1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yaş - kilo oranına dikkat edin

Konusu 'Diyet / Mutfak' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 16 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    Yaşınız ilerlerken kilonuzun artmasını durdurmak sizin elinizde. Aslında en doğrusu, kilo almadan önce tedbir almak. Ancak olsun kilo almış bile olsanız vazgeçmediğiniz sürece yaşınız kaç olursa olsun kilo verebilirsiniz.

    Sağlıklı beslenmenin birçok yararı vardır. Enerjiniz yükselir, iyi bir zihin sağlığı, hastalıklara karşı direncin yükselmesi, daha çabuk iyileşme, daha iyi bir ilaç etkisi ve kronik hastalıkları daha iyi yönetmek gibi olumlu etkiler ile hareketliliğiniz artar ve yaşam kaliteniz yükselir

    Yaşlandıkça kilo almayı etkileyen faktörler:

    - Aktivite seviyesi: Yaşı ilerleyenler bazı fiziksel veya medikal nedenlerle, genelde daha az hareket eder. Bu da, yakılan kalorilerin düşmesine ve kilo alımına yol açabilir.

    - Metabolizma: 40 yaşından sonra, metabolizmamız her yıl daha yavaşlar. Kilo almamak ve yediklerinizi azaltmamak istiyorsanız harcadığınız kaloriyi artırmanız en kolay yoldur.

    - Tat alma ve iştah: Tat ve koku alma duygusu yaş ilerledikçe zayıflar. O nedenle, yiyeceklerinize önce olduğundan daha fazla tuz ve baharat katma eğiliminiz olabilir.

    - Sağlık sorunları: Fiziksel şikayetler ve reçeteye tabi ilaçlar iştahı olumsuz etkileyebilir. Bu da tek yönlü beslenme ve tatlıya olan eğilimi artırabilir.

    - Sindirim: Sindirim sistemindeki değişiklikler, daha az tükürük ve mide asidi salgılanmasına yol açar. Bu da vücudun, B12, B6 ve folik asit gibi zindelik, hafıza ve iyi bir dolaşım sistemi için gerekli olan vitamin ve minerallerin emilimini etkileyebilir.

    - Duygusal faktörler: Yalnızlık, depresyon gibi faktörler, beslenme tarzını etkiler. Moral bozukluğu bazı kişileri yiyeceklere yönlendirirken, bazı kişilerin de yiyememesine neden olabilir. Eğer, duygusal sorunlar iştahı etkiliyorsa, bir terapist veya doktorla konuşulması önemlidir.

    YILLARA MEYDAN OKUYUN

    İleri yaşlar için (doktorunuz aksini tavsiye etmediği sürece ) bazı basit öneriler:

    - Su kaybını ve yüksek tansiyonu engellemek için tuzu azaltın.
    - Sağlıklı bir kolesterol seviyesi için yağ alımına dikkat edin.
    - Kemik sağlığı için daha fazla kalsiyum ve D vitamini ve maden suyu tüketin.
    - Kabızlığı önlemek için daha fazla zengin posalı yiyecekler tüketin.
    - Şekeri azaltın.
    - Daha çok su tüketin.

    NE YEDİĞİNİZ KADAR ‘NASIL’ YEDİĞİNİZ DE ÖNEMLİ

    Kilonuzu korumanız için, etkili bir yeme tarzına odaklanmanız faydalıdır. Bu da, kalori miktarı değil, besin değeri daha yüksek besinler seçmeniz anlamına gelir. Meyve, sebze gibi doğal yiyecekler, tam tahıllar, bakliyat, sağlıklı protein kaynakları (kümes hayvanları, balık, yumurta gibi) ve kalsiyum içeren süt ve sütlü gıdalar tüketmek, doğru bir beslenme tarzıdır. Çok işlemden geçmiş yiyeceklerin kalorileri yüksek, besin değerleri düşüktür. Aslında, bunları tükettikten sonra, hâlâ kendimizi aç hissetmemizin nedeni de budur.

    İŞTAHINIZ KAÇARSA

    Her şey iyi giderken, hiç bir şey yemek istemediğiniz durumlar olabilir. Bunun nedenini doktorunuzdan öğrenin. Ancak eğer iştahsızlığınızın nedeni yediklerinizin lezzetsiz oluşu veya hep aynı şeyleri yemeniz ise şu doğal lezzetleri ekleyebilirsiniz:

    - Zeytinyağı
    - Sirke, balzamik
    - Sarımsak
    - Soğan çeşitleri
    - Kimyon, karanfil, zencefil, zerdeçal

    SAĞLIKLI BESLENMEK ASLINDA ÇOK KOLAY

    - İyi karbonhidratlara odaklanın. Rafine edilmiş ‘beyaz’ ürünlere değil, tam tahıl (kahverengi pirinç, tam buğday ekmek, yulaf, arpa) gibi gıdaları seçin.

    - Sebze ve meyveye her gün yer verin. Her gün beş porsiyon sebze ve meyve yemelisiniz, bunların iki porsiyonunu çiğ tüketmeyi hedefleyin.

    - Buhar, sebzeleri pişirmenin en iyi yoludur. Böylece besin değerlerini korur. Bir sonraki iyi yöntem de, sote yapmaktır. Haşlamak, besin değerini yok eder ama haşlama suyunu çorbada kullanabilirsiniz.

    - Proteini yağsız seçin. Balık, kümes hayvanları, yumurtalar, fasulyeler, bezelyeler ve tofu (soya peyniri) sağlıklı protein seçenekleriniz olabilir.

    - Kalsiyumu unutmayın. Tüm sütlü gıdalar aynıdır. Süt, peynir ve yoğurt kalsiyum için iyi kaynaktır. Yaşı ilerlemiş kişilerin diyetinin bir parçası olarak, düşük yağlı veya yağsız sütlü gıdaları seçmesi daha doğrudur.

    - Su, su, su. Vücudunuzdan toksinlerin düzgün olarak atılması, kabızlığı önlemesi, eklemlerinizin esnekliğine yardım etmesi için suyu hep hatırlayın.
     

Sayfayı Paylaş