1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

YiTiRMeLi Ne VaRSa BaŞLaMaLı YiNe YeNiDeN..!!

Konusu 'Aşk' forumundadır ve Hazangülü tarafından 21 Haziran 2007 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]

    Asarlar Beni


    Seni böyle sevdiğimi bilseler ASARLAR BENİ!!!

    Bir deniz fenerinin söndüğünü görürsün,

    Sis basar limanları,

    Evlerine çekilir gemiler...

    Seni böyle sevdiğimi bilseler ASARLAR BENİ!!!

    Önce bir güzel yokluğunu anlatırlar...

    Dudaklarım,

    Dudaklarım çatlayınca susuzluğuna,

    Sabah beş buçukta ipe çekerler...

    Seni böyle sevdiğimi bilemezler!

    Bİlselerde bilemezler!

    Gün doğar,

    Ay batar,

    Yer oynar yerinden...

    Duyamazlar

    DUYAMAZLAR!!!!!

    [​IMG]

    Seni koca bir yürekle sevdim

    Ben seni kocaman bir yürekle sevdim...Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.

    Sen damarlarımdaki kana karışıp , geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
    olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada
    kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay
    kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama
    faslı vardı, ne de ugurlama. O yüregin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar,
    kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek
    açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze
    bir yaprak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri
    düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu
    renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de
    denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da...
    Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim
    artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti
    bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin
    sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüsün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir
    şey olduğunu anladım seninle... Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve
    asamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa
    tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi
    hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme
    çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi
    eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o
    göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti
    beni. Durusunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını,
    kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim
    suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını
    sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime
    bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince
    tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam
    kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan
    neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
    Sevdim işte ötesi yok...

    Aylar Nasıl Geçiyor (sevgilim)

    [​IMG]
    Sevgilim,
    yetimim benim,

    aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken

    kapılar kapalı, dünya buzlu cam
    uyuşmuş gözlerimin önünde
    hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan

    ikimizin yerine dinliyorum
    sevdiğin şarkıları
    siyah tişörtünü giyiyorum yatarken
    gömleklerini, kazaklarını, kokunu
    senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken
    gün boyu elimde kahve fincanı

    kapıyı açmıyorum
    telefonlara çıkmıyorum
    başını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların

    Sevgilim,
    yetimim benim,
    nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata
    öldüğünden haberi yok fotoğraflarının
     
  2. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Yalnız Sen Değilsin Acı Çeken

    gelmediniz, ben hep sizi bekledim
    eksilen yanlarımla
    sizden saklı eskidim
    her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için
    gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani

    Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey
    yalnızca ufuklar yeniledim

    Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk
    her sevgiliyle biraz daha biraz daha
    sizden saklı eskidim

    [​IMG]

    Sen benim hiçbir şeyimsin

    Sen benim hiçbir şeyimsin

    Yazdıklarımdan çok daha az

    Hiç kimse misin bilmem ki nesin

    Lüzumundan fazla beyaz

    Sen benim hiçbir şeyimsin

    Varlığın yokluğun anlaşılmaz



    Galiba eski liman üzerindesin

    Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak

    Dudaklarınla cama çizdiğin

    En fazla sonbahar otellerinde

    Üniversiteli bir kız uykusu bulmak

    Yalnızlığı öldüresiye çirkin

    Sabaha karşı öldüresiye korkak

    Kulağı çabucak telefon zillerinde



    Sen benim hiçbir şeyimsin

    Hiçbir sevişmek yaşamışlığım

    Henüz boş bir roman sahifesinde

    Hiç kimse misin bilmem ki nesin

    Ne çok çığlıkların silemediği

    Zaten yok bir tren penceresinde



    Sen benim hiçbir şeyimsin

    Yabancı bir şarkı gibi yarım

    Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak

    Hiç kimse misin bilmem ki nesin

    Uykumun arasında çağırdığım

    Çocukluk sesimle ağlayarak

    Sen benim hiçbir şeyimsin
     
  3. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]
    Terkeden:..

    Kimdi kimdi kalan

    Giden mi suçludur herzaman?

    Ne zaman başlar ayrılıklar

    Dostluklar biter ne zaman

    Her geçen gün bir parça daha

    Aldı götürdü bizden

    Aynı kalmıyordu hiçbir şey

    Değişiyordu herşey

    kendiliğinden

    Artık çözülmüştü ellerimiz

    Artık bölünmüştü yüreğimiz

    Birimiz söylemeliydi bunu

    Ötekini incitmeden

    Kimdi giden kimdi kalan

    Aslında giden değil

    Kalandır terkeden

    Giden de bu yüzden gitmiştir zaten


    [​IMG]

    Dudak Payı

    Çay bardağında
    Bırakılan dudak payı
    Kadar bile
    Uzak kalamam
    Gözlerine

    Yakın olsun isterim
    Ellerime ellerin
    Yanındaki beton binaya
    Yaslanması gibi
    Köhne bir evin

    Seni bir çivi
    Gibi çaktım
    Çünkü beynime
    Ve toplayıp
    Bütün kerpetenleri
    Attım denize
     
  4. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]

    nutulmayanlar

    Biliyorum, unutamayacaksın!
    Ağır ağır geçecek mevsimler,
    Bir bir ağaracak saçının telleri
    Solacak albümde eski resimler.

    Beni hatırladıkça için ürperecek,
    Boşanan gözyaşlarını tutamıyacaksın.
    Boşuna zorlama kendini, sevdiğim;
    Biliyorum, unutamayacaksın.

    Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım,
    Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa
    Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
    Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

    Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
    Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
    Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
    İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

    Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
    Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
    Ve bundan sonra kim severse dünyada;
    Seni ve beni hatırlayacaklar
    Biliyorum, unutamayacaksın!
    Ağır ağır geçecek mevsimler,
    Bir bir ağaracak saçının telleri
    Solacak albümde eski resimler.

    Beni hatırladıkça için ürperecek,
    Boşanan gözyaşlarını tutamıyacaksın.
    Boşuna zorlama kendini, sevdiğim;
    Biliyorum, unutamayacaksın.

    Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım,
    Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa
    Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
    Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

    Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
    Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
    Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
    İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

    Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
    Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
    Ve bundan sonra kim severse dünyada;
    Seni ve beni hatırlayacaklar ​
     
  5. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [​IMG]
    Her satırı
    mendireğe dizili karabatağa benzeyen
    bir mektup bırakarak
    balıkçı koyundan
    sisler içinde uzaklaşan kayık gibi
    bir sabah usulca ayrıldın
    koynumdan

    Bütün yolcularını
    boğaz köprüsünün çaldığı
    araba vapurunun
    boş seferleri
    gibi yalnızca rüzgar
    gezinir sensiz
    yüreğimde

    Durgun bir sudur aslında deniz
    ki çocukların
    acemi oltalarını denedikleri
    kuytu bir iskelenin
    tahtaları altına yazdığım
    ayrılık şiirini okudukça
    dalgalanır.

    Biz Kardeş Değiliz

    [​IMG]
    Tanrının bıraktığı yerden biz başlayalım
    Üç milyar insanın yarısını sen öldür yarısını ben
    Üç kişi kalsak yetişir yeryüzünde
    Yaklaş bana
    Seninle kardeş değiliz

    Hüzünle karışık sevinçlerinden kurtul artık
    Arzuların o belli belirsiz sıcaklığını sev
    Biliyorsun
    Önce Tanrı insanı yarattı
    Sonra insan sevgiyi
    Ne yapsak boş
    Ne kadar çabalasak faydasız
    Geriye dönemeyiz
    Olanlar oldun iş işten geçti
    Çamurumuza sevgi karışmış bi kere

    Kim bu şarkıları söyleyen
    Karcığar faslından düm tek üzere
    Aklım bir yere erişti durdu
    Susun
    Şimdi üçgenlerle oynuyorum
    Kaldırın bu daireleri
    Bir model kız geldi soyundu karşımda
    Saçlarından üç fırça yaptım
    Üç tüp boyam vardı
    Veronez yeşili zümrüt yeşili krom yeşili
    Hepsini kattım birbirine
    Senin yeşilini buldum
    Senin yeşilinde orkestralar Debussy`den çalıyordu
    Senin yeşilinde unuttum siyahlığımı

    Bu deli eden uğultu nerden geliyor
    Kim kırdı bu aynaları
    Toplayın yüzümüzü görelim
    Çirkin değiliz artık
    Bir kapı açıldı önümüzde ölümsüzlüğe
    Güzeliz
    Sabahlar bizimle dolu
    Işık diyordun al işte
    Kör kuyular kadar ışıdı yeryüzü
    Renk diyordun al işte bak
    Çarşılar dolusu kırmızı
    Süt beyazından geceler
    Sarı güneşler ortasında turuncu bir gün
    Yitirilmiş saadetlerin bahçesinde mor çiçekler

    Kardeş değiliz diyorum inanmıyorsun
    Yalan bunca faziletler yalan
    Bizi bu ciğeri beş para etmez insanlar mahvediyor
    Aldırma diyorum sana
    Dünya ikimiz için yaratıldı
    Üç milyar insan iş olsun diye geldi yeryüzüne

    Verdiğin her kederin yüreğimde yeri var
    Hangi kitabı açtıysam seni okudum yıllardır
    Hangi aynaya baktıysam seni gördüm
    Gel desen gelemem
    Git desen gidemem
    Öl desen kanım akmaz
    Anladım artık seni sevmek yüce bir şey
    Anladım seni sevmek Tanrı`ya yaklaşmak gibi

    İnsanlar içinde bir sana inandım
    Bir seni sevdim kendimden başka
    Uykularımın bölündüğü saatlerde
    Sendin düşündüğüm soluk soluk
    Sivri bıçaklar gibiydin karanlığımda
    Gözümü yumsam seni görüyordum
    Oynak türkülere benziyen yürüyüşünle
    Sen çıkıyordun karşıma
    Karanlığımda
    İki yıldızdı ellerin görülmedik
    Karanlığımda
    Bir orman yangınıydı dudakların

    İstesen hayat verirdim bu karanlıklara
    İstesen gökyüzünü bir mendil gibi yırtardım
    Denizlerden göllerden nehirlerden
    Sana görmediğin renkler yaratırdım
    Zamanın ötesinde
    Yeni bir dünya kurardım sana
    İnsansız Tanrısız kedersiz
    Severdin
    Dağ rüzgarlarının serinliğince
    Yaşardın
    Bu sefil dünyamızdan uzak

    Bir yanıp bir sönen ışıklar gibiyim
    Yumruk kadar yüreğimde sen varsın
    Kutsal kederler içinde seninleyim artık
    Sarı badanalı evlerde başbaşayız
    Bütün duvarlara gölgen vurmuş
    Kokun sinmiş bütün perdelere
    Kapılarda parmakların beyaz beyaz
    Sokaklarda ayaklarının izi
    Ben bu sokaklarda ölsem
    Kaldırımlar çekmez ağırlığımı
    Söylesem aşkımı asırlar boyunca
    Bu iki yüzlü insanlar anlamaz beni

    Desem ki yeryüzüne beş peygamber geldi
    Beşincisi sensin
    Desem ki iki kişi kaldık dünyada
    İkincisi sensin
    Desem ki birisi var yeri göğü var eden
    O da sen olurdun
    Sana tapmak için
    Kilden bir heykel yapardım güzelliğince
    Bilsem ki sen Tanrı`dan iyisin
    Bilsem ki Tanrı senden güzel değil

    Senin o kocaman kocaman gözlerin yok mu
    Nasıl duruyor boşluğunda arzuların anlamıyorum
    Nasıl nasıl bakıyor bana
    Böyle merhametten uzak
    Git diyorsun
    Nereye gideyim
    Ümitlerim ne olacak
    Bunca şiirleri kim söyleyecek sana
    Kim anlatacak dünyaya sığmayan güzelliğini

    Gitmek mümkün olsa da gitsem uzaklara
    Sevmesem seni bir daha
    Paramparça etsem yüreğimi cam gibi
    Sonra yaksam
    Savursam küllerini karlı dağlardan açık denizlerden
    Yine seni severdim toz toz
    Yine sana tapardım küllerin ağırlığınca

    Bu oksijen gazı olmasa da olurdu
    Ama Beeşoven gelmeseydi dünyaya
    Seni bu kadar sevemezdim
    İkimizin ortasında o duruyor
    Sağımızda birinci keman
    Solumuzda ikinci keman
    Karşımızda üçüncü keman
    Sonra orglar flütler kontrbaslar
    Sustur şu orkestrayı Beeşoven
    Şimdi dokuzuncu senfoninin sırası mı

    Bunca yalnızlıklar bunca yoksulluklar benim işim değil
    Bu çirkinliği ben yaratmadım
    Ne de bu kahpe güzellikleri
    Bende sevmediğin ne varsa senden türedi
    Şu karanlık bakışlar
    Şu ellerin pisliği
    Şu dudaklarımdan çıkan iğrenç sözler
    Besbelli senin eserin
    Ne buldumsa sende buldum kötülükten yana
    Ne öğrendimse senden öğrendim
    Seni sevdikten sonra başladım yaşamağa

    Seni Tanrı yarattıysa beni kim yarattı
    Bu azabı kim verdi bana
    Çıngıraklı yılanların zehrini içtim
    Balinaların kusmuklarını
    Kükürt kokulu imkansızlıklar içindeyim
    Oysa güzeldim tarihin ilk çağlarında
    Görsen şaşardın
    Öyle aydınlıktım
    Öyle iyiydim
    Kobalt mavileriylr doluydu yüreğim
    Kurşun beyazlarıyla
    Severdin beni
    Midye kabuklarının yeşilliğince

    Sonunda dediğim çıktı işte
    Samanyolundan bir yıldız düştü dünyaya
    Sinekler gibi eziliverdi insanlar
    Her şey bir anda olup bitti
    Yapayalnız kaldık
    Ne radyo-aktivite ne mantar şeklinde bulutlar
    Ne yaşamak sevinci ne ölüm korkusu
    Sonunda üç kişi kaldık dünyada
    Sen
    Ben
    Bir de Jiro`nun Lesko`su

    Yine bana bakarken yüzün kızarıyor
    Toplum kurallarından kurtulamadın daha
    Bütün çayırlar bomboş
    Görmüyor musun
    Al başını dağlara çık
    Avaz avaz şarkı söyle sokaklarda
    Bir kibrit çak
    Bütün evler yansın
    Yüzbin yılın öcünü al bu şerefsiz dünyadan
    Sonra kaldır kendini denize at
    Biraz serinle
    Sevebildiğim kadar insanım ben
    On gram arsenik yeter canıma
    Beni düşünme

    Uzan Mistral rüzgarlarının üzerine
    Nünbüs bulutlar geliyor kaç
    Uykumuz bölündü çırılçıplağız
    Kum fırtınaları başladı
    Çin seddinin ötesinde
    Gölgemizi bir Asya şehrinde unuttuk
    Taklamakan çöllerinde kaldı rüyalarımız
    Haydi git
    Yok olduk iki olduğumuz yerde
    Haydi git
    Bir kalırsak yine var olacağız

    Ümit Yaşar Oğuzcan​
     
  6. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL

Sayfayı Paylaş