1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yalnızlık bir düş müdür insan için?

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve Misafir Üye tarafından 22 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. Misafir Üye

    Misafir Üye Usta

    Katılım:
    9 Ekim 2006
    Mesajlar:
    608
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    30 ÇTL
    yalnızlık..düş..
    düşler..yalnızlık..
    düşlerimde yalnızım.kendi düşlerim olduğu için.kendim düşümü yazdığım için.
    ama yalnızlık düş değil.olamazda.
    asıl gerçek olan o.belki de düşlerimizde tek gerçeklik payı olan o..yalnızlık.

    herkesin dikkatini bu yazıya çekmek isterim..

    "kelimeler - kavramlar üzerine ...
    bir düşünceler sıralaması,
    doğrunun ve gerçeğin araştırma yöntemleri üzerine konuşurken
    kavramların ne kadar önemli olduğunun türkçe'si...

    bir üniversite profesörü öğrencilerine su soruyu sorar;
    -'var olan her şeyi tanrı mi yarattı?'
    cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.
    -'evet her şeyi tanrı yarattı!'
    profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine 'evet efendim ' diye yanıtlar.
    profesör devam eder;
    -'eğer her şeyi yaratan tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytanı da tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız 'kesinleştirme' prensibine göre de tanrı şeytandır.öğrenci böyle bir önerme karsısında şaşırır ve yerine oturur.
    profesör ise öğrencilerine bir kez daha tanrı'nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
    bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve
    -bir soru sorabilir miyim profesör? der.
    profesör de sorabileceğini söyler.
    öğrenci ayağa kalkar ve
    -'soğuk var midir? diye sorar.
    profesör;
    -'nasıl bir soru bu böyle,tabiki vardır ' diye yanıtlar.
    -'sen hiç soğuktan üşümedin mi?'
    öğrenci
    -'aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur.yasamda/realitede
    biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz.herkes veya nesneler o
    enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. örneğin,absolute 0 (-460 derece f) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir).tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir.
    soğuk yoktur,o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif
    etmek için yarattığımız bir kelimedir' der ve devam eder,
    - profesör, karanlık var mıdır?
    profesör ;
    -'tabi ki vardır'.
    öğrenci yanıtlar,
    -'korkarım gene yanılıyorsunuz efendim.çünkü,karanlık da yoktur.yasamda/realitede karanlık ışığın yokluğudur.biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız.gerçekte,biz newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz.ama karanlığı ölçemeyiz.bir basit ışık isini karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar.
    siz belli bir mekanın/uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz?
    ışığın miktarını ölçersiniz! bu doğrudur değil mi?
    karanlık insanlık tarafından , ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir. son olarak öğrenci profesöre gene sorar;
    -'efendim şeytan var mıdır? bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;
    -'tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün ,her yerde onu görürüz. şeytan/kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği
    insaniyetsizliğinin bir örneğidir.o , dünyadaki islenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır.bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir.' der..
    öğrenci devam eder;
    -'şeytan yoktur efendim.
    yani o kendi başına yoktur. şeytan basit olarak tanrının yokluğudur.
    o aynen karanlık ve soğuk ta olduğu gibi insanin tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir.
    tanrı şeytanı yaratmadı. şeytan/kötülük insanin tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur.
    o aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk yada ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.

    profesör yerine oturur.
    genç öğrencinin adi albert eınsteın'dir.



    aslında dikkatinizi çekmek istediğim nokta şudur.
    yalnızlıkta karanlık gibi.
    ışık olmadığında karanlıktır.
    kimse olmadığında da..yalnızsındır.

    ama tabi kimileri profesör gibide düşünebilir:)
     

Sayfayı Paylaş