1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ya-Sin..

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 24 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL








    Ya-Sin

    -İnsanlık Güzeli’ne adanmıştır-

    ey insan
    ey yüz akı gönül aydınlığı
    kabul olmuş sadaka kadar güzel
    bir duygu sarıyor seni anan yüreğimi
    bastığın toprakla yıkadığın gözüme
    şimdi güneş bile siyah görünüyor
    ey yüz akı gönül aydınlığı

    ben kendime ağlarken Uhud’da ağlar mıymış
    Hıra’yı mahzun gördüm soramadım sevgili
    hasretinin dışında başka derdi var mıymış?

    ey insan
    içimde büyüttüğüm tüm çiçekleri
    sana adıyorum
    ıtırları, yaseminleri, menekşeleri
    lale bana kalsın
    kapına çiçeklerin karalısını sunmaktan
    utanıyorum

    dua çıkmayan göğe sevdalar çıkar mıymış?
    bülbülünü kaybetmiş bu evrensel bahçede
    dikenler bile bir hoş, gayrı gül kokar mıymış?

    ey insan
    göklerin öğrencisi, yerlerin öğretmeni ey
    sen öğrettin taşa konuşmayı
    ağaca selam vermeyi
    aya yarılmayı, toprağa dürülmeyi
    göklere kurulmayı, durmayı zamanı
    yılana ve deveye sevmeyi
    ölmeyi, öldürmeyi
    yaşamayı sen öğrettin insana

    o bengisu gözünden fışkıran pınar mıymış?
    baharların kaynağı ve yolunu gözleyen
    bir ben sevda şehidi, bir de şu çınar mıymış?

    ey insan
    ey tebessümünden cennetler yaratılan
    gül bahar geliyor, ağla gök seviniyor
    gözyaşını karanfil diye göğüslerine takan melekler
    kapında divan durup ağlamanı bekliyor
    hüzün kuruluyor ekmekten önce sofrana
    bunun için bir bir uçuyor sevdiklerin
    bu yüzden öksüz, bu yüzden yetim kalıyor
    efendisi yetimlerin.

    niçin döndü bu rüzgar yol vermez dağlar mıymış?
    yine Ferhat kesildin bu ne canhıraş gönlüm
    bağrını deldin diye dağlar da ağlar mıymış?

    ey insan
    sen olmasaydın
    insanlar ölmeyi öğrenmeden öleceklerdi
    yaşamanın özgül ağırlığını
    keşfetmeden yaşayacaklardı
    hayat fahişe erkeklerin elinde
    bir yosma gibi hırpalanacak
    hangi mevsime el atsak
    elimizde yapış yapış bir şeyler kalacaktı

    acımı tartamayan aşkımı tartar mıymış?
    gönlüme yol vermeyen şu zifiri perdeyi
    o cennet elleriyle lûtfedip yırtar mıymış?

    ey insan
    sen olmasaydın
    Yusufçuk kuşunun ne dediğini
    yılanların niçin toprak yediğini bilmeyecektim
    herşey çift yaratılırken niçin birşey tek?
    bilmeyecektim bir gövdede mücevhere dönüşen taşı
    hem yol, hem yolcu, hem hedef olanın
    içinde kopan amansız savaşı
    olmasaydın sen

    çekilen dizde derman gözümdeki fer miymiş?
    kendimi bir kum diye atıversem çölüne
    ona vurgun bulutlar üstümde gezer miymiş?

    ey insan
    senin sırrın
    gözyaşının terkibinde saklıymış
    bu gerçeği bir denizin dudağından öğrendim
    gecenin bir vaktinde bir sevgili ağlarken
    bir dişi varlığını varlığına adarken
    bir erkeğin ellerinde
    ölüm havlu atarken
    haklıymış

    söyle gönlüm bu sevda mahşere kalır mıymış?
    alışılmış sözcükler yükleyip kanadına
    ona doğru uçursam katına alır mıymış?

    ey insan
    ey güneş hamilesi
    bir kere doğarmışsın
    bin kez doğururmuşsun
    parmakların sevdanın kesilmeyen çeşmesi
    onun için ağlıyor yeni doğan bebekler
    doğur, doğur ki dünya kaybetti gözlerini
    doğur ey İsrafil’in nefesi
    ey güneş hamilesi

    sen olmazsan gemide bu tufan diner miymiş?
    gemilerin de yandı sil aklından dönüşü
    vakt indi yüreğim gidenler döner miymiş?

    ey
    ey ins
    ey insan
    hıncını hıncıma kat
    sancını sancıma kat
    pamuktan ellerini geçir yürek halkama
    ister ayağın katına çek
    istersen yerlere at.


    Şair: Mustafa İslamoğlu
     

Sayfayı Paylaş