1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yemin Bozmak

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Suskun tarafından 11 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Yemin Bozmak


    Kur`an`a el basarak yemin etmek, sonra da bozmak günah mı?

    Böyle yemin edip bozan birisi nasıl kefaret ödeyecektir?`

    En iyisi, dilimizi yemine alıştırmamaktır. Fakat her hal ve şartta yeminle ilgili dini hükümleri bilmemizde yarar vardır. Bilmeden yanlış yere yaptığımız yeminleri, sonradan doğrusunu öğrendiğimizde bozarak kefaretini ödemek daha doğrudur.
    Mesela falanca kişiyle hiç konuşmayacağım diye yemin eden birisi, öfkenin gayzı ve garazı dindikten sonra mutlaka barıştırılmalı, yaptığı yemin için ise kefaret yolu gösterilmelidir. Çünkü Müslüman`ın Müslüman`a dargın durması gibi bir günaha, yemin yüzünden ölünceye kadar değil, bir gün bile katlanılmaz. Katlanılırsa daha büyük bir günah işlenmiş olur.
    Gerek geçmişe dönük haberlerle ilgili yalan yere bilerek yapılan yeminler için, gerekse geleceğe dönük akit ve sözleşmelerle ilgili yalan yere bilerek yapılan yeminler için kefaret ödemek Allah`ın emridir, yani farzdır. Bu tür yeminlerle eğer birisine zarar vermişsek ve bir kul hakkını ihlal etmişsek, yapmamız gereken işler daha da girift haline gelir. Bu durumda:
    a) Önce, zararı telafi etmeli ve kul hakkını ortadan kaldırmalıyız.
    b) Sonra, hakkını ihlal ettiğimiz kişiden helallik istemeliyiz.
    c) Daha sonra yalan yere yemin ettiğimiz için Cenab-ı Allah`a tövbe ve istiğfar etmeliyiz.
    d) Son olarak da, yaptığımız yeminle ilgili söz konusu kefareti ödemeliyiz.
    Kefaretleri hükme bağlayan ayet şöyledir: `Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefareti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek yahut onları giydirmek yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamayan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin kefareti işte budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin). Allah size ayetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz!
    Ayetin açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere; yalan yere yapılan her bir yemin için öncelikle:
    1- On fakiri yedirmek,
    2- On fakiri giydirmek,
    3- Mü`min bir köle azad etmek şıklarından herhangi birisi tercih edilir.
    Eğer bunları yapmaya imkan bulunamaz veya bunlara güç yetirilemezse, yalan yere yapılan her bir yemin için üç gün oruç tutulur.
    Bilerek yalan yere yapılan her bir yemin için ayrı ayrı olmak üzere aynı işlemler tekrar edilir ve her birinin kefareti ayrıca verilir. Çünkü her bir yalan yemin ayrı bir suç unsuru taşır ve ayrı bir günah konusunu teşkil eder. Yaptığı yeminin sayısını hatırlayamazsa, galip tahminine göre hareket eder.
    Her bir yemini için on fakiri doyuran veya giydiren veya köle azad eden kimsenin, bundan başka oruç tutmak gibi bir yükümlülüğü yoktur. On fakiri doyurmaya, giydirmeye veya köle azad etmeye güç yetiremediği için zorunlu olarak oruç tutmayı tercih eden kimsenin de, `fakir doyurmak veya giydirmek` yükümlülüğü yoktur. Çünkü zaten kendisi de fakirdir.
    Yukarıda ifade ettiğimiz gibi, yemin eğer bir farzı terk etmeye, Müslümanlar arası barışı bozmaya, Müslümanların zararına, bir musibetin gelmesine veya bir menfaatin engellenmesine sebep olacak şekilde yapılmışsa; yemin bozulur, yani yemine uyulmaz ve yapılan yemin için kefaret verilir.
    Mesela, `Seni Pazartesi günü işe almayacağım` diye yemin eden birisi, arkadaşı eğer bu yeminin sonucundan zarar görecekse yeminini bozar, arkadaşının iş düzenini bozmaz, arkadaşını işe alır. Kendisi de yaptığı yeminin kefaretini öder. Böylece hem arkadaşına zarar vermekten kurtulmuş olur, hem de işi ibadete bağlamış olur, ibadet sevabı almış olur.
    Çünkü yeminin kefaretini ödemek bir tür ibadettir. Nitekim Cenab-ı Hak: `Allah adına yaptığınız yeminleri iyilik etmenize, günahtan sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah işitir ve bilir` buyurmuştur.
     

Sayfayı Paylaş