1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yavuz Sultan Selim'in Uydurulan Küpesi ve Pala bıyıklarının Hikmeti

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 3 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Yavuz Sultan Selim'in Uydurulan Küpesi ve Pala bıyıklarının Hikmeti

    [​IMG]

    Tarihin gördüğü en muhteşem cihangirlerden birisi...​

    1512-1520 arasında (8 yıl) kısacık saltanat dönemine nice başarılar sığdıran büyük hükümdar.Osmanlı Devletinin muhteşem asrınında büyük mimarıdır aslında.Ne ki hep Kanuni'nin gölgesinde kalır.Halbuki Kanuni devrindeki gücün hazırlayıcısı,Anadolu Türk siyasal birliğinin sağlayıcısı odur.



    O ki Sina çölünde önünde Peygamber Efendimizi(sav) ,Dört Halifeyi ve sahabeleri ordunun önünden yürürken görmüştür.

    Mısır'ı fethettikten sonra hutbede kendisini Mekke ve Medine'nin Hakimi diye zikreden imamı azarlamış,Mekke ve Medine'nin Hizmetkarı olduğunu söylecek kadar tevazu göstermiştir.

    Hocası İbni Kemal'in atının ayağından sıçrayan çamurlu kaftanı öldüğünde tabutunun üzerine serilmesini emredecek kadarda alime değer verirdi.

    Yeri geldiğinde de şiddetli ,cevval ,savaş meydanında ise kaplan gibi yırtıcıdır.

    Gel gör ki kısaca hakkında malumat verdiğimiz bu büyük şahsiyetin kulağına küpe taktığını iddia edenler olduğu gibi bu iddiayı onun haşa gay'liğine yoran kendini bilmezler bile var memleketimizde.Hatta onun bıyıklarından huy kapan ,hikmetini bilmeden hoşlanmayanlar var.

    O zaman birileri bu asılsız iddialarda bulunuyorlarsa birileride bu iddialara cevap vermeli diye düşündük ve bu meseleleri ele aldık.
    Yavuz Sultan Selim’in sol kulağında küpe bulunan resmi konusunu birkaç açıdan ele almakta fayda vardır:

    1) İslâm hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması, kadınlar için câiz görülmüş, ama erkekler için câiz görülmemiştir. Bazı hukukçular erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir hadisenin Hz. Peygamber (sav) zamanında yapıldığı halde, yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları, çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göreyse mekrûhtur; yani kısaca câiz değildir.

    İşte bu şer’î hükmü bilen Yavuz Sultan Selim’in kulağını deldirip küpe taktığına ihtimal dahi vermiyoruz. Zira Yavuz’un Mısır Seferi dönüşünde oğlu Süleyman’ın süslü elbiselerini görünce,

    “Bre Süleyman, sen böyle giyinirsen, anan ne giysin?”

    dediğini biliyor ve onun şahsi hayatında sâde ve süsten uzak olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz.
    Yavuz, süs ve ihtişamdan hoşlanmayan bir padişahtır. Doğru olan resimlerinde ve minyatürlerinde pala bıyıkları vardır, ancak küpe yoktur.
    2) Şu anda Topkapı Sarayı’nın Portreler Bölümü’nde 17/66 numarayla 70x65 cm ebadında bulunan küpeli Yavuz Portresi’yle Macar bir ressama ait olduğu söylenen küpeli resme gelince... Evvela Yavuz’un minyatürlerde ve elimizde bulunan resimlerinde bunun gibi küpeli olan başka bir resmi bulunmamaktadır. Kaldı ki bu resimler arasında resmi nakkaşlar tarafından yapılanları vardır. İkincisi, Yavuz’a isnad edilen ama tamamen hayali ve uydurma olan Avrupalı ve İranlı ressamlara ait resimler çokça bulunmaktadır. Tarih kaynakları bu noktanın altını çizmektedirler. Bu küpeli resmin de uydurma resimlerden biri olması kuvvetle muhtemeldir. Zira sözkonusu resimdeki şahsın kulağında küpe, boynunda incili madalyon, sarığında taç bulunmaktadır. Osmanlı padişahlarının kıyafetleriyle bağdaşmayan bu süsler, tablonun yakın tarihlerde yapıldığını göstermektedir. Zaten 1926 yılında Dolmabahçe Sarayı’ndan getirtilmiştir. Dolmabahçe Sarayı’na ne zaman konulduğu ve nereden geldiğide bilinmemektedir. Üçüncüsü, bazı araştırmacılara göre bu küpeli resim Şah İsmail’e aittir. Zira başında Şiî Mezhebi’nin alâmeti olan kızıl börk ve bunun üzerinde İran şahlarına mahsus taç vardır. Ayrıca küpe de Şî’a mezhebinden câiz görülmektedir.
    3) Küpeli resmin Yavuz’a ait olmadığı ortadadır. Ait olsa bile, son zamanların bazı ahlâksız insanlarının bunu gay’liğe yorumlamaları, en az bu resim Yavuz’a isnad edilmesi kadar yanlıştır.Devrin kaynaklarında Yavuz'un tek kulağında olduğu hiç mevzubahis dahi edilmemiştir. Bazı yazarlar Yavuz’un bu küpesini Allah’a kul olma özelliği şeklinde taktığını ve bununla cihan hâkimi sıfatına rağmen âciz bir kul olduğunu göstermek istediğini anlatmaya çalışmışlardır. Bize göre bu yorumlar zayıf yorumlardır. Zira küpeli resim hadisesi doğru görünmemektedir. Fakat kölelerin küpe taktıkları doğrudur. Bu arada küpenin bir Türk töresi olduğunu ifade eden yazarlar bulunduğu gibi, Yavuz’un Şah İsmail’in askerlerine şirin gözükmek için taktığını iddia edenler de vardır.Ama bunlar iddiadan öteye gitmemektedir.
    4-Yavuz küpe taksaydı...Onu çok seven ve onun neslinden olan Osmanoğulları içindede bir tanesi olsun küpe takmaz mıydı?...İddialardaki gibi bir tek Allah'a köle olan Yavuz 'mu?

    5-Anadolu da Alevi önderlerinden Balım Sultanın hakkında da bir çok kaynakta kendisinin ve destekleyicilerinin de küpe taktıkları hatta bu küpeye ‘’Balım Sultan Mengücü ‘’ adı verildiği bilinmektedir.Bu dönemde Şia ve Şah İsmail ile Anadolu Alevilerinin yakın ilişki içerisinde oldukları aşikardır.

    6-İddia konusu resimde Yavuz olduğu iddia edilen kişinin başında 12 dilimli sarık görülür ve her dilim bir imamı simgeleyecek şekilde 12 imamı sembolize eder.Fakat Osmanlı Sarıklarında böyle bir sarık bağlama biçimi yoktur.Bu şekil sarık bağlama biçimide Şii’lerde görülür.
    7-Ayrıca ömrü Şii’likle mücadele ve savaşlar ile geçmiş olan bir padişahın bu düşüncenin simgesi olan giyim ve süslenme şeklini tatbik etmesi nasıl akla uygun gelebilmektedir ,anlaşılması zordur.

    8-Ayrıca Yavuz Sultan Selim hiçbir şekilde bu şekilde poz vererek resmini Fatih Sultan Mehmet gibi yaptırmamıştır.Böyle bir bilgi hiçbir Tarih kaynağında mevcut değildir.

    Yavuz’un pala bıyıklarının Hz. Peygamber’in sünnetine uymadığı itirazına gelince...
    İslâm hukukunda Hz. Peygamber’in “Bıyıkları kısaltınız, sakalları da bırakınız” mânâsını ifade eden hadisi sebebiyle bıyıkların kısaltılması sünnettir. Ancak bunun tek istisnası, düşmana heybetli görünmek için gazilerin bıyıklarını uzatmasının caiz görülmesidir. Nitekim Ebussuûd Efendi de bir fetvâsında bu hakikati dile getirmiştir:

    “Sûfiler bıyıkları dibinden kesmek sünnetdir deyü i’tikad eyleseler, şer’an mezbûrlara nesne lâzım olur mu? El-cevâb: İftirâdan ictinâb etmek lâzımdır. Mesnûn olan kaş mikdârı kalınca almaktır. Ol dahi gazilerden gayrıyadır. Gâzilerde uzatmak mendûbdur, adüvve (düşmana) heybetli görünmek içün.
    ”İşte gerçek bi gâzi olan Yavuz’un pala bıyıklarının hikmeti ve şer’î dayanağı budur.Palabıyık Türk geleneğinde bir Akıncı adetidir....

    Yazımızı yine Yavuzdan bir enteresan dörtlükle bitirmek istiyoruz.Bu dörtlük soldan sağa satır ve yukarıdan aşağıya sütün olarak okunduğunda yine kendisini tekrar etmektedir.

    Sanma şahım \ herkesi sen \ sadıkhane \ yar olur

    Herkesi sen \ dost mu sandın belki \ ol \ ağyar olur.

    Sadıkhane \ ol \ cihanda belki ol \ serdar olur

    Yar olur \ ağyar olur \ serdar olur \ dildar olur




    Tarkan Suçıkar ​
     

Sayfayı Paylaş