Yaşam Ve Kavgam_Abdullah Oral Şiirleri

Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
10
Beğeniler
4
#1
Yaşam Ve Kavgam

Kavgaya karıştı çektiği darlık
Öfkesi bilenmiş düşlerde kaldı
Yoksulun yatağı olur mezarlık
Umut zemheride kışlarda kaldı

Yar aradı gönül bağı ektire
İlk bahara tohumları diktire
Gözü çıka, bu düzeni yıktıra
Deli diye başı taşlarda kaldı

Bir ömür boyunca çekti bu gamı
Kefenine koymuş iktidar zam ı
Olmadan kopuyor meyvenin hamı
Dalında çiçeği düşlerde kaldı

Gün geldi yerde yolda süründü
Derdi anlatılmaz hayli derindi
Zaten Tanrının da yüzü serindi
Bir tarafı kırık. yaşlarda kaldı

Ocağına çökmüş gelip yoksulluk
Sofu diyor neden yapmıyon kulluk
İt gibi havlatır insanı bolluk
Sevdası bilenmiş dişlerde kaldı.

Yan yana gelince hocayla kadı
Vurguni ozanın doldu miladı
Beynamaza çıktı sokakta adı
Bir tek ahtı kinci puştlarda kadı..

Abdullah Oral
 
Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
10
Beğeniler
4
#2
Yeniden Çoğalacağız

Yağmur çiseliyor- içimde çağlayan sevdaya
Aşkın kristal ışınlarıyla ayaklandı duygular
Silerek geçmişini yaralı sözlerin
Dostluğun halayına kalktı / salkım söğüt

Sevgiydi: baharda ekilen tohumda başkaldıran
Olmasaydı gece yarısı sayıklamalar
Yaşanmazdı sevda - doğmazdı nesil
Çiseleyen yağmurlara eşlik ediyor-
__________________Sevinç gözyaşları.

Sevda gemileri geçer gülüşlerden
Uyandığımda nöbet devrettiğim sabahlar
Ki türküler söylenir yaşanası yarınlara
Bizim türkümüz- direnenlerin dillerinde

Sevdalı günler doğar gülün tomurcuklarından
Nehir olur akar avuçlarımdan hayat
Çoğalırız Karadeniz yağmuru gibi umuda
Güneşi damıtarak çağımızın doruklarına

Gayrı sızlama sol yanım, sök içindeki pasları
Mengene de durmasın ayaklarım yürüsün
Güneş oluk oluk akacak yarınlara seninle ey emekçi
Yeniden çoğalacağız grizularda hiç ölmemiş gibi.

1993 maden işçilerinin yürüyüşüne yazılmış bir şiir

Abdullah Oral
 
Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
10
Beğeniler
4
#3
Acının keskin bıçağı

Akşamın içinde koyu bir sis kokuyor
Ürkütüyor insanı bu ara sokaklar
Motorcu çırağı yüzünü unutmuş sokakta
Tornacı çırağı ellerini torna aynasında,

Sobalardan çıkan yanık yağ dumanları yayılıyor
____Yaralı çocuk sesiyle
________Ostim sanayisinin ara sokaklarına doğru,
Acının keskin bıçağı olur söz büyür sivrilir dilimde
İnsanı kahreden bir sızı salarak yüreğime…

Bazen gün öyle yorar ki insanı,
Küfrederken bile_
_boğazına bir kör düğüm, olur boğar seni söz,
Gözlerinden, silemeyeceğin düşler başlar geçmeye
Öyle bir iş çıkışı işte yaşanan
Bilenirde dilinde, öfke
____________ keskim Bıçağı olur acının….

Abdullah Oral
 
Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
10
Beğeniler
4
#4
Adı , Eylül

Bu gün seni yazmak istedim,
Eylüllerin sancısı düştü yüreğime
Kanamaya başladı, tenimdeki, işkence izleri
İçimde irkilen çocuğun kan tuttu gözleri..

Bugün seni anlatmak istedim
Kalemim ki hala küstü kâğıtlara,
Eylüldü adın, ben bu yarayı eylül de aldım..

Farkındaydı aslında kalemim
Seni anlatmaya yetmeyecekti cümleler,
Ama yine de seni anlatmak istedin bile bile,
Bile bile seni tanımlamak.
Ki eylüldü senin ilk adın
___________Ben bu yarayı Eylül de aldım..

O kadar çok büyüdün ki içimde,
Yüreğim küçük gelmeye başladı göğüs kafesime;
Ne zaman adını ansam
Sonu belirsiz diyarlara, sürüklüyor beni sevdan.
Artık ben bile engel olamıyorum, yüreğime..

Elimde değil, sana sürgün yüreğime zincir vurmak
İçimde saniyelerin, dakikaları nasıl hançerlediğini,
_________________________Bir bilsen..

Bir bilsen
Yıllar geçtikçe daha da büyüyorsun içimde…
Sahi Aşk değil de, neydi seni içimde büyüten?
Dedim ya ne zaman adını ansam,
Gayrı dilimde, eylülden kalma yaralar sızılıyor..

Ki zaman seni anlatmaya kalksa yüreğim
İçimden ılık bir nehir boşalır.
Sızılar dilimde, sevdaya dair bir yangın
Ki eylüldü senin ilk adın
___________Ben bu yarayı Eylül de aldım..

Abdullah Oral..
 
Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
10
Beğeniler
4
#5

Bir şey var sende

Diyemediğim adını sırrına eremediğim
____________Bir şey var sende.
Bir yağmur tanesi gibi düştü,
___Gözlerimden yaşlarım,
________Acıkmış toprağın karnına
Beni sana sürgün eden
_________ _______Bir şey var sende..

Yaklaştıkça gözlerim gözlerine
Kayboluverdim gözlerinin derinliğinde
Şiirlerin her mısrasında,
Yaşanmamış sana sürgün sevdalar,
_________________Bir şey var sende..

Kır çiçekleri gibi masum bakışların
Açılmamış bir gonca gibi yanakların
Ki adına şiirler yazdım her gece
Her satırında sen ve gözlerin var..
____________ Bir şey var sende

Dudaklarının henüz dudaklarında tatmadığı
Ki, içimi yakıp kavuran bu sevda da ne
Gözlerimden gülüşlerin geçiyor.
İlkbahar sıcaklığında nisanlar gibi sevecen…
______________ _Bir şey var sende.

Hangi gül, sakladı ellerinde baharı
Bir top menekşe bir demet çiçek mi?
Menekşe mi yoksa nergis mi?
Anlaşılması kolay değil algılaması zor
_________________ Bir şey var sende.

Hiçbir ateş böylesine derinden yakmadı
_______________Şu sana yorgun yüreğimi
Hiçbir şiir böylensin çekmedi içine beni
Ve hiç kimseyi sevmedim ben böylesine,
_______________ Bir şey var sende………..

Abdullah Oral
 
Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
10
Beğeniler
4
#6
Sevda ummanına salar gönlünü
Aşılmaz yollardır şair yüreği
Mum alevi gibi yanar titreşir durur
Derilmez güllerdir şair yüreği

Mazilere daldım geçmişe bakıp
Yıllar çekip gitmiş su gibi akıp
Bir güzel sevdası gönümü yakıp
Kanatır yıllardır şair yüreği

Her mısra aşkına seyir! i anlatır
Kanatır yüreği her kırık satır
Aşka düşer gönül dinlemez hatır.
Sarılmaz bellerdir şair yüreği

Ölürüm yoluna yeter ki çık gel
Gözyaşım olmasın boşa akıp sel
Saz boynunu büktü paslanıyor tel
Akortsuz tellerdir şair yüreği

Yanında çocuktur yüreğim sabi
Aşk öyle derin ki görünmez dibi
Şiirler akıttık nehirler gibi
Yar için sellerdir şair yüreği

Vurguni çalıyor ayrılık çanı
Doymadı ki aşka onun bir yanı
Terk edip gidiyor şu koca hanı
Ateşiz küllerdir şair yüreği

Abdullah Oral
 
Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
10
Beğeniler
4
#7
Ardımdan Kuyu Kazanlara

Yine özlem sardı her bir yanımı
Bağımda güllerim soluyor gayrı
Aşksız donduruyor hayat kanımı
Dostlarım defterden siliyor gayrı

İkiyüzlü oldu boyun eyenler
Hani nerde yola yoldaş diyenler
Patronun verdiği kürkü giyenler
Postuma dişini biliyor gayrı

Dizilir karşıma şerefsiz boy boy
Çıkarı olursa der şöyle koy
Kalleşlik okuyla vurulmuşum oy
Puştlar ölümüme gülüyor gayrı

Ar namus bilmeyen hiç arınır mı?
İnsan yılan olup hiç sürünür mü?
İhanet içinde sır aranır mı?
Dalımda yaprağım soluyor gayrı

Arkasında sıfır altı plaka
Hak dedim gördüm her gün falaka
Varsın düğün bayram etsin yalaka
Vurguni ozanda ölüyor gayrı


Abdullah Oral
 
Katılım
22 Tem 2012
Mesajlar
10
Beğeniler
4
#8
Uzak Düşler

Seni sevmek nefes alıp vermek gibiydi,
Her nefes alışımda dolardın ya içime,

Seni sevmek ellerimin avuçlarında erimesiydi,
Kor alevlere tunmuş gibi ateş salardın içime,

Sen yokken sessiz karanlıklar çöker üzerime,
Seni sevmek ölümüne, duyabilmekti, yüreğimin sesini.


Uzak Düşler I

Gözlerin uzak bir aşk masalını anlatıyor bu akşam
Başımı kaldırıp gözlerine baktığımda
Dokunuyor gözlerime gözlerin
__________Bir yıldız kayıyor içimden..

Kokladığım hayat çiçeğinin özü sensin.
Sen yanımdayken
Bir kuşun yüreği gibi özgür yüreğim…

Ne kadar güzeldi, bir bilsen, sevgili
Gülüşlerinde gözündeki o ışığın,
___ben olduğumu düşünmek…

Oysa biliyorum ki sen:
Şimdi başka uzaklara özlem yüklüyorsun..

Olsun be gülüm!
Yalnız kalsam, sen benim olmasan da
Özlüyorum seviyorum yine seni ben
Sen benim olmasan da,
___Güç alıyorum masum gözlerinden



Uzak düşler II

Yoksun kar yağıyor sanki avuçlarıma
Yüreğinin papatyalarını koklayamadan,
İçimde çığ gibi büyüyor sana aşk ile
Kuşatıyor yüreğimin yamaçlarımı gözlerin…

Ellerini bırakmak zor geldi öptüm kokladım
Düş kurdum gözyaşları akıtıp,
________________ sana doyamadım..

Şimdi çırpınıyorum yüreğim!
Sensizliğin kâbustan uyanmak için
Çığlık çığlığa terler dökülüyorum sensiz sabahlara
Düşlerimin kanatlarını yoluyor umut tacirleri
İçimdeki dilek ağacımın dalları budanıyor birer birer,

Gözlerine saldığım uçurtmalarımdan
Siliyor usumdaki mavilerimi son baharlar,
Ben senin bal sarısı gözlerinin, mavisinden ölüyorum…….


Uzak düşler III

Cebeci kaldırımlarında,
Yürüdüğüm akşamın dağılan karanlığında
Sana dökülüyor kalemimden bütün kelimeler

Sen aklıma geldiğinde
Kara bir bulut olur yüreğim sana yağıyorum,
Her düşen yağmur damlaları, sen, oluyorsun…

Belki seninde, ben aklına geldiğimde,
Yüreğine bir yağmur damlası düşecek,
Ki o gün,
Ben yaprak yaprak dökülüyorum olacağım
Gayrı şiirlere sığmaz sensizliğin sancısı….

Bu gün,
Sensizliğin başkentinde yürüyorum tek başıma
Sakarya da kızılca kıyamet kopuyor
Siliyorum mavilere sığınmış hayallerimi
Sonbaharında, sensizliğe sığınıyor,
______________ içimi yakıp kavuran sözlerim….


Uzak düşler IV

Henüz gönül sularında kulaç atmadan
Yokluğuna üşüyor yüreğim, sevda sahillerinde,
Yıldızlar düşüyor sevda denizlerime,
___________________ kum taneleri gibi…

Rüyalarımda hep sen vardın
Uyanamadım uyanmak istemedim,
Sessiz çığlıklar vuruyor yumruklarını gözlerime
Yokluğunun her anında,
________ zift karası efkârlar demliyorum…

Sen yoksun:
Sevda kelebeklerim konacak çiçek bulamıyor
Sensizliğe yıkık, viran gönül bahçelerinde
Begonyalar sensizliğe küs.
Yavruağzı kan revan içinde sana yanmaktan,

Yokluğunun ocağında, dağlıyorum yüreğimi
Ki kızıl bir alev topu küllenir dudağımda_
Dağılır iken dilimde yüreğimin sızısı
İlk Bahar güllerimi,
Ayaz vurdu tam yüreğinin tam ortasından…



Uzak Düşler V

Sonu görünmeyen bu yolun yolcusudur yüreğim..
Gözlerine her bakışında sızladı usulca
Oysa ben sende yanmayı seçtim ey yar
Ben sevdayı senin gözlerinde yaşadım….

Karşıma çıkışın yol arkadaşı oldu yalnızlığımın
Bütün sevgi limanlarını kapatıp gitti senden öncekiler
Oysa durup demir atmak, vardı_
___ yüreğinin ta derinlere bağlanıp,
________________ sende tutsak kalmak…..

Kim bilir;
Hangi yolcular gelip geçmiştir bu limandan,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde senin için atan bir kalbin feryadı bu..

Sana ulaşamasa da yüreğim,
Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde
Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor
Gayrı sensizlik dilime…..

Abdullah Oral
 
Top