1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yol gönüldür, yolcu sensin

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve yaren* tarafından 17 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    Hanlar, yol üzerlerine, kavşak noktalarına yapılırdı ki; ihtiyaç sâhipleri oralara kolayca ulaşabilsin diye.

    Sâdece körlerin yaşadığı bir ülkede ayna satmaya kalksanız, size gülmezler mi? Hiç böyle bir ticâret anlayışı olur mu?

    İşte bu yüzden, hanları hareketli yollar, güzergâhlar üzerine yaparlar ve derler ki:’’Gönül hem handır, hem de yol!’’

    (Yol gönüldür, yolcu sensin!) diyen ulular ulusu, Yûnus’un dilinden şöyle sesleniyor:



    ‘’Gönül hayrân olupdur aşk elinden

    Ciğer püryân olupdur aşk elinden’’



    Sonra, gene sesleniyor:



    ‘’Ağla gözüm ağla,gülmezem gayri

    Gönül dosta gider,gelmezem gayri’’



    O gerçek dosta giden, gelebilir mi?

    Hani, sanıyorum Dâvut Peygamber bir gün:’’Yârabbi, nasıl oluyor da sana gelenlerden bâzısı sonradan dönüyor? Sana gelen nasıl senden yüz çevirebilir?’’demiş.

    Şu cevapla karşılaşmış:

    ‘’—Bana gelen benden dönemez..onlar,yoldan dönenlerdir!’’

    Halk arasında,’’Allah ağlatmasın!’’ diye bir duâ vardır. Yûnus ve Yûnus gönüllüler:’’Gözyaşı siler günâhı’’ derken; halkın ‘’Allah ağlatmasın’’ demesindeki terslik nedendir acabâ?

    Ortada hiçbir terslik yok aslında…

    Türk Edebiyâtının en zarif, en ince türü olan Hoyratları çok severim. İşte bunlardan biri:



    ‘’Dolan gözler, dolan gözler

    Dolanmış dolan gözler

    Bana derler ağlama

    Durmuyor dolan gözler.’’



    Hem soy ve hem de ahlâkça Yüce Peygamberimiz’in izini izleyenlerden bir Ulu, diyor ki:

    ‘’Bu yolda ilerlemenin şartlarından biri de, gözyaşlarının yanaklardan süzülmesidir.’’

    Evet, dolan gözde yaş durmaz ve gönül yolcusu, konaktan hoşlanmaz!

    Varacağı son menzili iyi bilen insan, ara istasyonlarda oyalanır mı?

    Elbette hayır! Muhammed İkbâl’in dediği gibi:’’Gönül yolcusu konaktan hoşlanmaz!’’



    Gelelim, halkın ‘’Allah ağlatmasın’’ sözüne…

    Demişlerdir ki: Allah, sevdiği kulunu önce ağlatırmış. Ki, sonunda tam gülsün.’’İşte, halkın:’’Allah ağlatmasın!’’ demesi; aslında:’’Allah seni, Allah’dan başka bir şey için ağlatmasın!’’ demektir ki bu;’’Allah seni güldürsün’’ demenin bir başka çeşididir.

    Böyle olmasa, Koca Mevlânâ:



    ‘’Gözyaşlarım

    Yeter bir delîl

    Yeter bir delîl

    Yeter bir delîl!’’ der miydi?



    Bir başka Allah dostu ise:

    ‘’Ağlasam,ah ağlayabilsem…ama ne mümkün!’’ Diye hayıflanır mıydı?

    Belli ki gözyaşı,aşkın en büyük delîli!

    Sevenin, sevilene sunduğu incidir gözyaşları!

    Belgedir onlar, delîldir; kıymeti büyüktür gözyaşlarının.

    İşte bu yüzden hayıflanmış bâzıları ve demişler ki:



    ‘’Ağlamakla tayyedersin menzil-i maksûdunu

    Gözyaşından abdest al da gözle gör mâbûdunu!’’

    Demek ki insan, sevdiğine uçarcasına kavuşmak yâhut hana bir an önce sığınmak istiyorsa; bir doğru yol üzerinde, emîn bir rehberin kılavuzluğunda gözyaşlarıyla

    abdest alıp; arınıp temizleninceye kadar ağlaması ve ne için ağladığının da mutlaka farkında olması şartı vardır.

    Basit, fânî şeyler uğrunda gözyaşı dökmenin aslâ makbûl olmadığını hatırlatmaya gerek yok sanıyorum.

     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş