1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

YeL VuruşLarı

Konusu 'Şiir' forumundadır ve UmuT ÇiÇeĞİ tarafından 26 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. UmuT ÇiÇeĞİ

    UmuT ÇiÇeĞİ Usta

    Katılım:
    16 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    500
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    ERZURUM
    Banka:
    0 ÇTL
    YEL VURUŞLARI - 1

    Bitti..

    Seni yıkılmaların altında ezildi,dik duruşlarım..
    Sevdalanmaların toyluğunda girdim seni sevmelerin kuyruğuna..
    Kurağına dudak,
    Uzağına ırak duraklar bıraktı,fragmalarında harman olup tıkanan sesim tüketilmiş sessizliğinde..

    Ne desen,
    Nadasımın masalında beklemelerde..
    Ne desem,
    Narasının masasında bir sarhoşa yudum eklemelerde..

    Bitti..
    Ömür bitti,
    Ödül yitti,
    Ödün verildi,
    Kefen giyildi aşkına..
    Kefeler doldu,
    Küfelerin gırtlağına kadar dayandıysa sabrım,gelmeyişindendir..

    Sağ yanım sağır,
    Sol yanım solgun,
    Önüm arkam varım yoğum,yoksun..

    Saat sabaha karşı beş..
    Saat sabaha karşı sus,
    Saat sana karşı şuursuz,
    Vaat günaha karşı puslu kuskun..
    Saat,zamana ve sana karşı durgun..

    Satma beni kolundaki akrebe,
    Kovarak ve kırarak yel kovanlarının gel yaran kiplerine sesinle ekilip,
    Takip etme izimi, tepme sana kendimi..
    Soyun artık gölgemi..

    Saat sabaha karşı beni sensizliğe boğma sularında..
    Beş'i geçti veresiye düşlerle verilmeyişinde bana geriye..
    Eşi göçtü gözümün,
    Tek gözle kör oldum sana közünün önünde göz göz yara bereliğinde..

    Gün bıraktığın ah'lara tiz'gisiz sesler peydahlarken fersahlarda,
    Yön kaybındayım,
    Dön demelerin ayıbındayım..
    Çizgisiz kağıtlara çizilmiş eğriliğim,
    Doğrulamadım..

    Bitti..

    Gönül gömüldü dibe,
    Dibe düştümse,
    Canındaki ceninin düşüğünden daha kanamalı benim yalnızlığım..
    Sandığımdın,
    Sancıdım ben..

    Ne dersen,
    Yuvasında esirgenmiş bakıma muhtaç bir yüreğim olacaktır elbet, hep..
    Ne dersem,
    Kumasına bir göz daha fazla kıskanç bu sevda, kendi yalnızlığındaki sevmelerden sebep..

    Şimdi,
    Söndü ışık,
    Sustu dudağımdaki sen çalan ıslık..
    Sen,
    Dünya ahret acımsın artık..


    Emre GÖKCE
     
  2. UmuT ÇiÇeĞİ

    UmuT ÇiÇeĞİ Usta

    Katılım:
    16 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    500
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    ERZURUM
    Banka:
    0 ÇTL
    Firavunlar secde ediyor bak
    Yoksun diye bed kaldı dualar..
    ...
    Durma !

    Daya bir gece bile doyamadığım dudaklarını musluklara
    Ve iç su pıhtısı paslı kanları..

    Ameller uyudu
    Ödenmiş tüm bedeller hacizde
    Acizde var bu işin içinde tabirine caiz de..

    Gülme !
    Aksır adımı ispiyonladığın ayrılığın yüzüne
    Öksür !
    Öksüz şifalara defnettim ben tenimi senin yokluğunda..

    Avuçlarındaki sahte gülümseme refakat bırakıldı geri kalan ömrüme
    Bak kaçırma gözlerini
    Sudaki renk tenini çalmış
    Ayaz düşmüş içime çıkıp gittiğin kapının tokmağına aç karnımla dokunurken
    Secdede firavunlar !
    Seccade gibi dönmediğin yollar
    Bakma eğil !
    Eğik başım naaşına bile hesap soracak kadar yanmış bir canın bedenini taşır..

    Dokun beş vakit sustuğun çığlık bozması Aşk'a
    Dallarını budaklarını ayır hayırsız selamlarından
    Her düğüm bir ben kör eder
    Her kör duruş ağzımdaki lokmayı almak için bir ense vuruşu hak verir sana..

    Bak yine
    Bak..

    Aynalara süs ederken gözlerini erinmeden
    Eğil dedim diye değil
    Bak
    Firavunlar secdede !

    Gör !
    Bil,duy,hisset..
    Bendeki nefret dilde yatalak
    Tenimin ******liği bir yalnızlığa bir yokluğuna bir bir karanlığınadır anla..

    Ama bak yine
    Bak..

    Kör cinnet ummalarındayım her gece
    Yüzünden men
    Nem varsa saçlarına doladın
    Nem çoksa yollarına kül edip savurdun bak !
    Bak ve Gel
    İdamı kesin bir suçun iki bulanık çamuruyuz
    Öleceğini bilen basar üzerimize
    Gel !

    Diz çök önünde yangının
    Düz dök gözyaşını oynama dudaklarının abdest bozan ıslak dokunuşlarıyla da
    Gel !

    Bir el silah sesi sesin
    Bir intiharlık har düşürdüğün kimsesizliğim..


    Gel !
    Koy ver ömründen birkaç dakikayı bir kenara uy bana
    Gay banalığıma rakı masallarından kalk gel
    Bak !
    Olmuş mu sahiden ölmek?

    Ödlek iniltiler inceltir sesini cesur gel !
    İnim inim titrerken gözyaşları
    Gel dibime basarak yaşa
    Bastığın gibi ihanetinin kuru çorak kir yuvalı toprağına..

    Dön yüzünü gözüme
    Gel !
    Bak sesini çağırır bendeki zar
    Gel onu del !

    İnlet kan göllerinin içinde yıkamaya bile kıyamadığım rüzgârlarımı
    Bana ya da sol yanıma at adımını
    Seç adamının yok oluş maksadını
    Seçtir ikimize bizi hangi felç tutmaz eder
    Hangi duvar altında göçük kalırız seninle
    Gel !

    Hüznü cüzam olmuş yüreğimin kan davalı can pazarına gözlerini ban,
    Yabancılardan bile utanmayan,o Aşk darlığından nefes alamayan soluğuma tırnaklarını at
    Noktalarken ömrü ömründe
    Gel !

    Çel aklımı
    Tel tel ayıklayıp boya gözündeki yaşınla kurban olduğum saçlarının renk bilmez uçlarını..
    Kına ellerine yaktığın sebepsiz kınaları
    Atlası kaybet
    İhanetsizliğime ihanet et yine
    Gel !

    Erken davran davranmamalarıma
    Savur savurganlığınla savrulmuş sav bilmez sol kötürüm yanımı..

    Ama gel !
    Ama şaşı ama kör baksanda
    Gel !

    Seni doğuranın hakkı için
    Yaradanın sabrı için
    Bak !

    Bak tövbende de heybetli yalanların var
    Zikrine sus dök
    Gel mahsus ölümler can yakartırken içime
    Kulağım sesinin gölgesini kökünden çıkartırken
    Gel !

    Senin yüzünden düşen bin parçalar parçaladı benim yüzümü
    Bak
    Yırtınır öğlesi günün sabahın bıçağından
    Öylesi gece
    Böylesi kara kadavra
    Söylemesi bedavaysa eğer 'sevdim' de
    Ve ver Aşkı !

    Sıkıştır ellerini ellerime
    Batır kirpiklerini yatır yüzümü yere de
    Anlat bana secdeden kalkmadan firavunlar
    Işık karanlığın varlığını anlamadan,
    Duman ateşten uzaklaşmadan
    Ateş sudan korkmadan
    Gel !

    Gel bak alnımın ortasındaki lehçe neyce?
    Dilimdeki öfkenin dilini kaç memleket bilir sence?
    Sesimin suya sus diye düşmüş halini aldır masallarının düşperest rahminden
    Gel !

    Gel bak !
    Sabahladığın geceliğinin ilmeliğinde sabahlığın kılığı uykularım var..
    Dön yüzünü buruşmuş zaman eskisi zindan odalı şehre
    Çehrendeki deli gömlek yazgısı adımı başkalarına adım attıkça karala
    Yarala yine çürümüş dudaklarımla dokuduğum bardakları
    Kır bir bir
    Birik parmaklarınla oyduğun göz mazgalımın sancılarına
    Gel !

    Gel dibimi de kazı benden
    Yok etmeye her şeyimi,herşeyinle gayret et,
    As sırtıma ölüp duran yılan ısırığı özledim'lerini
    Benden ben doğur
    Yeni ölümler dene üzerinde biz’in üzerinde susarak..

    Ciğerlerime kaç!
    Nefes borumu tıkayacak yalanlarını kursağımda sakla yine
    Gel !

    Kıvransın rüyalar
    Duvarları tırmalasın kokundan sinmeyi öğrenmiş fotoğraflar
    İlaç raflarını arşa sat
    Arafları cehennemin dibindeki tövbe laflarının azabına at
    Dön yüzünü düze çıkmaz yüzüme
    Ertele bütün dünlerini
    Saati kıskandır yine zamanla oyunlar oynaş
    Doyurmadığın hamuruna mayalar ara
    Takvimlerini çaldığın günahsızların ömründeki törpüleri parçala
    Hicri aldat yatalak odalarında sadıklığını
    Miladi sadakat besle her sesle uyanan aldatmalarını
    Ve gel !

    Ayanda alenen üreyen kokulara suçüstü olsun yıkılışım
    Ayağında türeyen gez göz gitmelerine yol üstünde rastlasın avunuşlarım..

    Bak firavunlar secdede daha !
    Dışarımdan vurulmuşluğumun leşi eşmeden çukurunu
    Uçkurunu çözmeden ayrılık
    Gel !


    Gel dön yüzünü vurup gittiğin ölü kapının ardındaki yarı ölüleri dirilmeyecek hüznün koynuna..


    ‘Git’ diyerek beni yanındaki cennetten kovdun
    Havva'nın suçu bir ısırıklık o elmaysa
    Ben zaten çoktan beri her elmadaki kurtmuşum !

    Emre Gökçe
     
  3. UmuT ÇiÇeĞİ

    UmuT ÇiÇeĞİ Usta

    Katılım:
    16 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    500
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    ERZURUM
    Banka:
    0 ÇTL
    Aklımın uçurumu

    Aklımın uçurumundayım yine..
    Sıradakilerin içinde,
    Sırasıyla gelen acı sancı üst üste,
    Sıradaki dedim de,
    Hiç sıraya girmedim bile bile..

    Sonra;
    Gördüm..
    Daha önce kördüm diye değil
    Sebep,bakmayı bilemediğim..

    Sonra;
    Kırıkları dağıttım önüme..
    Daha önce bir öce düşmediğimden,
    Sebep,intikam almayı beceremediğimden..

    Kirpiklerinde hep iki soytarı damla
    Ağlama,gülerek..

    Gün,akşam belasında,darda..

    Karınca kararınca..
    Kargaşaların kar başlangıcında..
    Yani kış anladığınca..

    Karınca zararınca..
    Ağustos böceğinin sazı,ağzımda..

    Karım'ca kararınca..
    Yani namus,sus,pus..
    Sahiplenmeler de varlığınca..

    Yalnız,yalnızken
    Yalnız,yalnızlığın içindeyken
    Yalnız kalma bahanelerinde
    Sebep,


    SEN..


    Karınca yararınca..
    Dişlerim kırıldı yalnızlığın izbe vuruşlarında..
    Sonra,düşlerimde kırıldı konuşmaya hazır çatlaklıklarda..

    Yani bir bakıma dişlerimi söken düşlerimi de söktü,
    Döktü..

    Bir dörtlük yazılacak kadar dar bir göktü
    Sığdırılmamak üzere daraltılmış,ümüğü soluğu sıkılmış,bıkılmış..

    Yani,anlat demekle başlayan ve anlattıkça anlaşılmaz hale gelmelerde
    Her an sonradan sonra olup,kalışında bir önceki beriye..

    Deliyim,aklına
    Deriyim,etinin üstündeki saklına..
    Derim yinede;
    Derdiklerini dürmeden ve demeden soka soka gözbebem'e..

    Dinlerim..

    Yirmilik düşlerim çürüdü
    Yirmilik düşlerimde apse
    Yirmilik düşlerime düşürülmüş bir hapse dayandı,


    SEN..


    Çok daha uzun gecelerde
    Çok daha uzak hecelerle
    Uzatırsak daha da yazarım
    Uzatmayalım..

    Uzatmalardayım..

    Sesimin ateşi çıktı,
    Ağzımda adın,havale..

    Sessizliğim sıtmalarda..
    Yani nevalesi sağlam bir taşıma bu benden sana doğru nakli maneviyatlarda..

    Önce,ellerimde üşüdüm ve düşürdüm adını
    Kar'ınca soğuğunca..

    Sonra,
    Sonrasız..
    Sonsuz
    Soluksuz
    Boğmacalardaki bulmacalarda;

    Yukarından aşağıya





    H
    A
    R
    F
    S
    İ
    Z





    Daha mı?

    Yaşamadan anlatamam ki daha sonramı..
    Emre Gökçe
     

Sayfayı Paylaş