1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yer Şekilleri ve Biyoçeşitlilik

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve BeReNN tarafından 20 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    [h=2]yer şekilleri biyoçeşitliliği nasıl etkiler - coğrafi şartların değişmesi - canlıların dağılışını etkileyen coğrafi faktörler[/h]
    Yapılan araştırmalar, canlıların toprak yüzeyinden yaklaşık 10 m derinliğe ve 120 m yüksekliğe kadar yaşayabildiklerini göstermiştir. Deniz ve göllerde de canlıların büyük bir bölümü su yüzeyine yakın tabaka ( ilk 200 m ) içinde yaşamaktadır.
    Canlı türleri kendi yaşam şartlarına uygun alanlarda yayılış gösterir.

    Coğrafi şartların değişmesi durumunda canlı türleri yeni ortama uyum sağlar ya da uygun yaşam koşullarının olduğu ortamlara göç eder. Göç edemeyen ve yeni ortama uyum sağlayamayan canlı türlerinin nesli önce azalır sonra da yok olur.
    Benzer bitki ve hayvan topluluklarını barındıran bölgelere “biyom” adı verilir. Her biyomun kendine özgü bitki ve hayvan türleri vardır. Karasal biyomlar, genellikle orada hâkim olan bitki örtüsüne göre, su biyomları ise suyun özelliklerine göre ( tatlı su - tuzlu su ) sınıflandırılır.

    [​IMG]

    1. Fiziki Faktörler:

    a. İklim: Bitkilerin gelişmesi ve büyümesi için belirli bir sıcaklığa ihtiyaç vardır. Birçok bitki türü için sınırlayıcı en alt ve en üst
    sıcaklık -40 °C ile +40 °C arasındadır. Bitkiler, farklı sıcaklık isteklerine bağlı olarak ekvatordan kutuplara doğru sıralanmıştır. Su, bitkiler için hayati önem taşır. Bu nedenle yeryüzünün kurak ve yarı kurak sahalarında bitki örtüsünün sık olmadığı görülür.
    *** NOT: ( Sıcaklığın ve yağışın az olduğu bölgelerde Biyoçeşitlilik az olmaktadır. Örnek: Kutup Biyomu. Sıcaklığın ve yağışın fazla olduğu bölgelerde Biyoçeşitlilik zengin olmaktadır. Örnek: Tropikal Yağmur Ormanları Biyomu. )

    b. Yer Şekilleri: Yeryüzündeki önemli dağ sıralarının yakın bölgeler arasında meydana getirdiği iklim farklılığı canlı
    yaşamı üzerinde de çeşitliliklere neden olmuştur. Dağların denize bakan yamaçlarında ılıman iklim şartlarına bağlı olarak tür çeşitliliği fazla iken iç kesimlerde azdır. Örneğin, Toroslar ve Kuzey Anadolu Sıradağlarının kuzey ve güney kesimleri farklı bitki türlerinin yayıldığı önemli jeomorfolojik birimlerdir.
    Kara ve denizlerin dağılımı, canlıların yeryüzüne yayılışını etkiler. Denizler karalarda yaşayan canlılar için, karalar ise denizlerde yaşayan canlılar için yayılmaya engeldir.
    Yerşekillerindeki değişiklikler canlıların dağılışı etkiler; Örnek: Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı açıldıktan sonra Akdeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu arasında bitki ve hayvan türü geçişleri olmuştur.

    c. Toprak: Bitki ve hayvanlar yaşamak için toprağa ihtiyaç duyar. Toprağın fiziksel yapısı, kimyasal özellikleri,nem, sıcaklık ve canlı organizmalar bitki ve hayvanların yaşam alanı seçiminde etkili olur. Örnek: Salyangozlar, kireçli toprakların olduğu alanlarda yoğunluk gösterirken volkanik toprakların bulunduğu yerde sayıları azalır. Tuzlu topraklara uyum sağlamış bitkiler diğer topraklarda görülmez.


    2. Biyolojik Faktörler:

    İnsan: Biyolojik çeşitliliği tehdit eden insan kaynaklı birçok faktör vardır. İnsan, endüstriyel ve tarımsal faaliyetlerle çevresini önemli ölçüde değiştirir. Bu değişiklikler de yeryüzündeki canlıların yaşam alanını etkiler. İçinde bulunduğumuz yüzyılda dünya nüfusunun hızla artması, sanayi ve teknolojideki gelişmeler ekosistemdeki tür kayıplarını oldukça arttırmıştır.
    Yapılan araştırmalarda günümüzdeki tür kayıplarının geçmişe göre 1000 ila 10 bin kat fazla olduğu belirtilmektedir. Nüfus artışına bağlı olarak şehirlerin yayılım alanlarının gittikçe genişlemesi birçok canlı türünün yaşadığı çevreyi daraltmış ya da yok etmiştir. Örneğin, serçe genellikle insanların yaşadığı yerlerde bulunan bir kuş türüdür, eskiden tahılla beslenirken günümüzde değişen şartlara göre çok farklı besinler yemeye alışmıştır.

    3. Paleocoğrafya:

    a. Kıtaların kayması: Kıtalarda ve iklimlerde meydana gelen değişiklikler, canlıların yeryüzüne dağılışını önemli ölçüde etkiler. Yeryüzünde, tek büyük kara parçası olan Pangea'dan bugünkü görünümünü alana kadar geçen süre boyunca kara ve denizlerin dağılışında büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Kıtaların yaklaşması ya da uzaklaşması bitki ve hayvanların göç yollarının değişmesine, daha önce bir arada bulunmayan türlerin birbirleriyle karşılaşarak etkileşimlerine neden olmuştur.

    b. İklim değişiklikleri: İklim değişiklikleri bazı türlerin yok olmasında, bazı türlerin çevreye uyum sağlamasında veya göç
    etmesinde önemli bir etkendir.
    İklim değişikliğine bağlı olarak deniz seviyesinde meydana gelen değişimler, kıyılarda yaşayan bazı türlerin kitlesel olarak yok olmasına neden olmuştur.
    Buzul Çağlarında buzulların kapladığı alanlar genişlediği için kara hayvanlarının yeryüzünde yayılış alanları daralmıştır.
    Su seviyesindeki değişiklikler, okyanuslardaki habitatların* ya tümüyle yok olmasına ya da azalmasına neden olmuştur.

    *Habitat: Bir organizmanın yaşadığı ve geliştiği yere denir. Habitat, bir okyanus ya da bir çayırlık kadar büyük olabileceği gibi, çürümüş bir ağaç kütüğünün altı ya da bir böceğin bağırsağı kadar küçük de olabilir.

    alıntı
     

Sayfayı Paylaş