1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yanlis Numara

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Hazangülü tarafından 23 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Numarayı çevirirken, nasıl oldu bilmiyorum
    ama çevirdiğim numaranın yanlış olduğunu
    bilmeme karşın telefonu kapatmadan hattın
    öteki ucundan yanıt verilmesini bekledim.
    Yaşlı bir adam aksi bir ses tonuyla yanıt verdi.
    "Yanlış numara!" dedi ve telefonu yüzüme kapattı.
    Canım sıkkın, aynı numarayı bir daha çevirdim.
    Aynı ses "Size yanlış dedim!" dedi ve yine telefonu
    yüzüme kapattı. Yanlış bir numara çevirdiğimi nereden
    biliyordu? Bir polis çevresinde olan bitene karşı
    her zaman ilgili olmak konusunda eğitim görür.
    Hiç düşünmeden aynı numarayı üçüncü kez çevirdim.
    "Yeter artık" dedi adam. "Yine sen misin?"
    "Evet" dedim. "Daha ağzımı bile açmadan yanlış
    numarayı çevirdiğimi nereden biliyorsunuz?"

    "Bunu da sen bul!" diyerek telefonu tekrar yüzüme
    kapattı. Oturduğum yerde ahize elimde kalakaldım.
    Sonra büyük bir kararlılıkla adamı bir daha aradım.

    "Buldun mu?" dedi.
    "Aklıma bir tek şey geliyor... Sizi kimse aramaz."
    "Tamam buldun!" dedi ve telefonu dördüncü kez yüzüme
    kapattı. Sinirlerim gevşediği için, gülerek aradım
    adamı bu kez.

    "Şimdi ne istiyorsun?" diye sordu.
    "Yalnızca... Bir 'Merhaba' demek istedim."
    "Merhaba mı?" diye sordu adam şaşkınlığını
    gizleyemeden. "Neden?"

    "Ne bileyim. Sizi kimse aramıyorsa, bari ben arayayım
    dedim." "Peki. Merhaba. Kimsiniz?"

    Sonunda başarmıştım. Meraklanma sırası ondaydı.
    Kendimi tanıttıktan sonra, ona kim olduğunu sordum.

    Adını söyledikten sonra, "Seksensekiz yaşımdayım ve
    son yirmi yıldır bir günde telefonla bu kadar
    yanlışlıkla olsa da!" dedi ve gülmeye başladık.

    Yaklaşık on dakika sohbet ettik. Ne ailesi ne de bir
    arkadaşı vardı.Yakınlarının tümü ölmüştü. Asansör
    görevlisi olarak çalıştığı günlere ilişkin anılarından
    söz ederken sesi çok içten geliyordu. Kendisini tekrar
    arama konusunda izin istedim.

    "Neden böyle bir şey yapmak istiyorsun?" diye sorarken
    şaşkınlığını saklayamıyordu.
    "Ne bileyim. Telefon arkadaşı olabiliriz, hani şu mektup
    arkadaşları gibi."

    Tereddüt etti. "Yeni bir arkadaşım olmasının bence bir
    sakıncası yok"dedi. Sesi oldukça duyarlıydı bu kez.

    Ertesi gün ve sonraki günlerde onu yeniden aradım. Sohbeti
    tatlıydı. Bana Birinci ve İkinci Dünya Savaşı anılarından,
    öteki tarihi olaylardan söz etti.

    Ona evimin ve ofisimin telefon numaralarını verdim.
    O da beniarayabilecekti. Aradı da... Hemen hemen hergün.
    Yalnız ve yaşlı bir adama iyilik yapmak değildi amacım
    yalnızca. Onunla konuşmak benim için önemliydi, çünkü
    benim yaşamımda da büyük bir boşluk vardı. Yetimhanelerde,
    bakıcı ailelerin yanında büyümüştüm, hiç babam olmamıştı.
    Zamanla onu baba gibi görmeye başladım. Ona işimden,
    üniversitedeki derslerimden söz ediyordum. Yaşamımda
    psikolojik danışmanım rolünü üstlenmişti. Üstlerimden
    biriyle aramdaki anlaşmazlıktan söz ederken, yeni
    arkadaşıma "Onunla aramdaki bu sorunu bir an önce
    çözmem gerekiyor" dedim.

    "Acelen ne?" diye uyardı beni. "Bırak aranızdaki olaylar
    biraz yatışsın.Benim yaşıma geldiğinde, zamanın pek çok
    şeyin ilacı olduğunu anlıyorsun. İşler kötüye giderse,
    o zaman konuş onunla." Uzun bir sessizlikten sonra,
    "Biliyorsun..." dedi sakin bir sesle. "Seninle kendi
    oğlumla konuşuyormuşum gibi konuşuyorum.Her zaman bir
    ailem ve çocuklarım olmasını istedim. Bu duygunun ne
    olduğunu anlayamayacak denli gençsin."

    Hayır değildim. Ben de hep bir ailem ve bir babam olsun
    istemiştim. Fakat ona hiçbir şey söylemedim. Çok uzun
    zamandır yüreğimde taşıdığım acıyı daha fazla taşıyamamaktan
    korktum. Bir akşam seksendokuzuncu doğum gününün yaklaşmakta
    olduğunu söyledi.

    Kendi ellerimle hemen çok büyük bir doğum günü kartı
    hazırladım. Kartın üzerinde birdoğum günü pastası ve
    seksendokuz tane mum vardı. Tüm iş arkadaşlarımdan kartı
    imzalamalarını istedim. Yaklaşık yüz imza oldu kartta.
    Bundan çok hoşlanacağından emindim. Dört aydır
    telefonda sohbet ediyorduk, artık yüz yüze gelmemizin
    zamanı gelmişti. Doğum günü kartını kendi elimle götürmeye
    karar verdim. Kendisini ziyarete gideceğimi söylemedim.
    Sürpriz yapmak istiyordum. Telefon rehberinden adresini
    buldum ve oturduğu apartmana gidip, arabamı sokağının başına
    park ettim. Apartmana girdiğimde postacı elindeki mektupları
    ayırıyordu. Adının yazılı olduğu postakutusunu denetlerken
    postacı doğru yerde olduğumu işaret etti başıyla.Yüreğim
    heyecanla çarpıyordu. Acaba telefonda kurulan aramızdaki
    kimyasal yaklaşım, yüz yüze de kurulacak mıydı? İçimden
    bir kuşku duygusu gelip geçti. Belki de babamın beni
    reddettiği gibi o da reddecekti. Kapısını çaldım. Yanıt
    gelmeyince daha hızlı çaldım. Postacı başını
    kaldırıp bana baktı. "Kimse yok" dedi.

    "Evet" dedim. Kendimi biraz tuhaf duyumsuyordum.
    "Telefonu yanıtlaması ne denli uzun sürüyorsa,
    kapıyı açması da...""Akrabası mısınız?" diye sordu postacı.
    "Hayır, arkadaşıyım yalnızca."
    "Çok üzgünüm" dedi üzgün bir sesle. "Bay Meth önceki gün öldü."
    "Öldü mü?" dedim.
    Şaşkınlık içindeydim, inanamıyordum bir türlü duyduklarıma.
    Sonra kendimi toparladım, postacıya teşekkür ettim ve
    dışarıya çıktım.

    Arabaya doğru yürürken gözlerim yaşlarla doluydu.
    Yaşamlarımızdaki güzelliklerin ayırdına varmak kimi
    zaman ani ve beklenmedik bir olayla olanaklıdır.
    Şimdi yaşamımda ilk kez, birbirimize ne denli yakın
    olduğumuzu anladım. Herşey ne denli de kolay olmuştu;
    bir dahaki sefere kendime yakın bir arkadaşı çok daha
    kolay bulacaktım. Yavaş yavaş bir sıcaklık kapladı
    bedenimi. Birden sanki onun ters sesini duydum.
    "Yanlış numara!" Sonra kendisini neden bir daha aramak
    istediğimisorması geldi aklıma. Yüksek sesle "Çünkü sen
    benim için önemlisin" dedim.
    "Çünkü ben senin arkadaşınım."

    Açılmamış doğum günü kartını arabamın arka koltuğuna
    koydum ve direksiyona geçtim. Arabamı çalıştırmadan
    arkama döndüm bu kez fısıldadım:

    "Ben yanlış numara çevirmedim. Sen benim arkadaşımdın."*

    Jennings Michael Burch
     
  2. çılgınım_www

    çılgınım_www Üstat

    Katılım:
    10 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.581
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    1.230
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    NLP TRAĮNER / Grafiker
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    5 ÇTL
    Yaşamlarımızdaki güzelliklerin ayırdına varmak kimi
    zaman ani ve beklenmedik bir olayla olanaklıdır.
    Şimdi yaşamımda ilk kez, birbirimize ne denli yakın
    olduğumuzu anladım. Herşey ne denli de kolay olmuştu


    hayata dair çok şey var bu kısa ve öz yazıda ...
    teşekrler yesim bizimle paylaştıgın için..
     

Sayfayı Paylaş