1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yağmur Duası (İstiska Duası) Nedir? Nasıl Yapılır?

Konusu 'Diğer Dualar' forumundadır ve Suskun tarafından 24 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Yağmur Duası (İstiska Duası) Nedir? Nasıl Yapılır?

    Sözlükte birisinden su isteme, anlamına gelen istiskâ, dinî bir kavram olarak, yağmur yağması için Allah'a (c.c.) dua etmek demektir.

    Bir bölgede kuraklık olması halinde, o bölge sakinlerinin topluca açık bir alana çıkıp tövbe-istiğfardan sonra, Allâh'tan bolluk ve berekete vesile olacak yağmur göndermesini istemeleri, bunun için dua etmeleri sünnettir. Bu duaya yağmur isteme anlamına gelen istiskâ duası denir. Hz. Peygamber bizzat kendisi yağmur duası etmiş, ayrıca kuraklıktan sıkıntıya düşüldüğünde yağmur duasında bulunulmasını tavsiye etmiştir (Buhârî, İstiskâ, 6; Müslim, İstiskâ, 2, 8; Ebû Dâvûd, Salât, 260).

    Duaya çıkmadan önce küsler barıştırılır, yetimler ve yoksullar gözetilir, bolca sadaka dağıtılır. Böylece Allâh'ın rahmetinin tecelli etmesi arzulanır.

    Yağmur duasına çıkıldığında cemaatle namaz kılmak sünnettir. Bu namaza istiska namazı denir. İmam cemaate iki rekat namaz kıldırır ve bu namazda kıraatı açıktan yapar. Namazdan sonra, imam ve cemaat birlikte duâ edip, tövbe eder ve Allâh'tan yağmur isterler.

    Peygamber Efendimizin bize nakledilen yağmur duası şudur:

    "Allahümme, eskına ğaysen muğîsen henîen merîen ğadekan mücellilen seyhan ammen tabakan. Allahümme, eskine'l-ğayse ve lâ tec'alna mine’l-kanitîn. Allahümme, inne bi’l-bilâdi ve'l-ibadi ve’l-halkı mine’l-le’vâi ve'd-danki ma lâ neşkü illâ ileyke. Allahümme, enbit lene’z-zer'a edirre lene’d-dar'a ve eskına min berakâti’s-sema'i ve enbit lena min berekâti'l-arzı. Allahümme, inna nestağfiruke inneke künte ğaffaran feersil’is-semae aleyna midrara."

    Anlamı: "Bize yardım eden, içimize sinen, bol ve faydalı olup her tarafı kaplayan ve her tarafı sulayan genel bir yağmur ihsan et.

    Allah'ım! Bizi yağmurla sula, bizi ümitlerini kesmiş kimselerden etme. Allah'ım! İllerde, kullarda ve yaratıklarda öyle bir güçlük ve darlık var ki, senden başkasına arz edemeyiz. Allah'ım! Bizim için ekinler bitir, hayvan memelerini sütle doldur, bizi göğün bereketlerinden sula ve yeryüzünün bereketlerinden bize ürün bitir. Allah'ım! Biz senden mağfiret dileriz. Şübhe yokki sen, çok bağışlayansın. Artık bize gökten bol bol yağmur yağdır."
     
  2. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Bundan sonraki kısım Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Bahattin AKBAŞ tarafından hazırlanmıştır.Yağmur insanın ve tabiatın hayatiyeti için büyük önem taşıyan ilahi bir nimettir. Yağmur kültürümüzde bu hayati öneminden dolayı rahmet olarak anılagelmiştir. Onun yokluğu arzu edilmeyen bir şeydir. Müslümanlar yağmurlar kesildiği zaman yağmur duasına çıkarak, ihsan ve keremi bol olan Yüce Yaratandan yağmur niyazında bulunurlar. Bazı İslam bilginlerine göre istiskadan maksat yalnızca bir dua ve istiğfar olup burada cemaatle namaz sünnet kılınmamıştır. İsterlerse ayrı ayrı namaz kılabilirler. Ancak toplu olarak kılarlarsa bu da caizdir. Diğer bazı İslam bilginlerine göre ise, Cuma namazı gibi cehren/açık olarak kıraatle iki rekât namaz kılınması mendupdur. Klınan namazdan sonra bayram namazlarında olduğu gibi hutbe irad edilir.
    Bir bölgede kuraklık olması halinde, o bölge sakinlerinin topluca açık bir alana çıkıp tövbe-istiğfardan sonra, Allâh’tan bolluk ve berekete vesile olacak yağmur göndermesini istemeleri, bunun için dua etmeleri sünnettir. Bu duaya yağmur isteme anlamına gelen “istiskâ duası” denir. Üç gün ardarda yağmur duasına çıkılması müstehaptır. Peygamberimiz (a.s.) bizzat kendisi yağmur duası etmiş, ayrıca kuraklıktan sıkıntıya düşüldüğünde yağmur duasında bulunulmasını tavsiye etmiştir. (Buhârî, İstiskâ, 6; Müslim, İstiskâ, 2, 8; Ebû Dâvûd, Salât, 260)Duaya çıkmadan önce dargınlar barıştırılır, yetimler ve yoksullar gözetilir, bolca sadaka dağıtılır. Çocuklar ve hayvanlar birlikte duaya çıkarılır. Zayıflara, çocuklara, ihtiyarlara dua ettirilir. Böylece Allâh’ın rahmetinin tecelli etmesi arzulanır. Önce tövbe istiğfarda bulunulur, haksız yere alınmış şeyler varsa sahiplerine iade edilir, Müslümanlar için mağfiret dilenir. Hüzünlü, tevazulu, huşulu bir şekilde Yüce Allah’ın rahmet ve yardımı niyaz edilir. Peygamber Efendimizden nakledilen yağmur duası şöyledir:

    [​IMG]

    Okunuşu: Elhamdülillahi rabbil ‘âlemîn
    Errahmânir-rahîm
    Mâliki yevmiddîn,
    Lâ ilâhe illallâhu yef’alü mâ yurîd.
    Allâhümme entellâhu lâ ilâhe illâ entel-ğaniyyü ve nahnul- fukarâu, enzil ‘aleynel-ğayse vec'al mâ enzelte lenâ kuvveten ve belâğan ilâ hîne.
    Allâhümme! Eskınâ ğaysen merîen merî’an tabakan ‘âcilen ğayra râisin nâfi’an ğayre dârrin
    Allâhümmes-kınâ ğaysen mugîsen merîen tabakan ğadekan ‘âcilen ğayra râisin
    Allâhümmeskınâ ğaysen muğisen mürîen nâfian ğayra dârrin, ‘âcilen ğayra âcilin
    Allahümmeskına, Allahümmeskına, Allahümmeskına.
    Allahümme eğısnâ, Allahümme eğısnâ, Allahümme eğısnâ
    Allahümme ‘alel âkâmi vez-zırâbi ve bu-tûnil evdiyeti ve menâbiti’ş-şeceri.
    Allahümme eskı ‘ıbâdeke ve be-hâimeke venşur rahmeteke ve ahyi beledekel-meyyite.

    Anlamı: "Hamd rahman, rahim din/hesap gününün maliki olan âlemlerin Rabbine aittir. Allah'tan başka ilâh yoktur. O dilediğini yapar.
    Allah’ım! Sen Allah’sın Senden başka ilah yoktur.. Sen zenginsin, biz fakiriz. Bize bol yağmur indir. İndirdiğin yağmuru bize kuvvet ve güç eyle ve yağmuru (muhtaç olduğumuz) zamanna kadar indir.”(Ebû Davut, İstiska, 2; İbn Mâce, İkame, 154;Ahmed, VI, 166 Buhârî, Tefsir Sure, 2,15)
    “Allahım! Bize yardım eden, içimize sinen, bol, faydalı, her tarafı kaplayan, her tarafa akıp giden, her tarafı sulayan umumi bir yağmur ihsan buyur.” (İbn Mace, İkamet’i-Salah, 154)
    “Allahım! Bize bol, faydalı, her yeri kaplayan, uygun zamanlı yağmur ver.” (İbn Mace, İkameti’-Salah, 154)
    Allah’ım, bize imdadımıza koşan, afiyet veren, hızlı, zararlı olmayan, yararlı, gecikmeyen acil yağmur gönder. (Ebû Davut, Salât, 260)
    “Allah’ım bize yağmur ver. Allah’ım bize yağmur ver, Allah’ım bize yağmur ver.”(Buhârî, İstiska, 7; Cuma, 6)
    “Allah’ım bize yağmur ihsan et, Allahım bize yağmur ver, Allahım bize yağmur ver. Allahım yüksek tepelere, küçük tepelere, vadilere, ağaçlık tepelere yağdır.” (Buhârî, İstiska, 6, 9)
    “Allah’ım kullarını, hayvanlarını yağmur suyuyla sula, rahmetini saç ve dağıt, ölmüş olan topraklarımıza hayat ver.” (Ebû Davud, İstiska, 3)
    Bu duanın ardından Türkçe olarak şöyle dua edilebilir:
    Ya Rab! Bize yardım eden, içimize sinen, bol faydalı, her tarafı kaplayan, her tarafa akıp giden, her tarafı sulayan umumi bir yağmur ihsan buyur. Ey Yüce Rabbimiz! Bizleri yağmurla nimetlendir. Bizleri ümidini kesenlerden eyleme.
    Ya Rab! Bizim için ekinlerimiz yetişsin, sağmal hayvanlarımız süt versin, göğün bereketleri ve yeryüzünün bereketleri ile bizleri sevindir, nimetlendir.
    Ey yüce Rabbimiz! Biz senden mağfiret, bağışlanma dileriz. Şüphesiz sen çok mağfiret edensin. Bize semadan bol ve hayırlı yağmurlar yağdır.
    Yağmur yağarken;

    [​IMG]

    Allâhümme sayyiben nâfian (Ya Rab! Bunu hakkımızda faideli bir yağmur eyle” denilir.) (Buhârî, İstiska, 23) şiklinde dua edilir.
    Yağmur çok yağdığında ise Hz. Peygamber şöyle dua etmiştir:

    [​IMG]

    Okunuşu: Allahümme! havâleynâ velâ ‘aleynâ
    Allahümme! ‘Alel-âkâmi vez-zırâbi ve butûnil-evdiyeti ve menâbiti’ş-şeceri

    Anlamı: Allahım! Üzerimize değil, çevremize; Allahım, dağlara, tepelere, vadilerin içlerine ve ağaç biten yerlere. (Buharî, İstiska, 6; Müslim, İstiska, 2)
     

Sayfayı Paylaş