbonhidratlar, yağlar ve proteinler kadar insülin de metabolizma için hayati önem taşır. Fiziksel hareketsizlik, kötü beslenme, obezite ve genler PPARs’in hareketini, insülin direncine bağlı olarak yavaşlatır. Vücut bunu fazla insülin sağlayarak telafi etmeye çalışır ancak bu da yüksek kan basıncı, karın bölgesinde yağlanma, yüksek yağ oranı, kan pıhtılaşması ve iltihaplanma (hepsine birden Metabolik Sendrom denir) ayrıca kalp krizi ve felce yol açar.

    Balık yağı kalp krizi riskini, tip 2 diyabeti, insülin direncini ve yağ tortusunu engelleyen PPARs’ı harekete geçirerek felci önler. (Diabetes, 56:1034-1041, 2007)

    Yüksek Dozda E Vitamini Kalp Sağlığını Arttırır

    The American Heart Association, antioksidan kullanımının koroner kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç riskini önlemediğini belirtmiştir. Vanderbilt University Medical Center araştırmacıları, daha önce yapılan çalışmalarda kullanılan dozun yeterli olmadığını gördüler. Antioksidanlar, metabolizmanın doğal olarak ürettiği zararlı kimyasalların nötr hale gelmesine yardımcı olurlar.

    Deneklere 0 – 3200 IUs arasında E vitamini uygulandı. En yüksek doz verilerek 16 haftada, serbest radikallerin üretiminin azaldığı gözlendi. Bu çalışmada E vitamininin çok yüksek miktarda olmadığı sürece zayıf bir antioksidan olduğu sonucuna varılmıştır.

    Kadınlar yüksek dozda E vitamini kullanmamalıdır çünkü uzun vadede sağlık için yaratabileceği riskler henüz bilinmemektedir.400 IUs üzerinde uzun süreli E vitamini kullanımı kalp sorunları riskini ve prematüre ölümlerini artırabilir.( Free Radical Biology Medicine, in pres; Published Online September 2007 )

    Az Sayıda Çocuk Vitamin Takviyesi Alıyor

    Amerika’da yetişkinlerin %50’den fazlası besin destek takviyesi yaparken, çocukların 1/3’ünden azı takviye almaktadır. National Institute of Health araştırmacıları, 10.000’den fazla çocuk üzerinde yaptıkları araştırmada, destek alanların daha zayıf, varlıklı ve sigara içmeyen ailelerin çocuğu, ayrıca, vaktini daha az ----- oyunları ve TV başında geçirenler olduklarını saptamışlardır. Takviye alan yaşları 4-8 arasında değişen çocukların %41’i ile 1 yaş altı çocukların %12’sini karşılaştırdılar. Çocukların gıda eksikliği sorunu yaşamaması için sağlıklı yiyeceklerle beslenmeleri ve takviye almaları gerekmektedir. (Archives Pediatric Adolescent Medicine, 161:978-985, 2007)

    Ne Kadar C Vitamini Almalıyız?

    C vitamini dokuların yapılanması, metabolik enerji ve stres hormonun düzenlenmesi için çok önemli ve gereklidir. Günlük tavsiye edilen C vitamini alımı bu etkilere bağlıdır. C vitamini aynı zamanda hücreleri, kardiovasküler hastalıklara neden olan serbest radikallere karşı koruyan çok önemli bir antioksidandır. McMaster Üniversitesi’nden Kanadalı araştırmacılar, serbest radikallerin neden olduğu zararı önlemek için C vitamini alımının günlük tavsiye edilenden daha fazla olması gerektiği sonucuna vardılar. Ayrıca, arteryoskleroza (damar sertliği) yol açan önemli faktörlerden kan damarlarındaki nitrik oksit seviyesi ve lipoprotein (LDL-kötü kolestrol) yoğunluğunun düzenlenmesine de yardımcı olur. Yüksek dozda C vitamini kanser hücrelerinin büyümesini durdurabilir. Vitaminin bu terapi üzerindeki etkilerini tam olarak anlayabilmek için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. ( Journal Nutrition, 137:2171-2184, 2007)

    Balık Yağı Gözleri Korur

    Yaşa bağlı leke dejenerasyonu(AMD), daha çok ilerlemiş yaştakilerde ortaya çıkan ve gözlerdeki ışığa duyarlı hücreleri yok eden bir hastalıktır. Belirtileri dalgalı, noktalı ve çarpık görme ve detaylı görememektir. AMD, genel görüşü bozmaz ancak okumak, araba kullanmak veya dikiş dikmek gibi daha keskin görüş gerektiren işlerde sıkıntı yaratır. Göz Hastalıkları Araştırma Grubu (Eye Disease Research Group) tarafından yapılan bir araştırma haftada 2 kez balık tüketiminin bu hastalığın olma riskini %40 azalttığını göstermiştir. Balıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri göz sağlığını olumlu etkiler. Tonbalığı, somon balığı içerdiği yüksek orandaki Omega -3 nedeniyle tavsiye edilir. Ancak fazla balık tüketimi de cıva zehirlenmesine yol açabileceği için balık yağı kapsülü alımı önerilmektedir. Balıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri aynı zamanda kalp krizi ve felç riskini de azaltır. Yaştan ileri gelen göz bozukluklarını önlemek için de balık yağı kapsülü kullanmak gerekmektedir. (Archives Ophtalmology, 125:671–679,2007

    Whey Protein İştahı Keser

    Whey protein içeren gıda destek ürünleri tokluk hissini arttırır, aşırı yemek yemeyi engeller. Yüksek protein içeren yemekler insanların açlık hissini engellediği için kilo kaybına yardımcı olur. Bunun bir nedeni proteinleri oluşturan amino asitlerin karaciğerde kan şekerine dönüşmesi ve bunun da beyne devamlı besin akışı sağlamasıdır. Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma whey proteinin, cholecystokinin adı verilen iştah kontrol hormonunun salgılanmasını arttırdığını göstermiştir. Kimyasallar ve beyin merkezleri açlık, tokluk, enerji emilimi ve metabolik hızı düzenler. Cholecystokinin, whey protein alınırken salgılanır, tokluk hissi yaratır ve aşırı yemeyi engeller. (Physiology & Behavior, in press; published online October 2007)

    Demir Eksikliği Görülen Kadınlarda Besin Takviyesi Hafıza Ve Öğrenmeyi Arttırıyor

    Demir, hem sağlık hem de egzersiz performansı üzerinde çok önemli rol oynamaktadır. Penn State Üniversity araştırmacıları düşük demir seviyesinin hafıza ve öğrenme kapasitesini azalttığını fakat bu sorunun demir takviyesi ile giderildiğinin altını çizmektedirler. Aktif kadınlar, yetersiz demir alımı ve menapoz nedeniyle demir seviyesi açısından zayıftırlar ve egzersiz sırasında kırmızı kan hücreleri nde hasar meydana gelir. Düşük demir seviyesi anemi, yorgunluk ve akıl sağlılğını olumsuz etkiler. Demir, oksijenin hücreler taşınmasını sağlarken, karbondioksit ve metabolik asitlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Ayrıca hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı sağlıklı bir bağışıklık sistemi sağlar. Fazla demir alımı ise zehirlenmelere neden olur, bu nedenle doktorunuza danışarak demir kullanımına başlayın. (Reuters, March 24,2007)
     

Sayfayı Paylaş