Yeraltı Sinemasında Oynayamayan Film..

...SAKLI CeNNeT__

♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥
Katılım
6 Tem 2011
Mesajlar
16,299
Beğeniler
84
Şehir
♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
#1






Benim, bildiğiniz bir burcum yok
ve yükselenim örümcek ağı
kadın sırtından yapılmış avuç içlerim
hpynogaja vadisinde affetmişim seni

Sen
ters kaşık misali, kaşığı çayla karıştıran
içindeki şekerde karınca besleyen udi bir cehennem türküsüsün
ağzı örümcek kokan adamların sırtındaki irin,
kişneyen atların tek güvencesisin
böyle çekip gidebilirsin
ve böyle masanın üstünde ölü zebralara göğüs ucundan süt vererek
beni ehlileştirebilirsin
benim kalbimde beliren simsiyah bir egzamasın
hayır bu korku kesinlikle İç Anadolu bölgesine ait değil
tamam gidebilirsin,
hayır bu nutuk tutulması bu gece net görülemeyecek, beklemeyin
bir kaç bulut kapatacak önünü.
Sen; ağzımın kenarında yara yapmış bir uçuksun
ve hiç bir rüya gönlümü alamaz artık,


bir şırınganın iç çekişisin sen ve bir hastanın kendi beyin ameliyatına kimseyi almamasısın
doktorlar dahil.
tek kişilik konser, tek gecelik ölü,
tek mermisi ve on kafası olan Rimbaud'un gölgesisin.
hayır alakası yok senle, kenevir tohumlarının
sende biten başka birşey
asla toprağın kaldıramayacağı
cenaze töreninde kaybedilen bir ölüsün
ve yakılan ağıdın zorluk çıkaran uyağının
uyluk kemiğine iliştirilmesisin
aman kimse ilişmesin
bu gece; Afrika'daki ölü çocuklardan sana Tanrı yapacağım
ve ete bürünecek Aşk,
sonra
radyasyona uğramış her sevgili gibi bizde
sakat bırakacağız birbirimizi
ve tayini bir türlü çıkmayan evde kalmış melekler
çıkaracak vinçle kırmızı ve sıcacık bir morgtan otopsimizi....


Ben;
Karnım Ağrılı
ama ben İstanbul'lu olduğumu iddia ediyorum
belimden çekilen suyu,ananem okumadan içemeyen,
çölde unutulmuş bir aynayım
ağzının tam ortasında açan kaktüs,
yağlı ilmiğini kendi tahsis eden, ölüm orucunu ölerek bozacak kadar aptalım
abdalın önünde diz çökmüş,kendi yanağımı öpen biriyim
verilen öğüt ile alınan nasihat arasında genleriyle oynanmış sivil ayıbım,
yavaşça pili biten el feneriyim
bir kere gözlerini göreceğim diye, ışığı tavana tutamayacak kadar vakti olmayan
madende unutulmuş bir kavimim
ve bana inen son vahiy, steteskop
belkide beni sevdiğini söylemeye ağzı yetmeyen
terkedilmiş çingene makamısın,ben'in içinde
ve benim içinde kolay değil
seni sevdiğim an, makamından ayrılan bıçağın
kendini ölü şairler divanında kutsadıktan sonra
boğazıma dayanması
ve kanın o sersemletici gölgesinde
içtiğim terinin,annemin başağrılarına iyi gelmesi..


Biz mi
Onuda söyleyeyim


Portakal yağının bile affedemeyeceği iki ağrıydık
senin daha çok dişine vuran
benim beynime,
yeraltı sinemasında bir türlü gişe alamayan filmdik
yalnız senin gülüşün çok güzeldi
en azından sırf bunun için bile oynamalıydık....




Requiem
ALINTI..
 
Top