1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yaratanla İlgili Düşünceler Cömertliği Geliştiriyor

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 5 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.427
    Beğenileri:
    7.354
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.771 ÇTL
    Cömertlik bütün toplumlarda erdem sayılmıştır. Cömert insanlar; diğerlerine göre her zaman insanlarla daha iyi ilişkiler kuran, daha pozitif ve daha samimi olarak görülür. Bazı insanlarda cömertlik duygusu daha çok gelişir. Yapılan araştırmalar bunu oluşturan sebepleri ve tetikleyicileri gün yüzüne çıkarmaya başladı.

    British Columbia Üniversitesi psikoloji araştırmacılarına göre; Allah'la ilişkili düşünceler, iş birliğine dayalı davranışları ve cömertliği geliştiriyor.

    Psychological Science dergisi Eylül sayısında yayımlanan bu çalışmada araştırmacılar, Allah ve yüksek kavramları hakkında düşünmenin özellikle; diğerleriyle işbirliği ve yabancılara karşı cömertlik gibi pozitif sosyal davranışları nasıl etkilediğini inceledi.

    Dr. Azim Shariff ve Yard. Prof. Ara Norenzayan, insanları ‘Allah kavramı' ile tetikleyerek– kelime oyunları vasıtasıyla bilinçaltı düşüncelerini harekete geçirmeyle—fedakârlığın teşvik edildiğini buldu. Ayrıca araştırmacılar bu etkinin, insanların inanan ya da inanmayan diye bilinmediği davranışlarda tutarlı olduğunu söyledi.

    “Bu yıllardır sorulan bir sorunun bükülmesidir. —Allah inancı davranışlarımızı etkiler mi?” Diyen Shariff: “ Tanrı kavramı iş birliği gerektiren sosyal davranışları etkiler mi, sorusunu sorduk. Bu soruya daha önceki cevap girişimleri, spekülasyon ve kıssalar tarafından yönlendiriliyordu.”diye ekledi.

    Araştırmacılar birbiriyle bağlantılı iki çalışmayı üstlendi. Her iki çalışmada gruplar rasgele kontrol grubuna ya da deneysel gruba seçildi. Katılımcıların; maneviyat, ilahi, Tanrı, kutsal ve peygamber gibi kelimeleri kullanıp uygun cümleler oluşturmaları istendi. Kontrol gurubuna da aynı görev manevi olmayan kelimelerle verildi. Bütün katılımcılar, bu görevden sonra “dictator game” adlı bir oyun oynadı. Deneklere 10 adet bir-dolar madeni para verildi ve bir isimsiz alıcıdan neyi saklayıp neyi paylaşacaklarına karar vermeleri istendi.

    [IMGALIGN="right"]http://img1.loadtr.com/b-278882-mevlana.jpg[/IMGALIGN]Çalışmalarda, dini kesimin ortaya çıkan büyük orandaki pozitif sonuçları araştırmacıları şaşırttı. Tarafsız ya da harekete geçmemiş yüzde 22'lik gruba nazaran, dindar kesimin yüzde 68'i isimsiz yabancılara 5dolar veya fazlasını dağıttı.

    İkinci çalışmada araştırmacılar, dini kesimin dindar olmayanlarla alakalı etki seviyesini inceledi. Vatandaşlık sorumluluğu, sosyal adaletin kavramları(yurttaşlık, jüri, mahkeme, polis ve sözleşme gibi hedef kelimeler) ile ilgili konular kullandılar ve neredeyse aynı sonuçlar elde edildi.

    “Bu sonucu ummuyorduk, sadece katılımcıları birkaç anahtar kelimeyi düzene koymaları için aldık ve insanların tanımadıklarına para verme gönüllülüğündeki büyük etkiyi fark ettik.”diyen Shariff: “Bunlar, sosyal davranış araştırmalarında kuvvetli etkiye sahip ilgi uyandıran sonuçlardır çünkü din ile ahlaklı davranma arasında nedensel bir ilişki çizerler. Ve asla dinin, ahlaki davranış için gerekli olduğunu belirtmezler fakat sağlam bir katkı yapabilirler.” diyerek sözlerini tamamladı.

    Ülkemizdeki dilencilerin özellikle camilerin etrafında konuşlanmasının sebebi de bu olsa gerek. Henüz ibadet edip Allah'la irtibatlarını yakından hissedenler, yardım etme duygusunu daha bir derinden hissederek cömertliğin verdiği iç huzuru yaşıyor.

    Kaynak: Psychological Science - Çeviri: ruhdoktoru.com​
     
  2. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Fırsatçılar bunu iyi kullanıyorlar ama bunun dısında Yaradanın adını anmak bile cömertleştiriyor insanı bazen düsünüyorum Dünya nasıl olurdu paylaşımcı olabilseydik
    Bugün bir lise önünden geçerken bir pankart gördüm oyuncaklarınızı paylasın diye oyuncak alma durumu olmayan çocuklara yardım amaçlı oyuncak topluyorlar belki köylere belki yetimhanelere gidecek oyuncak oynamadan büyüyecek çocuklara çocuk olduklarını hatırlatacak bir kampanya düsündüm 4 yasındaki yeğenime annesi aksatmadan her gün en az 1 oyuncak araba alır bir çocuk diye yine biz alırız devamlı ne istese her türlü oyuncakları var ve annanesi bir günde dolabı açıp oynasa diye dert yanıyor. Haddinden fazla oyuncakları var hala bir oyuncak görse onun olsun istiyor ama hem hor kullanıyor hemde kıymet bilmeden oynamadan bir kenarda durduruyor. O çocukları düsündüm köyde bir yeşil kabaktan annesi kızına bebek yapmıstı mısır püsküllerinden saçı olan kolları çöpten kız onunla uyuyordu diğer tarafda ise yeğenimin oyuncaklar içinde hala oyuncaklara doyamaması. bu çok küçük bir örnek bu örneği büyütmek zor olmasa gerek.
    Bir tarafda bir lokma ekmeğe kalacak yere muhtaç insanlar, diğer tarafda yemekleri çöpe atan ziyan eden sofrasından kuş sütü eksik etmeyen çeşit çeşit yemekler yiyen birinde ikamet edeceği halde birden fazla eve sahip insanlar
    Dedim ya düsünmeden edemiyorum paylasımcı bir dünya nasıl olurdu?
    Herkez eşit imkanlara sahip olsa kimse sokakta kalmasa soğuktan ölen olmazdı herhalde yada açlıktan ölen
    yada kabaktan yapılan çöp elli bozulma ihtimali büyük bebeğe sarılıp uyuyan köylü kızıda olmazdı kimbilir baska neler olmazdı.
    Hepimiz elhamdurullah müslümanız ama yaradan paylasmayı emrediyor. komşu hakkını emrediyor.
     

Sayfayı Paylaş