1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yassıada Yargılamaları ve Sonucu

Konusu 'Tartışma' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 13 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Mayıs'ta sokağa çıkma yasağıyla başlayan süreç 27 Mayıs'ta darbeyle ve darbe ardından gelen Yassıada duruşmalarıyla sürdü. 592 sanıktan 288'i için idam istendi. 15 sanık idam cezası alırken, 31'i müebbetle cezalandırıldı.

    27 Mayıs darbesi, 1950'de iktidara gelen Demokrat Parti'nin (DP) Türkiye'yi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bir grup subayın 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine tamamıyla el koyması sonucu gerçekleşen darbedir.

    1950'den itibaren seçimleri düzenli olarak kazanan DP, 10 yıl boyunca iktidarda kaldı. Bu süreçte, erken seçim ve yoğun muhalefete rağmen, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'in başbakanlığında kurulan son hükümet; 27 Mayıs 1960'ta ordunun yönetime el koymasıyla devrildi.

    1961'de, Yassıada'da kurulan askeri mahkemede yargılanan Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edildi. Menderes'in yönetimindeki DP'nin iktidarı sırasında 1955'te gerçekleşen, 6-7 Eylül olayları da yaşandı. 27 Mayıs sabahı gerçekleşen darbenin kısa kronolojisi:

    1 Mayıs'taki sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerinde kalan İstanbullara rağmen, dışarıda iki protesto gösterisi düzenlendi. Başbakan Menderes, radyodan bir açıklama yaparak "Memleketimiz ne bir ihtilal karşısındadır, ne de ihtilalin sözde haklı sebepleri bu ülkede mevcuttur" dedi. Bunalımın aşılması için cumhurbaşkanının istifasını isteyen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel'e iki ay zorunlu izin verildi ve izin sonunda emekliye ayrılacağı bildirildi.

    5 Mayıs'ta Ankara Kızılay Meydanı'nda üniversite gençliği büyük bir protesto gösterisi düzenledi. Göstericilere hitap etmek isteyen Menderes itilip kakıldı.

    6 Mayıs'ta İsmet İnönü NATO ülkeleri gazetecileriyle bir basın toplantısı düzenledi ve serbest seçimle iktidarın değişmesini istedi. Bu sırada gezilerine devam eden [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 15 Mayıs'ta İzmir'de, 17 Mayıs'ta Manisa'da konuştu.

    21 Mayıs'ta Harp Okulu öğrencileri sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bunun üzerine, Menderes, Yunanistan gezisini iptal etti.

    22 Mayıs'ta Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı haberleşmeye sansür koydu. Gece 20:00'den sabah 05:00'e kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

    24 Mayıs günü muhalefet meclisi terk etti ve mecliste konuşmalar yasaklandı.

    Ülkenin içinde bulunduğu durumu açıklamak için yurt genelinde gezilere çıkan Menderes, 25 Mayıs'ta Eskişehir'de bir açıklama yaptı. Tahkikat Komisyonu'nun üç ay sürecek çalışmasını kısa sürede bitireceğini belirtti. Tahkikat Komisyonu, Nisan 1960'da oluşturuldu ve mecliste İsmet İnönü'nün kuvvetli tepkisiyle karşılaştı.

    Komisyon üyeleri, askeri adli amirler ile sorgu ve sulh hakimlerine verilen yetkilerin tamamına sahip olarak, soruşturmanın yürütülmesi için her türlü yayını yasaklama hakkına sahipti. Soruşturmaya itiraz edenlerin hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngören komisyon, Menderes'in çalışmalarını erken bitireceğini açıkladığı komisyon. (Aynı komisyon üyeleri, darbe sonrası Bakanlar kurulu üyeleriyle birlikte Harp Okulu'na götürüldü. Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun da gözetim alındı.)

    27 Mayıs günü Menderes Kütahya yolunda tutuklandı ve Ankara'ya getirildi.

    Ordu yönetime el koydu!

    27 Mayıs saat 04:36'da Ankara Radyosu'ndan yapılan bir anonsla ordunun yönetime el koyduğu bildirildi. Başlangıçta kısa bir süre belirsizlik olsa da, bir süre sonra ihtilalcilerin İstanbul ve Ankara'da yönetime el koydukları anlaşıldı.

    Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve o sırada Eskişehir'den Kütahya'ya geçen Başbakan Menderes gözaltına alındı. Girişimin lideri ilan edilen Orgeneral Cemal Gürsel, saat 16:00'da radyoya bir açıklamada daha bulundu ve ihtilal süresince meclis yerine yasama organı şeklinde çalışması için kurulan Milli Birlik Komitesi'nin üyelerini açıkladı.

    Yeni bir anayasa hazırlanması istedi.

    28 Mayıs'ta Milli Birlik Hükümeti kuruldu.

    30 Mayıs'ta İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti.

    Yassıada duruşmaları

    Ekim 1960'ta başlayan Yassıada duruşmalarında, Demokrat Parti yöneticileri yargılanmaya başladı. 14 Ekim'de gerçekleşen ilk davada konuşan [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'in ardından öğleden sonra gerçekleşen celsede konuşan eski cumhurbaşkanı Celal Bayar, Afganistan kralının kendisine görevi sırasında hediye ettiği Afgan tazısını bin liraya bir iktisadi devlet teşebbüsüne neden sattığını açıkladı.

    Sebep olarak "çeşme yaptırmasını" gösteren Bayar'ın davası, anayasayı ihlal davasına bağlandı. Bayar ayrıca, Kurtuluş Savaşı'ndan kaçmak ve İstanbul'daki 6-7 Eylül olaylarından sorumlu tutularak, Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü ve eski İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay'la birlikte yargılandı. Gizli yapılmasına karar verilen bu dava sonunda ilk celse tamamlandı.

    31 Ekim'deki duruşma "bebek davası"yla başladı. Eski başbakan Menderes'in soprano Aynur Aydan'la olan ilişkisinden doğan gayri meşru bebeğin, doğumdan hemen sonra ölümüyle ilgili olan davada, doktorlar çocuğun erken doğduğu için yaşayamadığını belirtti. Davalar sürerken Milli Birlik komitesi tasfiye edildi ve İkinci Gürsel Hükümeti kuruldu.

    İdam kararları

    Bu sırada Yassıada duruşmalarına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı İnönü'ye Topkapı olayları sırasında düzenlenen suikast girişimi davasıyla devam edildi. Dava sonunda, anayasa ihlaliyle suçlanan Celal Bayar ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'in de aralarında bulunduğu 15 kişinin idamı istendi. Duruşmalar sırasında kalp krizi geçiren Lütfi Kırdar öldü.

    14 Ekim 1960'ta başlayan Yassıada davaları, 15 Eylül 1961'de karara bağlandı ve toplam 19 dosyada toplanan davalar anayasayı ihlal davasıyla birleştirildi. 592 sanıktan 288'i için idam istendi. 15 sanık idam cezası alırken, 31'i müebbetle cezalandırıldı. 418 sanıkta çeşitli cezalara çarptırıldı. Menderes, intihara kalkıştı. Cezaları onaylanan Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül günü sabaha karşı idam edildi. 17 Eylül'de, de [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] İmralı adasında idam edildi.

    İdamların ardından, Ekim ayında seçimler yapılır ve ordu müdahalesiyle Cemal Gürsel cumhurbaşkanı seçilir. Kasım ayında da, CHP-AP koalisyonu kurulur. Böylelikle on yıl boyunca iktidarda kalan Demokrat Parti'li Menderes yönetimi, Türkiye tarihinin ilk askeri müdahalesi sayılan 27 Mayıs ihtilaliyle devrilmiş olur. İdam kararları tarihe, Türkiye demokrasinin bir utancı olarak geçerken, İngiltere Kraliçesi ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Kennedy'in idamları önleme çabaları da sonuçsuz kalır. (YK/GG)

    [​IMG]

    Yassıada Yargılamaları 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden (bak. 1960 Darbesi) sonra iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti (DP) yönetiminin özel bir mahkemede yargılandığı davalar dizisidir. Yargılamalar Yassıada'da yapıldığı için bu isimle anılırlar. İki eski bakan ve bir başbakanın idam edilmesiyle sonuçlanan yargılamalar, Türk siyasi hayatında çok önemli bir yere sahiptir ve bu konudaki tartışmalar günümüzde de sürmektedir.

    Olayların Gelişimi
    27 Mayıs hareketinden sonra Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ve Başbakan [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'le birlikte tutuklananlar Marmara Denizindeki Yassıada'ya yerleştirildi. 12 Haziran 1960'ta kabul edilen bir yasayla DP yöneticilerinin ve bunların suçlarına katılanların yargılanması amacıyla Yüksek Adalet Divanı'nın kurulması kararlaştırıldı. Sanıkların sorumluluklarını araştırmak ve Yüksek Adalet Divanı'na verilip verilmemelerinin gerekip gerekmediğine karar vermek üzere de Yüksek Soruşturma Kurulu oluşturuldu. Yüksek Adalet Divanı'nın kararları kesin olacak, ama ölüm cezalarının infazı Milli Birlik Komitesi'nin (MBK) onayına bağlı olacaktı. 6 Ekim 1960'ta MBK'nın kararıyla Yüksek Adalet Divanı başkanlığına Yargıtay 1. Ceza Dairesi başkanı Salim Başol, Yüksek Adalet Divanı başsavcılığına da Yüksek Soruşturma Kurulu üyesi Altay Ömer Egesel getirildi.

    Açılan Davalar

    Yassıada'da bir duruşma

    [​IMG]

    Köpek davası (14 Ekim 1960 - 24 Ekim 1960)
    6-7 Eylül olayları davası (20 Ekim 1960 - 5 Ocak 1961)
    Bebek davası (31 Ekim 1960 - 22 Kasım 1960)
    Vinileks şirketi davası (4 Kasım 1960 - 26 Kasım 1960)
    Dolandırcılık davası (8 Kasım 1960 - 3 Aralık 1960)
    Arsa davası (8 Kasım 1960 - 26 Kasım 1960)
    Ali İpar davası (15 Kasım 1960 - 19 Ocak 1961)
    Değirmen davası (18 Kasım 1960 - 3 Aralık 1960)
    Barbara davası (21 Kasım 1960 - 20 Aralık 1960)
    Örtülü ödenek davası (25 Kasım 1960 - 2 Şubat 1961)
    Radyo davası (29 Kasım 1960 - 26 Aralık 1960)
    Topkapı olayları davası (2 Aralık 1960 - 17 Nisan 1961)
    Çanakkale olayı davası (27 Aralık 1960 - 10 Mart 1961)
    Kayseri olayı davası (9 Ocak 1961 - 20 Nisan 1961)
    Demokrat İzmir davası (12 Ocak 1961 - 5 Mayıs 1961)
    Üniversite olayları davası (2 Şubat 1961 - 27 Temmuz 1961)
    İstimlak davası (17 Nisan 1961 - 21 Haziran 1961)
    Vatan Cephesi davası (27 Nisan 1961 - 5 Eylül 1961)
    Anayasa ihlali davası (11 Mayıs 1961 - 5 Eylül 1961)

    Yargılamalar
    Yassıada Yargılamaları'na 14 Ekim 1960'ta başlandı. Eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, eski Başbakan [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], son Bakanlar Kurulu üyeleri ile milletvekiller, eski Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun'un da aralarında bulunduğu pek çok sanık, anayasayı ihlal ve öteki suçlardan yargılandılar. 15 Eylül 1961'de mahkeme kararları açıklandı. Celâl Bayar, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], TBMM eski başkanı Refik Koraltan, eski dışişleri bakanı Fatin Rüştü Zorlu, eski maliye bakanı Hasan Polatkan başta olmak üzere 15 sanık ölüm cezasına, 402 sanık ömür boyu hapse ya da başka ağır hapis cezalarına çarptırıldı. 135 sanık aklanırken beş sanığın da davası düştü.

    Cezaların İnfazı
    MBK yalnızca üç ölüm cezasını onayladı ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], Fatin Rüştü Zorlu ile Hasan Polatkan İmralı Adasında idam edildiler. Celâl Bayar'ın cezası, yaşını ileri olması nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çevrildi.

    Mahkum olan öteki sanıklar daha sonra çıkan af yasalarıyla ceza sürelerini tamamlamadan serbest bırakıldılar. 1970'lerin ikinci yarısında da siyasi haklarına yeniden kavuştular. Eylül1990'da Menderes, Polatkan ve Zorlu'nun cenazeleri, İmralı'daki yerlerinden alınarak İstanbul'da yapılan anıtmezara devlet töreniyle nakledildi.
     

Sayfayı Paylaş