1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yönetmek Sanatı

Konusu 'Kariyer' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 14 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    İDARECİLİK bir makamdır. Aile reisinden ülkenin en üst makamındaki zata kadar bu mevkilerde bulunanlar hep birer idareci konumundadırlar.

    İdarecilik, bilgi ve beceri isteyen bir makamdır. Makam sahibi olmuş da idarecilik vasfı elde edememiş olanlar zulmün güllesi olurlar.

    İyi bir idareci hangi vasıflara sahip olmalıdır. Arzediyorum:
    İyi bir idarecinin:
    *İyi bir ölçüsü olmalıdır.
    *Geniş bilgi ve kabiliyeti olmalıdır.
    *Fasih bir lisan kabiliyeti olmalıdır.
    *Olgun olmalıdır.
    *Enerjik olmalıdır.
    *Tutarlı olmalıdır.
    *Organizasyon kabiliyeti olmalıdır.
    *Anlayışlı olmalıdır.
    *Sosyal kabiliyeti olmalıdır.
    *İdari kabiliyeti olmalıdır.
    *Hayal dünyası geniş olmalıdır.
    *insanları iyi değerlendirmelidir.
    *Öğretici olmalıdır.
    *Verdiği kararda dirençli olmalıdır.
    *Teşvik edici olmalıdır.
    *Yorumlayıcı olmalıdır.
    *Karizmatik olmalıdır.
    *İlişkileri sağlam olmalıdır.
    *Tereddütlü olmamalıdır.
    *İletişimi sağlam olmalıdır.
    Bu vasıflara sahip olmayan makam sahipleri, idaresi altında bulunanlara zulmeder. Dolandırır. Dolandıranlara göz yumar.

    Bulunduğu makamın ebedi sahibi olduğunu zanneder. O makama ebedi meziyetleriyle, çalışkanlığıyla çıktığını zanneder. Liyakatlileri ezer. Yalakaları etrafına toplar. Şakşakları gerçek zanneder.

    Böyle bir noktaya gelen idareci bu durumda hapı yutar. O makamdan düşünce "Eyvah!" der ama, iş işten geçmiş olur.

    Böyle bir duruma düşen makam sahiplerini "Destan" başlığı altındaki şiiriyle Türkiye'nin zabıta şairi İsmail Altınışık bakın nasıl anlatıyor.
    Şairin nasihatvari dörtlüklerini hep birlikte okuyalım:

    Kim haklıysa, benden güçlü dersin
    Hak yemekte de, mahir ve lidersin.
    Mazlumların ahıyla, nere kadar gidersin?
    Sana da hesap sorulur, elbette bunu bilesin.
    * * *
    Hiç yüzün kızarmadan, nasıl gezersin bilmem.
    Belediye başkanı olsan da sana eman dilemem.
    Bu saltanatın bitecek burnun da sürtülecek.
    Akıttığın gözyaşlarını, artık ben de silemem.
    * * *
    Serseri mayın gibi zamansız patlıyorsun.
    Nefret ve kin'leri, hep ikiye katlıyorsun.
    İstenmeyen insan kim? Anlamak güç olmaz.
    Biliyorsun da! Ben söyleyince çatlıyorsun.
    * * *
    Ne dâva erisin, ne de gerçek görensin.
    İkiyüzlüler dünyasında, eşsiz bir erensin.
    İstersen kına yak da, istersen çengi oyna.
    Hakikata yüz çevirip, zâlime güç versin.
    * * *
    Gurur ve kibirle, yolda yalpa yaparken.
    Mazlumların gözyaşı, feryadıyla akarken.
    Vicdanın sızlamaz mı, söyle bana ne olur?
    Öyle güçlüsün ki, dost’a kazık atarken.
    * * *
    Bizi dost görmüyorsun, küçük dünyada.
    Senden mahşerde hesap sorulur bir yanda.
    Şu fani dünyada, maddi gücüne güvenme!
    Seçim zamanı gelince, ne olacak vicdanda.
    * * *
    Makam odana girerken, iki mısra söz vardır.
    Sâdık olan Müslüman'a, dünya malı az kârdır.
    Niye inatçısın anlamadım, kim yapar bunu bilmem.
    Mücahid'in fıtratında, Hakk'a hizmet bir yar'dır.
     

Sayfayı Paylaş