1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yalan Söylendigini Nasil Anlarsiniz ?

Konusu 'Beden Dili' forumundadır ve wien06 tarafından 23 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    ABD li hipnoterapist David J. Lieberman, Size Kimse Yalan Söyleyemez adlı kitabında, kandırılanlar için Yalan dedektörü olmanın ipuçlarını veriyor. Klinik psikoloji alanında dünyaca tanınan ve kısa süreli terapide devrim niteliği taşıyan Nöro Dinamik Analiz in kurucusu Lieberman ın ilginç bilgiler içeren kitabı, piyasaya çıktı.

    Kitabında insanoğlunun günümüzde kandırmaca dolu bir dünyada yaşadığına dikkati çeken Lieberman, Birilerinin bize yalan söylemesine engel olamayız ama bizi inandırmalarına engel olabiliriz görüşüne yer veriyor.


    Kitabın her bölümünde yalanın farklı bir yüzünün ortaya konulduğunu belirten Lieberman, kitaptaki yeni teknikler sayesinde herkesin kendilerine yalan söylenip söylenmediğini anlayabileceğini kaydediyor.


    YALAN SÖYLÜYORSA...


    Lieberman ın araştırmalarına göre, birinin yalan söyleyip söylemediğini aşağıdaki ipuçlarıyla anlayabilirsiniz:


    - Yalan söyleyen kişi göz temasından kaçınır, göz göze gelmemek için elinden geleni yapar.


    - Yalan söyleyen ya da bir gerçeği saklayan kişi, ellerini ve kollarını daha az kullanır.


    - Kendisine soru sorulduğunda elleri sımsıkı kapanıyorsa ya da avuçları aşağı dönükse bu yalanın ya da kandırmanın sinyalidir.


    - Ellerini yüzüne ya da boynuna doğru götürüyor olabilir ama bedeniyle teması sadece bu kısımlarla sınırlı kalır.


    - Verdiği cevap nedeniyle içinin rahat olduğunu göstermeye çalışan kişi belli belirsiz kaçamak bir şekilde omzunu silker.


    - Kişinin el kol hareketleri ile söylediği sözler arasında zamanlama hatası vardır. Baş hareketleri mekaniktir.


    - Şaşırmış, korkmuş ya da mutluymuş rolü yapıyorsa, yüzünde beliren ifade, ağız bölgesiyle sınırlı kalacaktır.


    - Yalan söyleyen kişi ayakta dururken ya da otururken konuşma sırasında sırtını dik tutmaz.


    - Kendisini itham eden insandan uzaklaşmak isteğiyle muhtemelen bakışlarını kapıya doğru çevirir.


    - Konuştuğu insanla ya çok az fiziksel temas kurar ya da hiç kurmaz.


    - İşaret parmağını ikna etmek istediği kişiye yöneltmez.


    - Kendisini itham eden kişiyle arasına bir takım nesneler koyar.


    - Bilinçaltından sızan gerçek duygular, düşünceler ve niyetler dil sürçmesi şeklinde ortaya çıkar.


    - Karşısındaki kişi anlattığı hikayeye inanana kadar fazladan bilgi vermeye devam eder.


    - Sorulara asla doğrudan cevap vermez, dolaylı olarak ima eder.


    - Yalan söyleyen kişi, ben, biz ve bizim gibi zamirleri ya çok az kullanır ya da hiç kullanmaz.


    - Kullandığı kelimeler açık ve net olmayabilir.


    - Sorulan soruya oranla aşırı bir tepki gösterir.


    - Yalan söyleyen kişi, bütün sorularınıza cevap verebilir ama kendisi size soru sormaz


    - David J. Liberman ın araştırmasına göre, yalan söyleyen kişi, konu değiştirildiğinde rahatlar ve gerginliği azalır. Yalancıları tanımanın diğer yolları da şöyle:


    - Haksız yere suçlandığına sinirlenmez.


    - Gerçeği söylemek gerekirse , Dürüst olmak gerekirse ve Neden yalan söyleyeyim ki gibi cümleler kullanır.


    - Soruyu önceden düşünmüş ve cevabı hazırlamıştır.


    - Sorunuzu tekrar etmenizi ister ya da soruya soruyla karşılık verir.


    - Konuşmasına, Yanlış anlamanı istemem ama gibi bir cümleyle başlar.


    - İlginizi dağıtmak için şaka yapar ya da dalga geçer.


    - Daha ayrıntılı açıklama gerektiren konuları sıradan bir şeymiş gibi aktarır.


    - Hikayesi o kadar inanılmazdır ki, sırf bu yüzden inanırsınız.
     

Sayfayı Paylaş