1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

'' Yarın Mülakatım Var '' Sendromu İçin Öneriler

Konusu 'Kariyer' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 13 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    “Yarın iş mülakatım var” sendromu: Teşhis ve tedavi yöntemleri

    Yaz ayları yaklaşmaya başladığında, üniversitelerden yeni mezun olmuş ya da olacak arkadaşlarımdan duyduğum çok kilit bir cümledir “Mülakatım var, ne yapacağım?” Bu cümle içinde çaresizlik barındırır. Nedense iç sıkıntısıdır iş mülakatı, kişinin kendini kanıtlama arenasıdır. Sizi ve yeteneklerinizi hiç bilmeyen bir yabancıya, kendini doğru ifade etme çabasıdır.


    İşe alım mülakatları ile ilgili kitaplar açıldığında ya da literatür tarandığında, tanımında aslında korkulacak bir şey olmadığı görülür. Sonuçta iş başvurusu yapmış olan bir aday ile firma arasındaki tek kişilik ya da grup halinde yapılan “tanışma” görüşmesidir. Bu görüşme bünyesinde barındırdığı strese inat, genelde bir tane olmaz. İlk tanışmanın ardından -ki bu tanışma genelde İnsan Kaynakları sorumlusu ile olur- başvurulan bölümün yetkilisi de adayla tanışmak ister. Bu tanışmalar esnasında sizin varsa daha önceki deneyimleriniz, okul hayatınız, nasıl bir kişi olduğunuz ve işi başarmak için gerekli olduğu düşünülen “yetkinlikleriniz” sorgulanır. Böyle anlatıldığında gayet olağan ve “hayatın bir parçası” olan bu süreç, bu durumla birebir karşı karşıya olan kişi için, hele de daha önceden mülakat deneyimi yok ise, oldukça stres vericidir.

    İnsan Kaynakları'nda işe alım mülakatlarını yapan ve birçok iş mülakatı geçirmiş bir kişi olarak söylemeliyim ki mülakattan korkma ya da strese girme sendromunun elbette çaresi bulunur. Stresi oluşturan sebepleri düşünmek bile bazen çözüme ulaşmak için atılmış olan bir adımdır. Birçok adayla yaptığım görüşmeler sonrasında edindiğim bilgilere göre, işe alım mülakatı öncesinde kişileri strese sokan unsurları şu şekilde özetleyebilirim:

    * İş bulmanın önemi (maddi ve manevi)
    * Deneyim eksikliği (mülakat deneyimi olmaması)
    * Bilgi eksikliği (firma, sektör ya da iş ile ilgili yeterli bilginin olmaması)
    * Kişilik özellikleri (kişinin çekingen, içine kapanık, karamsar bir kişiliğe sahip olması)
    * Zamanlama (mülakatın kişinin hayatında zor bir döneme denk gelmesi)
    * Ortam (mülakatın yapıldığı fiziksel koşullar)

    Dikkatle bakıldığında bu sebeplerden bazılarının üstesinden gelmek mümkün değilmiş gibi görünür. Sonuçta, istediğimiz işi bulmanın, üstelik maddi sıkıntımız da varsa, ne kadar önemli olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Ancak mülakat sırasında bunun yaratacağı stresi başımıza neler geleceğini önceden düşünerek ve kendimizi hazırlayarak azaltabiliriz. Henüz olmamış olayları insanın zihninde canlandırarak kendine bir senaryo oluşturması pek tahmin edilemeyen ancak etkili bir hazırlanma metodudur.

    ÖNCEDEN BİLGİ TOPLAYIN

    Mülakatların çeşitleri ile ilgili önceden bilgi toplamak hazırlık aşamasında önceliğiniz olabilir. Mülakatların tipi çoğu firma yetkilisi tarafından pozisyonun gereklerine göre belirlenir. Kimi pozisyonlara birebir mülakatlarla adaylar aranırken, bazı pozisyonlar için (özellikle işin gereği olan yetkinlikler takım çalışması, liderlik, iletişim becerisi ise ya da aday sayısı çok ise) grup mülakatları tercih edilebilir. Grup mülakatlarında genelde adaylara grup halinde tartışmaları, sonunda da çözüm ve sunum hazırlamaları için bir olay analizi verilir. Bunu mülakatlar takip eder. Bu mülakatlarda herkese sırayla sorular sorulur. Bunun sonucunda çoğunlukla, adaylar birbirini dinleyip, strese kapılır ve en iyi cevabı kimin verdiğini düşünerek kendi söyleyeceklerini unutur. Bu gibi bir durumda vereceği cevapları diğerlerinin etkisinde kalmadan hazırlayabilen aday kazanır. Ancak unutmamalı ki ilk soru size de sorulabilir…

    Firma, sektör ve mülakatı yapacak kişi hakkında bilgi toplamak kişiye güven verir. Özellikle mülakatı yapacak olan kişi hakkında çevrenize, hocalarınıza, arkadaşlarınıza sorarak bilgi toplayabilirsiniz. Genelde bu bilgiye ulaşmak sanıldığı kadar zor değildir. Zor olan üşengeçlik ya da mülakat stresinin bünyenizde yaptığı bariyerden kurtulmaktır. Mülakatı yapacak olan kişi ile ilgili bilgi toplamak, onun da “insan” olduğunu size hatırlatır. Bu kişi ile ilgili hiçbir bilginiz olmasa da, onun da hayatının bir döneminde iş mülakatına girdiğini, belki birçok yerden olumsuz cevap aldığını, şu anda bulunduğu işe girene kadar süründüğünü, kabul edildiğinde ne çok sevindiğini düşünün. Ondan olumlu haberler duymak isteyen ailesi ve arkadaşları olduğunu, onun da utanabildiğini, kızabildiğini, küfredebildiğini düşünmek, üstelik bunu mülakattan önce sizi beklettikleri odada düşünmek gerçekten rahatlatıcı olur.

    MÜLAKATTA YARATICILIK RİSKLİDİR

    Mülakata hazırlık aşamasında karşılaşılan “ne giyeceğim?” konusu gerçekten birçok kitaba ya da kitap bölümüne konu olmuş derin bir mevzudur. Bu konuda söyleyeceklerim sizin zevkinizle sınırlı olduğundan şunu belirtmem yeterli olacaktır: Yaratıcılık güzel bir meziyettir. Ancak mülakatta yaratıcılık risklidir. Bu yüzden seçtiğiniz kıyafetlerde yaratıcı olmayın. Acı bir gerçek vardır ki, iş dünyasının üniforması önceden tanımlanmıştır. Bu sınırlar çerçevesinde, sade, temiz ve ciddi görünün. İşe girdikten sonra kurum yönetmelikleri elverdiğince yaratıcı olursunuz. Mülakatta sabredin.

    Genelde ilgili tüm kitaplarda, mülakatta sorulacak sorulara ilişkin örnekler bulmak mümkündür. Adaylarda gözlemlediğim genelde bu sorulara arkadaşları ya da büyükleri ile beraber oturup cevaplar hazırlamalarıdır. Benim tavsiyem ise sizin kendi sorularınızı hazırlamanızdır. Mülakat sırasında size sorulabilecek soruları siz hazırlarsanız kendinizi daha iyi hissedeceğinizi göreceksiniz. Üstelik soru hazırlamak, doğruluğundan asla emin olamayacağınız cevapları hazırlamaktan çok daha keyiflidir.

    Son söz olarak belirtmek isterim ki, tüm bunlara rağmen mülakata girdiğinizde kendinizi çok gergin hissediyorsanız, bu hissin de tadını çıkarın. Karşınızdaki kişiden durumunuzu saklamaya çalışmayın. Heyecanlı ve gergin olduğunuzu paylaşmak size puan kaybettirmez, tersine yabancı bir kişi ile sıcak bir başlangıç yapmanızı sağlar. Bu hissin de yaşanması gerekli olduğunu ve öğrenmenize katkısı olduğunu düşününün. Unutmayın mülakatta sizi rahatlatmak ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlamak aslında sizin değil, karşınızdakinin görevidir. Siz sadece dürüstçe kendinizi anlatın, gerisi gelir…
     

Sayfayı Paylaş