1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yaşam Ağacı

Konusu 'Mitoloji' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 3 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.093
    Beğenileri:
    4.417
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    811 ÇTL
    [​IMG]


    Yakut ve Altay Türkleri’nde yaşam ağacına Dünya Ağacı da denir.
    Eski Türk geleneğine göre bu Dünya’yı ortasından (göbeğinden) öte-âleme ve Demir-Kazık Yıldızı’na bağlayan dalları vasıtasıyla şamanlara yeryüzünden yüksek âlemlere yolculuk yapma olanağı sağlayan bir ağaçtır. Buna Demir Ağaç da denir.
    Şamanist geleneğe göre Dünya “Göğün göbeği” ile bu ağaç sayesinde irtibat halinde olup bu ağaç ile beslenir. Anne rahmindeki bir bebek için göbek kordonu nasıl yaşamsal bir öneme sahip bulunuyorsa yeryüzü için de bu irtibat kanalı aynı derecede öneme sahip bulunmaktadır. Dolayısıyla Türk Şamanizm’inde Dogon tradisyonunda da görüldüğü gibi bu irtibatı ifade etmede “göbek” sözcüğü tercih edilmiştir. Gerek Dogon gerekse eski Türk geleneğine göre göğün göbeği bir yıldızdır. (Gök sözcüğünün şamanizmde üç anlam içerecek şekilde kullanıldığı görülmektedir. Örneğin Altay şamanı Tanrı Ülgen’e seslenirken aynı cümlede bir ayrım yaparak “ulaşılmaz mavi gök” “erişilmez ak gök” ve “dönen yıldızlı gök” der ki bu üç ayrı terimin gökyüzünü spiritüel göğü ve uzayı ifade etmek üzere kullanıldığı ileri sürülür.)

    Ural-Altay kültürlerinde
    gök katları yaşam ağacı kayın ağacından yapılma bir direk üzerine ya da bir kayın ağacının üzerine kertikler açılarak temsil edilir. Orta Asya’da kutsal kayın ağacına açılan bu kertiklerin sayısı 79 veya 12 olur. Sibirya’da yaşam ağacını ve yerin eksenini aynı zamanda şamanın transa geçtiği çadırının ortasındaki kayından yapılmış direk temsil eder. Kayın ağacına verilen önem Türkler’in akrabalık bağlarını gösteren isimlerde de “kayın” sözcüğünü kullanılmasıyla görülür (kaynata vs.).
    Altay şamanının uçuş denilen trans deneyiminde son gök katına varabilmesi yedi dokuz veya oniki katla ilişkilendirilen bu yaşam ağacına tırmanmasıyla ifade edilir. Bu ağacın sekiz dallı olarak belirtildiği Yakut geleneğinde Yerin Göbeği’nden çıkan çiçek açan bu ağacın tepe kısmının köpüklü sarı insanlara şifa verici bir sıvı içinde olduğu ifade edilir. Sibirya Şamanizm’inde yaşam ağacı 7’nin yanı sıra 8 ve 12 sayılarıyla da ilişkilendirilir.

    Abakan ve Moğol geleneğinde de görülebileceği gibi Asya şamanist geleneklerinin birçoğunda yaşam ağacı “Dünya Dağı” kavramıyla ilişkilendirilir; ağaç dağın ya ortasında ya da tepesinde bulunur. Yine Asya şamanist geleneklerinin birçoğunda özellikle Orta-Asya Sibirya Moğol ve Endonezya mitolojilerinde bedensiz varlıklar yani bedenlerini ölüm olayı ile terk etmiş ruhlar ve tekrar doğmaya hazırlanan ruhlar genellikle yaşam ağacının dallarına tünemiş bekleşen küçük kuşlar olarak tasvir edilirler. Örneğin Altaylılar “Yeryüzünde tekrar doğmayı bekleyen insan ruhları göklerdeki göksel ağacın dallarındaki küçük kuşlar gibidir” derler. Turukhansk Yakutlar’ı geleneğine göre Yaratıcı ya da ışığın yaratıcısı olan Yüce Varlık ilk şamanı yarattığı zaman gökteki makamından sekiz dallı bir ağaç dikmiştir ki dallarındaki kuşlar O’nun çocukları olan ruhları temsil ederler.
    [​IMG]
    Hint geleneğinde yaşam ağacı.

    Ruhların yaşam ağacı dallarına konmuş kuşlarla simgelenişi Hint metinlerinde de mevcuttur. Örneğin ruhların bedenden bedene göçen göçmen kuşlara benzetildiği Upanişadlar’da bulunan bir sembolizmde yaşam ağacına tünemiş iki kuştan biri meyveyi yerken öbürü bakar ki bu iki kuştan (Atma ve Jivatma) meyveyi yiyen “reenkarne olmuş aktif haldeki ruh”u öteki kuş ise bedensiz ruhu simgeler. Hint geleneğindeki bir başka yaşam ağacı yayıktaymış gibi çalkalanan süt denizinde bulunan Boddhi ağacıdır. Bir Angkor yazıtına göre Boddhi ağacının kökleri Brahma gövdesi Siva dalları Vişnu’dur. (Kimi versiyonlarda ise ağaç Siva’dır Brahma ve Vişnu dallarıdır. )

    Diğer geleneklerde yaşam ağacı.


    Çin geleneklerindeki
    yaşam ağacı (Kiyen Mu) dokuz dallı dokuz köklü dokuz göğe ve dokuz kaynağa dokunan bir ağaç olup ölülerin bulunduğu öte-âlemi de içerir. Çin geleneğinde ayrıca meyvesi ölümsüzlük sağlayıcı şeftali olan si-wangu-mu ağacı bulunur.

    Kafkas geleneklerinde tepesi göğe değen bu ağacın kökünden bir pınar fışkırır.

    İsmailî gelenekte yedinci göğü aşan bir ağaçtır.

    Yaşam ağacı sembolü Urartu Hurri ve Frig eserlerinde de görülür. Frigya eserlerinde yaşam ağacı sekiz dallıdır.

    Eski Mısır geleneğinde
    de yaşam ağacı Şamanizm ve Hint tradisyonlarındaki gibi ruhların kuş biçiminde tünedikleri bir ağaçtır. Gök ilaheleri Hathor ve Nut bu kuşları su ve meyve ile besler.

    Tevrat’ta
    Aden’le ilgili sembolizme konu olan iki tür ağaç vardır; biri dört kollu ırmağın aktığı Aden cennetinin ortasındaki yaşam ağacı diğeri ise hakikat ağacıdır. (Hakikat ağacı kişinin meyvesini yediği gün öleceği “iyi ile kötüyü bilme ağacı” olarak belirtilir.)

    İbrani geleneğine göre yaşam ağacı meyvesi ölümsüzlük sağlayan öyle bir ağaçtır ki kendisinden semavi tesirin tüm alemlerle temasını sağlayıcı bir çiy çıkar.

    Hıristiyan gelenekte
    yaşam ağacı sembolizmi İncil’in vahiy denilen Yuhanna’nın Vahyi kısmında görülür. Yuhanna’nın bu vizyonunda yaşam ağacı12 defa meyve veren yaprakları ulusların şifa bulmasını sağlayıcı bir ağaç olarak belirtilir ( Vahiy 22/2). Ayrıca İsa Mesih'in çarmıhı alegorik olarak yaşam ağacını simgeler.

    İslamî gelenekte
    kökleri Göğün yedinci ve son katındaki Sidre’den çıkan Tuba (huzur mutluluk) ağacı simgesine rastlanır.
    Zerdüştçülük’te bir denizin derin sularından çıkan ölümsüzlük sağlayıcı gaokerena ağacı.
    Eski İran geleneğinde Haoma olarak bilinen ölümsüzlük besininin edinildiği yaşam ağacı.
    Yaşam ağacı simgesine rastlanan diğer geleneklerden bazıları olarak Lapon İzlanda İskandinavya Finlandiya Avustralya gelenekleri sayılabilir.

    Yaşam ağacı sembolizminin ezoterizmdeki açıklaması.

    Yer Yeraltı (öte-âlem) ve “spiritüel Gök”ten oluşan üç ortamı birbirine bağlayan ekseni temsil eden yaşam ağacı ezoterik bilgilere göre alemler-arası irtibatı simgeler; yani yeryüzü öte-alem denilen süptil (esîrî) plan (spatyum) ve semavi alem (tezahür etmemiş alem) arasındaki irtibatı her bakımdan simgeler. Fiziksel alem olan yeryüzünün semavi alem tarafından yönetilmesi ve prensipten tezahüre doğru yoğunlaşma olgusu kökleri semavi alemden çıkan ters ağaç sembolüyle belirtilmiştir. Bu yüzden birçok gelenekte yaşam ağacı kökleri yukarıda dal ve yaprakları aşağıda olarak tasvir edilmiştir. Yaşam ağacının ters yapılışına İbranî gelenekte (Zohar’da) Türk ve İslam geleneklerinde (Tuba ağacı) Upanişadlar’da Sabiîlik Lapon İzlanda İskandinavya Finlandiya Avustralya ve Hint geleneklerinde rastlanır. Dante’nin İlahi Komedya eserinde değindiği cennetteki ağaç da terstir. Upanişadlar’da (Brahma’nın tezahürü olan Aswattha ağacı) Vedalar’da ve Bhagavat-gita’daki ters yaşam ağaçları daha ziyade prensipten tezahüre doğru yoğunlaşmayı simgeler.
    Ayrıca kimi geleneklerde ikincil semboller olarak yaşam ağacının dallarında kuşlar bulunduğu ve ağacın ölümsüzlük sağlayıcı meyvesi ya da sıvısı olduğu belirtilir ki burada kuşlar doğacak ruhları ölümsüzlük kazanma ise ruhsal gelişimin hedefi olan doğum-ölüm çemberinden kurtuluşu simgeler.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Soy ağacıda bu gelenekten çıkmış demekki
     

Sayfayı Paylaş