1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yalnızlığı Anlat Bana

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 7 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.430
    Beğenileri:
    7.357
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.819 ÇTL
    Uyandığın anla, yataktan kalktığın an kadardır. Büyüktür ve kocamandır. “Hep sıcak kalsam”dır kışları. Ürpermektir. Bir ucundan çeksen İstanbul’a kadar gider. Kimseye söylenmeyecek kadardır ama hep görünür. Saklanmaz, saklanamazdır.

    “Keşke”dir. Dişçi koltuğunda yalnız oturmaktır. Kendi elini sıkmaktır. Acıdır ve şaraptır ama asla gözyaşı değildir. Bazen kalabalıktır. Yemeği tek kişilik yapmaktır. Uçak korkusudur ama ölüm değildir. Direnmektir sonra, kırmızıda beklemektir. Otobüse arkadan binmek, önden inmektir.

    Tek kişilik yataktır yalnızlık.

    10 dakika arada yerinde oturmaktır. “Sadece gidiş”tir. Trende vagonları gezmektir. Başını soğuk cama yaslamaktır. Çobanlara el sallamaktır. Okul birincisi olmaktır. Okul sonuncusu olmaktır.

    Kıştır, kışındır. Kartopu oynamayı istemektir cam kenarından çocukları izlerken. Kardan adam için istenen havucu veren amcadır kapı arkasından. Beyaz saçtır, gelecektir.

    Siyah beyaz bir fotoğraftır yalnızlık, içinde güneş geçmeyen. Yalnızlık, beyazdır. Yanlış numaradır. Çöpü almaya gelen kapıcıya verecek bir torbası olmayan adamdır yalnızlık. Yalnızlık, çöpten kardan adamdır “burnu havuç, gözleri kömür.”

    Uzun bir yolculuktur kimsenin görmediği. Gidemediğin her ülkedir yalnızlık. Bir yaz günü hırka kullanmaktır. Koluna bir âmâyı takıp karşıdan karşıya geçirmektir. Onun göremediklerini gördüğüne üzülmektir. Bir havuz başında üzerine su sıçramayan beyaz bir havludur yalnızlık. Panayırda okunan kitaptır, ağaç gölgelerinde. Herkesle konuşup, kimseyle sohbet etmemektir. Erken gelmektir. Terk etmektir. Boşalmaktır yalnızlık, televizyonun karşısında.

    Yalnızlık, burnun değil beynin duyduğu kokudur.
     
  2. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    çok güzel anlatmış yalnızlığı :( ellerine sağlık
     
  3. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Yalnızlık çoğul özlemler biriktirme sürecidir
    Yalnızlık, umudu karanlık bir köşede unutma sürecidir
    Yalnızlık, diğer insanların varlığını aklının kıyısına vuran dalgalarla hissetme sürecidir
    Yalnızlık, kendi sesinden başka sese hasret odada dört duvarın hareket edip üstüne üstüne gelme sürecidir
    Yalnızlık, Kemalettin Kamu'nun:
    Varsın bir su verenim olmasın
    Biri "su yok" desin de
    dizeleriyle ucu sivri bir yokoluşun ruhunun kalbine acıta acıta batma sürecidir
    Yalnızlık, alışamadığın, açıklayamadığın, paylaşamadığın duygularına minare kılıfı arama sürecidir
    Yalnızlık, başka insanlardan çok kendinden koşarcasına belki de hatırlamak istemediğin bir anıdan kaçma sürecidir
    Yalnızlık, yalnızlıktan kurtulabilme planlarını yapabildiğin en iyi süreçtir..
    Yalnızlık bir SÜREçTİR ve yaşamayan zıtlıkların birliği yasası gereği çOĞUL olmanın tadını almakta gecikir...
     
  4. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Yalnızlık dediğin kum tanesi gibi
    Darmadağın bir orda bir burda
    Yalnızlık dediğin erguvan çiçeği
    Ölümüne sevdalı
    Yalnızlık dediğin iki ıslak göz arası
    Nemli nemli hep
    Yalnızlık dediğin elekten geçmiş yürek
    Hep yalnız, ıslak,darmadağın,nemli …

     
  5. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    yalnızlığın kadarsın
    yalnızlığın mis kokmalı
    yalnızlık dediğin büyük bir zindan
    dünyanın en kalabalık zindanı
    dinden imandan çıkarır
    ama öyle bir adam eder ki insanı
     
  6. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.430
    Beğenileri:
    7.357
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.819 ÇTL
    Teşekkürler. Güzel dizeler.
     
  7. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Bilirmisin yalnızlık ne demek?

    Bilir misin gökyüzündeki yıldızlardan medet ummayı?

    Uzattın mı elini bir yıldız boyunca, belki, tutarım diye farkında
    olmadan?

    Uykusuz kalmayı bilir misin sabaha kadar?

    Hiç küstün mü hayata?

    Aslında kendinsindir küstüğün küçüğüm?

    Kapatıp gözünü hayaller kurduğun oldu mu geleceğe dair?

    Bazen küçük bir masumiyet belirir tebessümünde, bazen gözünde hırçın
    bakışlar.

    Kızdın mı kaderine günlerce?

    Kendini tanıyamadığın oldu mu hiç?

    Bazen cesaret edemeyen konuşmaya ve bazen de hiç susmayan sen.

    Sevdin mi birini?

    Her yağmur yağışında saatlerce bekledin mi sevdiğini pencerenin önünde?

    Bir yudum sevgi dilendiğin oldu mu sert bakışlardan?

    Yaslanacak bir omuz aramadın mı?

    Birden güldüğün oldu mu sebepsiz?

    Her şiirde kendinden bir şeyler bulmadın mı hiç?

    Rüyalarda yaşadığın oldu mu hayatını,

    istemediğin oldu mu uyanmayı?

    Baktiğin ama göremediğin oldu mu etrafı?

    Ufak bir sorunu büyütüp ölmeyi de mi istemedin hiç?

    Sebebini bilmediğin bir ağırlık çökmedi mi üstüne?

    Büyüdüğünü farkedip zamana düşman oldun mu?

    Hecelerin az geldiği, kelimelerin yetmediği oldu mu duygularını
    anlatmaya?

    Ağladiğin oldu mu sebepsizce sabaha kadar?

    Belki, sen, ağlamayı bilmiyorsundur, sevmeyi bilmediğin gibi.

    İki damla yaş değildir ağlamak...

    Önce hüzünlenmek, sonra düşünmek, hayal etmek..

    Anıları yaşamak, büyük bir özlem içinde o küçük oyuncak bebeğe sarılmak.

    İşte budur ağlamak ve yeniden yaşamak!!!!
     
  8. Defne

    Defne Aktif

    Katılım:
    8 Haziran 2006
    Mesajlar:
    423
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    18 ÇTL
    teşekkürler arkadaşlar.böyle çalışın işte.
     
  9. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Yanar
    Sobasında
    Yalnız'ın
    Üşüyen
    Bakışları.

    Lambasında
    Karanlığa dönük
    Bir ışık
    Titrer
    Sönük-sönük.

    Penceresi
    Dışına kapanmıştır,
    Kapısı
    İçine örtük.

    Özdemir Asaf
     
  10. iLk_NuR

    iLk_NuR Üstat

    Katılım:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.332
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    meLekLerin arasından:)
    Banka:
    93 ÇTL
    yaLnızLıK war olduğun kalablaığn ortasnda içinde kopan fırtalardn kmsenin hbri olmadn gözlernden akan yaşların nie aktını bilmedn mutsuz olmak için sebebin olmadığı halde gülemediğin okdr insanın içnde snei anlayan bikişinin bile olmamasına isyan etmektir İSYANIM WARRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR
     

Sayfayı Paylaş