1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yapıştırıcının İcadı

Konusu 'İcatlar ve Keşifler' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 8 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.427
    Beğenileri:
    7.354
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.771 ÇTL
    Yapıştırıcı maddelerle ilgili ilk yazılı kayıtlarsa MÖ 2000'li yıllara ait, hayvansal yapıştırıcıların hazırlanışıyla ilgili olan yazılı kayıtlardı. Roma dönemine ait, MÖ 1500-1000 yıllarına tarihlenen kimi kayıtlardaysa, yapıştırıcı maddenin hazırlanışından çok, yapıştırma yöntemleri üzerinde durulurken, aynı döneme bazı duvar resimlerinde de ağaç yapıştırmaya yönelik tekniklerin uygulanışı ayrıntılı bir biçimde resmediliyor.

    Araştırmaların ortaya koyduğu bir başka gerçek de benzer tekniklerin ve hayvansal yapıştırıcıların, aynı dönemde eski Mısır'da özellikle kral tabutlarının hazırlanışı sırasında kullanılıyor olduğu. MS 500'lü yıllarda, ahşap işleme sanatının ve ağaç kakmacılığının iyi örneklerinin veren Roma ve Yunanlılarda yapıştırıcıların ve yapıştırma tekniklerinin ilerlediğini görüyoruz. Dönemin ustaları, o güne değin bilinen yapıştırıcıların yanı sıra balık yağından yumurta akına; kan, kemik ya da deriden süt, peynir ya da çeşitli tahıllara hatta çeşitli sebzelere kadar pek çok bitkisel ve hayvansal maddeyi kullanarak yapıştırıcı elde etmişlerdi. Hatta ilk kez katran ve balmumu kullanarak gemilerde sızdırmazlığı (su yalıtımını) sağlayanlar da Romalılardı.

    Yapılarda ahşap malzemenin ağırlıklı olarak kullanılmaya başlandığı 16. yüzyıla kadar bu alanda önemli bir gelişmeye rastlamıyoruz. Bu dönemde yaşamış ünlü bir keman yapımcısı (ustası) olan İtalyan Antonio Stradivari'nin kemanlarını yaparken kullandığı ve formülünü gizli tutuğu yapıştırıcısının gizemiyse bugün bile çözülebilmiş değil. 18 yüzyıla gelindiğinde, yapıştırıcıların önemli bir endüstriyel ürün haline geldiğini görüyoruz. Hammadde olarak hayvan derisini kullanan ilk yapıştırıcı fabrikası da yüzyılın başlarında, Hollanda da açılmış.

    Bu alandaki ilk patentse 1750'li yıllarda İngiltere'de balık tutkalı üreten bir firmaya verilmiş. Bunu bitkisel kauçuktan kemiğe, nişastadan süte kadar farklı hammaddelerden elde edilen yapıştırıcılar için alınan patentler izlemiş. 1900'lere gelindiğinde özellikle sanayileşmiş ülkelerde açılan pek çok fabrika üretime geçmiş.Endüstri Devrimiyle birlikte, teknolojideki hızlı gelişmenin etkisiyle, daha önceleri eldeki güç olan ya da olanaklı olmayan maddelerin, kolay ve ucuz üretimi söz konusu oldu. Bu da pek çok yeni türde yapıştırıcının ortaya çıkmasını sağladı. İlk plastik polimerler de bu dönemde üretildi. Bu aslında bir bakıma plastik çağının da başlangıcıydı ve bu ilk plastik tabanlı yapıştırıcılar termoplastik denen, ısıdan etkilenen plastiklerden üretiliyordu. Günümüzdeyse hemen her tür katı maddeyi birbirine yapıştırabilecek özellikte bir yapıştırıcı bulmamız olası. Çünkü bu alandaki araştırma ve geliştirme çalışmalarına ayrılan kaynak inanılamayacak kadar büyük.

    * * *

    Yapıştırıcıların farklı çeşitlerini günlük yaşantımızda sık sık kullanıyoruz. Kırılan eşyalarımızı tamir ediyoruz, unutmak istemediğimiz şeyleri yapışkan not kağıtlarına yazıyoruz, kolaj yapıyoruz... Peki bu kadar sık kullandığımız yapıştırıcılarla ilgili ilginç bilgiler öğrenmek ister misiniz ?

    Yapıştırıcılar, binlerce yıldır insanların günlük yaşantısının ayrılmaz bir parçası.Eskiden hayvan kemiklerinden, yumurta akından, sütten ya da sakız ağacı gibi bitkilerden ve başka bazı doğal malzemelerden elde edilen yapıştırıcılar günümüzde daha çok yapay olarak üretiliyor. Kullanım amaçlarına göre birbirinden farklı pek çok yapıştırıcı çeşidi var. Örneğin, bazıları tahta, bazıları porselen, bazıları kağıt, bazıları da plastik yapıştırmada kullanılıyor.

    Bir yapıştırıcının, yapıştırılmak istenen şeyleri birbirine tutturabilmesinde birçok kuvvet rol oynar. Bu kuvvetlerden biri yapıştırıcı parçacıklarını ve bunların üzerinde bulunduğu yüzeyi bir arada tutmaya yarar. Diğeriyse yapıştırıcı parçacıklarını bir arada tutmaya. Ayrıca yapıştırıcılar yüzeylerdeki çatlaklara, kırıklara ve deliklere girebilir. Bu da yapıştırıcı parçacıklarının yüzeye iyice tutunmasını sağlar.

    Bazı yapıştırıcılar, yapıştırıcılık özelliğini ancak ısıtıldığında kazanır. Isıtma işi elektrikli tutkal tabancalarıyla yapılır. Tutkal tabancasının içine yapıştırıcı yerleştirilir. Yapıştırıcı ısının etkisiyle erir. Eriyen yapıştırıcı birbirine tutturularak yüzeylere sürülür. Yapıştırıcı kısa bir süre sonra soğuyup katılaştığında yapıştırma işlemi tamamlanmış olur.

    Yapışkan not kağıtlarında kullanılan yapıştırıcılar basınca duyarlıdır. Bu yapıştırıcılar, küçücük baloncuklar halindedir. Bu baloncuklar üzerlerine basınç uygulandığında patlarlar ve not kağıdının yüzeye yapışmasını sağlarlar. Bu yapıştırıcı çok güçlü olmadığından not kağıdı yapıştırıldığı yüzeyden istenirse ayrılabilir. Yapışkan bantlarda ve yara bantlarında da basınca duyarlı yapıştırıcılar kullanılır.
     

Sayfayı Paylaş