1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yemek Bağımlılığı

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve dderya tarafından 12 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.329
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    -‘’Kendimi bildim bileli diyete başlıyorum… Yemek yemek için hep bir bahanem var … ‘’Bu sefer de yiyeceğim, sonra yemeyeceğim’’ diyerek yemeye başlıyorum… Aklımda hep ‘’ yemek yiyen de ölüyor, yemeyen de’’ düşüncesi var… Yedikçe kilo alıyorum kendime güvenimi kaybediyorum. Yerimden kalkmak istemiyorum. Çünkü kilolarımla göze batıyorum. Daha da içime kapanıyorum…’’
    -‘’Yersem mutlu olurum.’’
    -‘’Yersem rahatlarım.’’
    -‘’Eşimle problemlerim var ; ona her kızdığımda kendimi buzdolabının önünde buluyorum.
    -‘’Çocuğum yaşıtlarından farklı.. Dikkat eksikliği var..Dersleri konusunda sürekli onu azarlıyorum ve bundan utanıyorum. Kendimi yemek yerken buluyorum..’’
    -‘’10 yıl önce eşimden ayrıldım… Halen ondan nefret ediyorum.. Onun evlenip, mutlu olduğunu hatırladıkça yiyorum.. Her yıl daha fazla şiştim. İki yıldır kilolarımdan dolayı insan içine çıkamaz oldum…’’
    -‘’Öğle yemeğine çıktık arkadaşlarla… Hırsımı alamadım, ofise dönüp biraz da orada yedim.’’
    -Sürekli ‘‘Ben bunu hak edecek ne yaptım? Diye soruyorum kendime. Herkes hayatından memnun, bense değilim…İşte bunu aşamıyorum ve sadece yemek beni rahatlatıyor…’’

    Yemek bağımlılığı tanımı nasıl ortaya çıkmıştır? Diğer bağımlılıklarla yemek bağımlılığın ilişkisi nedir ?
    Bağımlılık, çoğumuzun bildiği gibi biyo-psiko-sosyal kökenli kronik bir hastalıktır.Alkol,madde, internet, seks, insan gibi yemek bağımlılığı da bağımlılığın bir çeşididir.Madde bağımlısının eroin, alkol bağımlısının alkol düşünmesi gibi yemek bağımlısı da sürekli yemeği düşünür ve yemeği, duygularını düzeltmek için suçluluk- pişmanlık-utanç duyar. Bu durumun yarattığı duyguları bastırmak için tekrardan yemek yer. Böylece bir kısır döngü içine girer.Yemek, vücut ölçülerini, sağlığını, mutluluğunu, ilişkilerini veya günlük faaliyetlerini etkileyecek ölçüde zihnini meşgul etmeye başlar.

    Yemek bağımlısı olan kişi, duygusal ihtiyacına göre, aç olmadığı halde yemek yemeyi tercih eder. Kişinin duygusal durumuna bağlı olarak kişi yemek tercihini yapar. Mesela ; kişi o an rahatlamaya ya da sakinleşmeye ihtiyacı varsa hamur işi tarzı gıdaları ya da harekete geçmek istiyorsa şekerli gıdaları tercih eder.
    Yemek bağımlılığı ile yeme bozukluğu arasında nasıl bir ilişki vardır ?

    Her yeme bozukluğuna sahip kişi kesinlikle yeme bağımlısıdır fakat her yemek bağımlısı yeme bozukluğuna sahip değildir. Yani aşırı yemek yeme, yemek yedikten sonra ilaç kullanarak ya da kusarak bağırsakları boşaltma, gizli yemek yeme, kompulsif bir şekilde yemek yeme gibi alışkanlıklarınız varsa yeme bozukluğu olan birisiyle benzer davranışlar sergiliyosunuzdur. Yeme bağımlılığı semptomları olan bu davranışlar, belirli bir safhadan sonra yeme bozukluğuna dönüşebilir.( Bunlar obezite, blumia ve anoreksia)

    Yemek bağımlısının ruhsal dünyası nasıldır ?
    Yemek yeme, yeme bağımlıları için hayatla mücadele etme yöntemidir. Çoğunlukla yemek yeme kişinin özlediği eğlenceyi, neşeyi, rahatlığı ve aşkı sağlar.Diğer taraftan yemek yeme kişinin stresle baş edebilmesine, yüzleşmesi zor olan korkularının ve diğer acılarının üstesinden gelebilmesine yardım eder. Kişinin yemek yeme için sürekli bahanesi vardır. Yani her zaman ‘’üzüldüm yedim, sevindim yedim’’ modundadır.Kısacası, yemek bağımlısı olan kişi içinde ki duygusal boşluğu yeme eylemi ile doldurur, böylece ruhsal dünyasının ihtiyaçlarını gidermek yerine sadece duygularını bastırır.

    Duygusal boşluktan kastedilen nedir ?
    Bir danışmanımın kendi ifadesiyle, ‘’yemek bağımlılığı kavramını ilk duydugumda , yemek bağımlılığın nedeni olarak gösterilen ‘’içinde ki duygusal boşluğu yemek yiyerek doldurma eylemi ‘’ benim için hiçbir anlam taşımayan bir ifade olmaktan öteye gidemedi….Şimdi ise ne zaman duygusal boşlukta olduğumu biliyorum;

    Özlediğimde
    İstediğim gerçekleşmediğinde
    Kimse benimle ilgilenmediğinde
    Başarısız olduğumda
    Her şey tamam gibi görünürken yaşadığım duygusal açlığı hissettiğim zamanlarda
    Duygusal bir paylaşım yaşamak istediğimde
    Sevgilim olmasını istediğimde
    Kimseye kendimi ifade edemediğimi düşündüğümde
    Susmam gerektiğinde
    Yalnız kaldığımda
    Kalabalıklar içinde yalnız olduğumu hissettiğimde…vs
    Eğer bu durumlarda yemek yemezsem, özellikle tercih maddem karbonhidrat olduğu için, sakinleştiriciye duyduğum ihtiyacı karşılayamazsam, inanılmaz sinirli gergin, mutsuz, olumsuz, suratsız, memnuniyetsiz bir insan haline dönüşüyordum ‘’

    Yemek bağımlılığında yeme davranışı nasıldır ?
    Bazı kişiler, aç olmadığı halde takıntılı şekilde, aşırı derecede yemek yer. Bu kişiler genelde içlerinde ki boşluğu doldurmak için yerler. Uğraştıkları problemler, baş ettikleri stres ve gizledikleri duygular konusunda yemek yeme onlara yardım eder. Yemek bağımlılığına sahip olan kişiler çoğunlukla, kendilerine sürekli gerçekçi olmayan hedefler koyarla ve bu hedefe ulaşamadıklarında strese girip tekrar yemek yerler. Bazı yemek bağımlıları ise, yemek yemeleri gerektiği için yemeğe başlarlar fakat daha sonra kendilerini durduramazlar. Kısa bir zamanda aşırı gıdayı tükettikten sonra kendilerini iğrenç hissederler ve depresif duygulara kapılırlar. Bu yeme davranışının temelinde de ‘’içinde ki duygusal boşlukla’’ yemek yiyerek baş etmeye çalışma vardır. Çünkü bu kişiler , stresle yalnızlıkla ve diğer duygularla baş edemeyeceklerini düşünürler.Gerçekte de bu kişilerin stresle baş etme kapasiteleri düşük olabilir. Bu kişiler her acı karşısında yemek yiyerek duygularını ve yetersizliklerini bastırdıkları için, yemek yemedikleri zamanlarda daha önceden bu duygular ortaya çıktığında nasıl baş edeceklerini öğrenemediklerinden ne yapacaklarını bilemezler.Bu yüzden bağımlılık danışmanı ya da terapistten yardım almaları çok önemlidir.

    Yemek bağımlılığına sahip diğer bir grup ise, aşırı yemek yiyenlerden oluşur ve bunlar daha sonrasında ne yediklerini hatırlamazlar.Bu kişiler bir oturuşta anormal ölçüde yemek tüketirler.Doygun olma noktasını geçip, fiziksel rahatsızlığa neden olacak şekilde yerler. Bu durumu kontrol edemezler. Fiziksel rahatsızlığa ek olarak ,aşırı yedikten sonra acı çekerler. Suçluluk ve utanç duyusu bu kişilerin yemek ile ilgili problemlerini aile ve arkadaşlarından saklamalarına yol açar ve bu yüzden tek başlarına yediklerinde yemeği abartırlar. Bazı yemek bağımlıları kendileri hakkında düşünceleri ve vücütları hakkında hissettikleri yüzünden sosyal faaliyetlere katılmamayı tercih ederler.Bu da onların toplumdan izole olmalarına yol açar. Bu kişiler genellikle depresyon anksiyete ve güvensizlik gösterirler.

    Kadın-erkek arasında dağılım
    Geçmişte alkolizm sadece erkeklere ait bir hastalık olarak düşünüldüğü gibi yeme bağımlılığı da genelde kadınlara ait bir hastalık olarak düşünülür. Peki , erkeklerin de yemek yeme problemleri olduğu bu kadar açıkken neden sadece kadınların sesi duyulur?

    Büyüme döneminde aileler tarafından erkek çocuklara, duygularını göstermenin güçsüzlük ifade ettiği, bu yüzden duygularını ifade etmemeleri gerektiği öğretilir.Çoğunlukla fiziksel ya da duygusal anlamda ‘’kız gibi ağlamamaları adam gibi olmaları’’ söylenir. Böylece erkekler güçlü olmaktan ziyade güçlü görünmeye ve kendi problemleriyle kendileri uğraşmaya çalışırlar.Fakat erkekler de aynı kızlar gibi ergenlik dönemlerinde ve hayatlarının diğer aşamalarında zor zaman geçirirler ve doğal olarak yardıma ihtiyaç duyarlar. Hissettikleri yetersizlik ve çaresizliği bastırmaya çalışan ergen ve erişkin erkekler aynı kadınlar gibi yemeyi hayatla mücadele etmek için kullanmayı öğrenirler. Bu kişiler yeme bağımlılığının temelinde yatan ve öz güven eksikliğine neden olan duygusal, fiziksel ya da cinsel istismara dayalı problemler veya depresyonlar yaşayabilirler. Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı erkeklerin bu bağımlılıkla kadınlar gibi açık bir şekilde baş etmeleri zordur. Eskiden erkekler üzerinde kadınlar gibi zayıf formda olmaları konusunda toplumsal bir baskı yoktu. Bu yüzden obsesyonlar erkekler arasında güçlü birer fenomen değildi. Zaman değişti, gerek medya gerek içinde bulunduğumuz sosyal yaşantı; erkeklerin de sağlıklarını zindeliklerini ve görüşlerini düşünmelerini gerektiriyor. Bu da kilo konusunda aslında erkeklerin de sıkıntı yaşadığı ve toplumsal baskı yüzünden seslerinin çıkmadığını gösteriyor.

    YEMEK BAĞIMLISI KİŞİLERE ÖRNEKLER

    Yemek bağımlılarının belirli bir profili yoktur. Yeme bağımlısı ;

    *Sürekli diyet yapan, fakat bu diyeti uygulamayan aşırı kilolu kadın,
    *Zihni sürekli yemekle meşgul olduğu halde, şişmanlamaktan korktuğu için hiçbir zaman yeterince beslenemeyen zayıf kadın,
    *İçinde ki stresle baş edebilmek için tüm gün boyunca azar azar yedikten sonra, aksam yemeğinde çift porsiyon yiyen, çalışan bir kişi
    *Tüm gün istediği yemeği hayal edip, iş yerinde hiçbir şey yemeyip, eve geldiğinde tabak dolusu yiyen kişi,
    *Tüm hafta TV izlemek dışında yapacak bir şeyi olmayan ve paket paket cips tüketen yalnız bir genç,
    *Sevmediği bir işte çalışan ve sürekli atıştıran bir kişi,
    *Çocuklarına gürültü yaptıkları için ya da ders çalışamadıkları için bağıran ve bu sebepten suçluluk ve pişmanlık duyan bir anne,
    *Boşandığı halde eski kocasına kızgınlığı hala geçmeyen ve bu yüzden aşırı yemek yiyen bir kadın
    *Kompulsif bir şekilde yemek yedikten sonra düzenli kusarak ya da müshil kullanarak yediklerini çıkartan bir blumia hastası,
    *Bazı araştırmacıların gizli anorektik dediği klinik olarak teşhis edilemeyecek derecede aç kalan bir genç,
    *Kendini tatlı ile arası iyi olan biri olarak gören ya da yemekten hoşlanan bir kişi,
    *Gün boyunca sık sık yemeği düşünen, belirli tip gıdalara karşı ara ara fiziksel açlık hisseden bir kişi,
    *Zamanın yarısını sağlıksız şeyleri aşırı yiyerek geçiren bir ergen olabilir.
    *Örnekler daha da çoğaltılabilir.

    YEMEKLE ‘’SAĞLIKLI’’ BİR İLİŞKİ

    *Acıktığında yemek yeme
    *Doyduğunda durabilme
    *Utanmadan yiyebilme
    *Yaşamak için yemek yeme ( yemek için yaşamama )
    *Yemek konusunda takıntılı olmama
    *Yemek yerken şuçlu hissetmeme
    *Gizleyerek yemek yememe

    YEMEKLE ’’SAĞLIKSIZ’’ BİR İLİŞKİ

    *Takıntılı yemek yeme(dürtüsel )
    *Aşırı yemek yeme (doymama )
    *Yemek konusunda takıntılı olma
    *Gizli yemek yeme
    *Yemek yerken kontrolden çıktığı hissine kapılma
    *Duyguları dondurmak için yemek yeme
    *Aç olmadan da yemek yeme
    *Doyduğunu hissettikten sonra da yemek yemeye devam etme

    Psikolog Hilal İNAN
     

Sayfayı Paylaş