1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yetim Yalnızlığım/ Yalnızlığın ardındaki Ölüm..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 9 Eylül 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL




    Suskunluğum
    yine bürünmüş, katran karası elbisesine,
    ölümün son damlalarıyla öperken
    gece kokulu yalnızlığımdan
    varlığını unuttuğum kelimelerimle
    eskitiyorum bu şehrin
    çıkmayan sokaklarındaki
    ölümsüz hasretimi.


    Dirilir içimdeki uyumayan ses,
    sancılarla
    söktüm inancımdan harfleri
    gökyüzünü tutmaya çalıştım
    ezik avuçlarımda,


    Ve seni yazan her harf can buluyor
    dudaklarımda,
    küsüyorlar bana
    uzakta olsa da ölüm dün gibi
    kulaklarımda,


    Cesedim ismini ezmişken
    kirleniyor dilimdeki adın
    çamura bandırıp yaralarımı
    gömüyorum içimdeki
    o susmayan küçük kız çocuğuna
    boynu bükük gölgelerimle ,çiz beni sonsuzluğa,
    yakama yapıştı yine ölüm,
    Azrail yine aç ve ben yine belalardayım,


    Gizlenirim karanlık gecelerin koynuna,
    yine adını kusan bos sokaklar yanı başımda,
    söküp bir mezar taşı
    içimdeki serçelerin gözüne
    gömüyorum aşkı
    ve yarısı yanık yüreğimi…


    Yüzüme saplanan yalnızlık
    ve hıçkırıklar
    içimde doğmayan umutlar,
    yoksul parmaklarımda
    cam kırık sevdalar.


    Yusuf yüzlü yalnızlığım yine,
    kör kelimelerimle
    keserler parçalarımı,
    yokluğunda her bir
    kuyuyu tapınak yaptım,
    gecelerin arsızlığında,
    mülteci yalnızlıklarıma sığındım.


    Beynimden kan damlıyor sensizliğin siluetine,
    eskimeyen gülüşlerimle,
    basıyorum bir mayın tarlasına
    ve her bir umudum parçalanıyor
    gecenin kekeleyen mısralarında


    Yalnızlık pusu kurmuş yanan köprülerde,
    namusunu kaybeden çocuklar gibi kinim sensizliğe,
    asil sancılara karışıp bedenim alev alıyor
    ve kinim gölge düşürüyor yanan gözbebeklerindeki
    ölümün ninnisine


    Gecenin ortasına saplanır haykırışlarım,
    isyanlarım şahit bir tek yalnızlığıma
    bana bıraktığı hançer izlerine,
    içimdeki renkler solarken
    değiştiriyor benliğim bin bir çeşit isimlere


    Hâlâ yaşıyor adın dudaklarımda,
    acılar nöbet tutuyorlar kâbuslarımda,
    her bir zerremle birlikte eskiyor ve küçülüyorum,
    bitiyorum heyhat yalnızlığınla
    sonsuzlukta d/üşüyorum, yürüyorum


    Acılar ki yalnızlığımın her gece
    doğuşlarına müjde!
    kıyametlerime bir gölge düşer,
    beşiğime verilen bir hüzün
    ve efkâr,
    yine sabah küsmüş yarınlara.
    güneş yine doğmamış
    yıkık bakışlarıma


    Yamalı ceplerimde
    sana yazılan bir kaç cümle


    Dudaklarında rehin kaldım,
    sisler içinde bir ağıt kulağımda,
    avucumun içindeki kokunu salıyorum
    ve tüm şehir sen oluyor.


    ama ben;


    ama ben yine yetim!


    yalnızlığımla seyrediyorum
    bu şehrin gölgelerinde seni...
     

Sayfayı Paylaş