1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yılmaz Odabaşı - Vuslata Kalsın..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 10 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL
    I


    Heyhat
    yeniden
    ıskaladın
    vuslatı!

    Şimdi eyersiz atlar gibi özgür
    ve lânetli bir keder gibi
    uzak
    yağmurda…

    Çok dost olmasan,
    çok olmazdı düşmanların da!

    Çok galip gelmek istemesen,
    kim bilir böyle çok yenilmeyecektin.

    Çok gülmesen belki bir zaman,
    böyle öç almazdı hayat;
    ağlamazdın
    çok…

    Çok sevmesen,
    çok özlemezdin.
    Çok görmesen, bilmezdin;
    çok bilmesen çok acıtmazdı hayat….

    Çok gitmesen yollara;
    upuzun yollara,
    böyle çok olmazdı dönüşün…

    Bana öyle uzak durmasan,
    sana böyle yakın olmazdım.
    Yanmasam,
    kül
    kalmazdım…

    Şehvetin türküsü vuslata kalsın!


    II
    Uçurumlar eskisin, bırak
    ve şehvetin türküsü vuslata kalsın
    ki bu başıbozuk uğultuda mağlûp sesim,
    sesine varsın…

    Seni bana uzak kılan
    bu ıssız ve derin uçurumlar…
    Uçurumlar utansın!


    III
    Ama diner şehvet
    ve bir gün aşınır vuslat da.
    Bir okyanusa baka baka kalırız palamarlarda;
    kalırız, kuytularda… Sanki bir yalnız karınca
    kararınca kalırız solgun güz bahçelerine aşklar varınca…

    Ey kırık dal parçaları
    uzak
    yağmurda,
    şehvetin türküsü vuslata kalır
    ve yiter…

    Her hikâye biter;
    herkes yangınından külüne döner.
    Ve bir ihanettir ten bedende:
    Çekip gider… Çekip gider!

    Sonra kırık dal parçaları
    uzak
    yağmurda,
    bize benzerler…


    IV
    Hıçkırıkların
    kuytuluklara,

    sevincin
    kahrına,

    dönüşün
    yıllara kurban!

    Kalbin
    kabrine,

    dostluğun
    pusulara,

    yenilgin
    umuda kurban!

    Özlemim,
    özlemine kurban yâr,
    yangınım şimdi ben:

    Yangınım,
    bir kibrit çöpüne kurban!


    Yılmaz Odabaşı...​
     

Sayfayı Paylaş