1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yedi meşaleciler

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve Suskun tarafından 9 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Yedi meşaleciler
    Türk edebiyatında, başlıca amaçlarının canlılık, içtenlik ve yenilik olduğunu savunan yedi sanatçının oluşturduğu topluluk

    İlk ürünlerini kapsayan Yedi Meşale (1928) adlı kitaptan ötürü Yedi Meşaleciler diye anılan topluluğun üyeleri
    Sabri Esat Siyavuşgil,
    Yaşar Nabi Nayır,
    Muammer Lütfi Bahsi,
    Ziya Osman Saba,
    Vasfi Mahir Kocatürk,
    Cevdet Kudret
    Kenan Hulusi Koray​



    Yedi bölümden oluşan Meşale adlı kitabın her bölümü ilk parçanın adını taşımaktadır: Sabri Esat "Kukla Oyunu", Yaşar Nabi "Şairin Bahçesi", Muammer Lütfi "Dante'nin Ölümü", Vasfi Mahir "Dağların Derdi", Ziya Osman "Sebil ve Güvercinler", Cevdet Kudret "Cenaze İlahisi", Kenan Hulusi "Denizin Zaferi" Bunlardan yalnızca Kenan Hulusi'ninkiler düzyazı türündedir


    Yedi Meşale'nin önsözünde kendilerini yeni bir edebiyat topluluğu olarak kamuoyuna tanıtan Yedi Meşaleciler, taklitten uzak olduklarını belirterek, benimsedikleri ilkeleri ve programı şöyle dile getirdiler: "Bu kitapta ne son zamanların renksiz ve dar Ayşe, Fatma terennümünü bulacaksınız Biz, her şeyden evvel duygularımızı başkalarının manevi yardımına muhtaç kalmadan ifade etmeye çalıştık, mevzularımızı da kabil olduğu kadar genişletmeye de çalıştık 'Hep aynı vefasız sevgiliden başka bahsedecek bir eser neşrine teşvik eden fikirlerimizi bu suretle izah edebiliriz" Yedi Meşaleciler Yedi Meşale adlı kitaptan sonra Meşale adlı bir dergide yazmaya başladılar Yusuf Ziya Ortaç'ın yönetiminde çıkmaya başlayan Meşale (1 Temmuz 1928; 15 günlük) dergisi 8 sayısında yayımına son verdi (15 Ekim 1928)

    Yedi Meşaleciler de hece ölçüsünü kullanarak, eleştirdikleri Beş Hececilerin çizgisini çıkış noktası yaptılar Ne var ki, koşma, mani gibi geleneksel biçimler yerine Batı şiiri kaynaklı sone, terza rima gibi nazım biçimlerini daha çok yeğleyerek, önsözde belirttikleri ilkelere de pek uymadılar Bir yandan bireysel duygulara, aşka ilişkin eskileri anımsatan şiirler yazdılar, öte yandan yabancı (alafranga) öğeleri şiire soktular Kenan Hulusi' nin düzyazı şiirleriyse, Edebiyat-ı Cedidecilerin "mensur şiir" geleneğinin bir uzantısı niteliğindeydi Yedi Meşale topluluğu, oldukça kısa ömürlü oldu İlkelerine sıkı sıkıya bağlı olmayışları, topluluk dağıldıktan sonra başka başka alanlarda çalışmaya başlamaları, daha sonraki dönemlerde belirleyici bir rol oynamalarını engelledi


    [​IMG]
     
  2. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    isimlerini daha önce duymamıs olmak üzücü
     
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.430
    Beğenileri:
    7.358
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.820 ÇTL
    Yedi Meşaleciler ders konularında da önemli yer tutuyordu muhtemelen unutmuş olmalısın. Yoksa sınavlarda az çektirmediler bize yedi meşalecilerden :)
     
  4. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    :D iyi adamlara benziyorlar ya çektirmemişlerdir :D
     
  5. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.260
    Beğenileri:
    5.770
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.917 ÇTL


    1928 yılında ortaya çıkan bu topluluk, şiir ve yazılarını “Yedi Meşale” adlı kitapta toplamışlardır.

    Türkiye’de Cumhuriyet döneminde “sanat sanat içindir” deyip öz şiir anlayışını benimseyen ilk grup Yedi Meşaleciler’dir. Şiirlerini Yedi Meşale adlı bir kitapta toplayan Muammer Lütfi Bahşi, Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret Solok, Ziya Osman Saba ve Kenan Hulusi Koray adlı gençlerin oluşturduğu bir harekettir. Bunlar eserlerini “Meşale” adlı bir dergide yayınlıyor ve bunlara Ahmet Haşim de yazılar gönderiyordu. Bu grup artık Ayşe, Fatma edebiyatından bıktıklarını ilan ediyor ve ne olduğu çok da açık seçik belirtilmeyen ancak Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati şiir anlayışlarına yakın duran ve bunların devamı olduğunu gösteren şiirler yazıyorlardı.

    Bu sanatçılara göre şiir hiçbir fikir ve ideolojinin hizmetinde kullanılamazdı. Gerçek şiir, sanat için yazılan, samimi ve yenilik dolu olan şiirdir.

    Yedi Meşale’nin Mukaddimesi: “Bu eser size her türlü müşkülata rağmen yalnız sanat aşkıyla çalışan birkaç gencin bir senelik edebi mahsulünü takdim ediyor.” diye başlar.

    Mukaddimede gençler, kendilerinin de zamanla önemsiz kalacaklarını, buna rağmen taklitçi edebiyattan kurtulmak için vazifeye atıldıklarını belirtirler.

    Yedi Meşalecilerin Özellikleri:

    Dünün mızmız ve soluk hisleri ve Ayşe Fatma terennümleri terk edilecek.
    Yalnız duygular ifade edilecek.
    Şiirin konu ve temaları genişletilecek.
    Yıllardır değiştire değiştire verilen fikir ve konulardan vazgeçilecek.
    Şiirde canlılık samimiyet ve yenilik esas olacak.
    Gerçek bir sanat eseri meydana getirmek için şiirlerde sanat ve inceliğe dikkat edilecektir.
    Bu önsöz, edebi bir tatminsizlik ve mevcut edebiyattan bıkış ile edebiyatın bozulduğu bittiği hakkında, hemen her devirde söylenegelen sözlere bir tepkiden ibarettir. Bu ifadelerin çoğu Abdülhak Hamid ve Recaizade Mahmut Ekrem’in şiirin hiçbir şekilde sınırlandırılmayacağını anlatan yazı ve şiirlerini andırır.
    Bu şairler Türk edebiyatından Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati şairlerinin etkisinde kalmışlardır. Bu hareket fazla uzun sürmez. Yedi Meşale’yi çıkaran gençlerin çoğunda şiir faaliyeti bir gençlik hevesi olarak kalır.
    Bu topluluğun edebiyat anlayışını şöyle özetleyebiliriz:

    Sanat, sanat için olmalıdır.
    Edebiyatta taklitten kaçınılmalı, daima yenilik, içtenlik, canlılık aranmalıdır.
    Batılı ilkelerle sanat yapılmalı, geleneksel temalar yerine yeni temalar bulunmalıdır.
    Şiirde konu zenginliği sağlamak için hayalden yararlanılmalıdır.
    Şiirde hece ölçüsünü kullanmışlardır.
    Çarpıcı imge ve benzetmelerle zenginleştirdikleri şiirleri, ustalıkla yapılmış birer tablo değeri taşır.
    Fransız sembolistlerin etkisinde kalmışlardır.
    Edebiyatımızda kısa süreli bir yankı uyandıran Yedi Meşaleciler, hedeflerine gerçekleştiremeden dağılmışlardır.
    Topluluğun Sanatçıları:

    1. Sabri Esad Siyavuşgil (1907 – 1968)

    İlgi çeken ev içi eşya ve tasvirlerinden sonra özellikle çevirileri ve edebiyatı yakından takip eden denemeleriyle edebiyatla olan bağlantısını sürdürdü. Psikoloji profesörü olarak ilmi çalışmalara kendisini verdi. Şiirlerini Odalar ve Sofalar adlı kitapta topladı.

    2. Yaşar Nabi Nayır (1908 – 1981)

    Şiirlerini Kahramanlar ve Onar Mısra adlı kitaplarda topladı ve diğer edebiyat türlerinde eserler verdi. 1933 yılında çıkarmaya başladığı Varlık dergisini ömür boyu devam ettirdi. Bu dergi Türk edebiyatının gelişmesinde, yeni kabiliyetlerin yetişmesinde ve tanıtılmasında önemli rol oynadı. Ayrıca Varlık yayınlarıyla da bir edebiyat kütüphanesi kurdu.

    3. Muammer Lütfi Bahşi (1903 – 1947)

    Topluluğun dağılmasından sonra bütünüyle edebiyattan koptu.

    4. Vasfi Mahir Kocatürk (1907 – 1961)

    Şiirlerini Tunç Sesleri, Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Ergenekon adlı kitaplarda topladı. Asıl çalışmasını edebiyat tarihi ve incelemesine ayırdı.

    5. Cevdet Kudret Solok (1907 – 1992)

    Birinci Perde adlı kitabında şiirlerini topladı. Roman ve tiyatro türlerinde de eser veren Cevdet Kudret, okul kitapları ve edebiyat tarihimizle ilgili ciddi eserler yazdı.

    6. Ziya Osman Saba (1910 – 1957)

    Grubun şiire en sadık şahsiyeti oldu. Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak adlı kitaplarında şiirlerini toplayan Ziya Osman Saba hikâyeler de yazmıştır. Özellikle ev içi şiirler yazdı ve kendisinden daha kabiliyetli bir başka şaire, Behçet Necatigil’e örnek oldu. Şair yalnızlık duygusunu ve hatıraları şiirlerinde başarıyla dile getirir. Heceyi, duraklarında değişiklik yapmadan kılınır. Serbest şiir örnekleri de vermiştir. Ziya Osman, bütün insanların mutlu olduğu ve herkesin hoşgörü içinde yaşadığı bir dünya özlemiyle yaşar. Bu yönüyle Yunus Emre ve Mevla’na geleneğinin modem çağdaki sesidir.

    7. Kenan Hulusi Koray (1906 – 1944)

    Edebiyat dünyasına adım atması öğrencilik yıllarına denk düşer. “Servet-i Fünun” dergisinde yayınlanan ilk hikâyelerinin ardından, aynı dergiye yazan diğer altı arkadaşı ile birlikte, edebiyatımızda “Yedi Meşaleciler” diye anılan topluluğu oluşturdular. İçlerindeki tek hikâye yazarıydı. Yaşadığı sürede beş hikâye kitabı yayınlamış, “Osmanoflar” romanı ve kısa hikâyelerinin birçoğu gazete sayfalarında kaybolup gitmiştir. Gazeteciliğinin de etkisiyle küçük hikâye tarzını benimseyen sanatçı, Cumhuriyet döneminde korku türünde örnekler veren ilk hikâyecidir. Önemli hikâyeleri: Bir Yudum Su, Osmanoflar, Bahar Hikâyeleri, Bir Otelde Yedi Kişi…

     

Sayfayı Paylaş