1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yeraltı Edebiyatı Üzerine..

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve dderya tarafından 22 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.333
    Beğenileri:
    7.519
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    102 ÇTL
    Yeraltı Edebiyatını Bilir Misiniz?
    Yazar: Ebru Eğinlioğlu

    Ne demiştim geçen yazımda?
    Nihat Doğan gibi kendimi çok yönlü bir kişilik olarak algılatacak olursak ; Biz bir gazeteci ve internet yazarı olarak, üzerimize düşen görevleri yapmaya çalıştık,
    yani güzel yurdumuzda kötüye giden işleri kıyasıya eleştirdik ama kimseye hakaret etmeden ve rencide edici sözler sarf etmeden….
    Artık insanlar biraz apolitik olsun ve gündemin ağırlığından, sıkıntısından biraz kurtulsun, pozitif enerji depolasın.. Belki de buna en çok benim ihtiyacım vardır diye…

    Her neyse bu gün bir kitaptan ve onun yazarından, kitaptaki kahramanın hikayesinden bahsedeceğim…

    Efendim kitabın adı Aktör. Yazarı Oktay Güzeloğlu, türü ; Roman…
    Dedikten sonra kitabın konusuna gelince, son derece tartışmaya açık bir konu, çünkü yeraltı edebiyatı tabir edilen, sıra dışı, kuraldışı, ezber bozan bir öyküsü var.
    İki defa bir hayat kadınına aşık olan parasız, çulsuz, tiyatrocu bir adamın hayatını anlatıyor….
    Bu bir marifet değil diyeceksiniz.
    Haklısınız, eğer öyle derseniz.
    Ama ben de diyeceğim ki; Peki duygularını, toplum baskısının ve değer yargılarının üzerinde tutan bir yürek alkışı hak etmiyor mu?
    Her ne kadar çok da tercih edilir bir durum olmasa da….
    Biraz şekilcilikten, maddecilikten sıyrılmak gerekiyor bu duyguları yaşamak için, hele ki Türkiye gibi, birlikte nikahsız yaşamanın bile ‘ fuhuş’ sayıldığı bir ülkede
    yaşıyorsanız. Diğer taraftan bakınca, sevmeden, mantık evliliği ya da görücü usulü ile bir evlilik yapmışsanız bu ayıp sayılmaz, kabul görür bizim toplumda.
    Biz biraz duygularımızı bastıran bir kültürden geliyoruz.
    Mantığımızı duygularımızın önünde tutuyoruz, bu da bize
    toplumda kabul görür olmayı sağlıyor. Bu durum ne kadar
    mutluluk vericidir, o da kişiden kişiye değişir tabii….
    Oktay Güzeloğlu isimli yazarın diğer kitabı da ‘ Sokak Mobilyaları’ idi. Bence o da muhteşemdi. O kitapta büyük kitapçılarda bulunmuyor, Beyoğlu’ nun bohem pasajları ya da sahaf kitapçılarında rastlayabiliyorsunuz. Bulmak için biraz emek sarf etmek lazım. O da daha bir keyifli oluyor. O kitapta da, Beyoğlu’ nda hızlı hızlı geçip giderken birden bire karşımıza çıkan Beyoğlu’ nun evsiz, barksız insanlarının, bir nevi sembollerinin hayat öykülerini nereden gelip, nasıl sokaklara düştüklerini, yaşamlarını nasıl sürdürdüklerini anlatan röportajlardan okuyorsunuz. Bence çok enteresan…. Orada da ancak günü kurtaran, anlık yaşayan insanların dokunaklı yaşamlarına giriyorsunuz….
    İki kitabı da tavsiye ediyorum. Eğer bu yeraltı edebiyatı dedikleri şey ne menem şeymiş, yoksa mafyözik demek miyimiş, ne demekmiş falan derseniz, alın bir göz gezdirin derim.
    Şu gün içinde olduğumuz farklı bir dünyanın ve hayatların içine gireceğinizi garanti ederim…
     
    Son düzenleme: 3 Ağustos 2014
    Nevermore* bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş