1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yugoslavya

Konusu 'Ülkeler Tarihi' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 28 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.180
    Beğenileri:
    4.766
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    363 ÇTL
    YUGOSLAVYA


    BAYRAĞI

    [​IMG]


    HARİTASI

    [​IMG]




    Başkenti: Belgrad

    Dili: Sırpça

    Para Birimi: Yeni Yugoslavya Dinarıdır

    Nüfusu: 10.394.000

    Yüzölçümü: 102.173 km2





    Tarihi

    Bugünkü Yugoslavya topraklarında yaşadığı bilinen ilk kavim İlliryalılardır. Daha sonra Islav grupları Yugoslavya’ya göç etmişlerdir. Beşinci yüzyılda artık Yugoslav topraklarında İlliryalılar kalmamıştır. Islavlar târih boyunca dâimâ başkaları tarafından yönetilmişlerdir. Avusturyalılar, Macarlar, İtalyanlar, Türkler ve Fransızlar değişik zamanlarda bunları idâreleri altına almıştır. En uzun ve önemli dönemleriyse Türk idâresinde kaldıkları yıllardır.

    Sırbistan olarak bilinen ülke toprakları 1389 yılında yapılan Kosova Savaşıyla Osmanlılara bağlı bir derebeylik olmuştu. Sırp halkı uzun yıllar Osmanlı idâresinde kaldı. Osmanlı Devletinin zayıflamaya başladığı yıllarda Balkanlarda çeşitli isyanlar çıktı. Bu isyanlardan biri de Sırp İsyanıdır. 1878 Berlin Antlaşmasıyla Sırbistan, bağımsız bir krallık oldu. Böylece 500 yıllık Osmanlı idâresi sona erdi. BalkanHarpleri esnâsında, Osmanlı Devleti oldukça zayıflamıştı. Bu durumdan istifâde eden Sırplar 1913 yılında eski Sırbistan ve Makedonya’yı da alarak topraklarını genişlettiler. Birinci Dünyâ Harbi sonunda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çökünce Hırvatistan,Dalmaçya, Bosna-Hersek, Slovenya ve 1389’dan beri bağımsız olan Karadağ toprakları üzerindeki mevcut, Slovenler, Hırvatlar, Boşnaklar ve Sırplar, Sırbistan Krallığı adı altında birleşti. Daha sonra bu krallığın ismi “Yugoslavya” şeklinde değiştirildi. Bu krallık 1929 yılına kadar devam etti. Bundan sonra ülke 1934 yılına kadar Kral Aleksandır-I’in diktatörlüğü altında kaldı. Onun öldürülmesiyle yönetim vekiller heyetine geçti.

    Yugoslavya 1941 yılında Almanlar tarafından işgal edildi. Ülke içinde gerilla harpleri başgösterdi. Rusya’dan destek alan Mareşal Josep Broz Tito, 1943 yılında ülkenin kontrolünü eline geçirdi. İkinci Dünyâ Harbi sonunda Almanlar, Yugoslavya’dan geri çekildiler. Tito, iç harp esnâsında muhâlifi olan Draja Mikallaviç’i 1946 yılında îdâm ettirdi. Bu arada Yugoslavya 1945 yılında cumhûriyet oldu. Ardından 1946 yılında birleşik cumhûriyet hâline geldi. Tito, hükümet başkanlığına getirildi.

    Tito, Stalin’den farklı bir sosyalist siyâset tâkip etti. 1968 Çekoslovak hareketinde, Rusya’ya muhâlefet etti. Batılı ülkelerle ticârî münâsebetler içine girdi. 1972 yılında Hırvatistan Cumhûriyetinde olaylar çıktıysa da kısa sürede bastırıldı.

    Tito, 1979 yılında yapılan altı zirve toplantısı neticesinde Castro ile olan mücâdelesini kazandı ve Üçüncü Dünyâ diye bilinen bağlantısızlar teşkilâtını Rusya’nın nüfûzundan kurtardı.

    BaşkanTito, 1980 yılında ölünce yerine Kollektif Başkanlık idâresi geldi. 1984 yılında devlet başkanlığı Veselin Djuranovic’e verildi. 1989’da görülen ekonomik ve siyâsal bunalım, Hırvatistan ve Slovenya cumhûriyetleri arasında ilişkilerin bozulmasına sebep oldu. Aynı yıl doğu blokunda görülen yenileşme hareketleri Yugoslavya’ya da yansıdı ve 1990’da çok partili düzene geçildi. 1991’de başlayan cumhûriyetler arasındaki iç savaşın neticesinde aynı senenin sonlarında Slovenya, Hırvatistan, Makedonya ve Bosna-Hersek, bağımsızlıklarını îlân ettiler. Karadağ ve Sırbistan birleşerek Yeni Yugoslavya Federal Cumhûriyetini kurdular. Sırplar, bâzı bölgelerde hak iddiâ ederek Bosna-Hersek’e saldırdı. Avrupa Devletleri ve Birleşmiş Milletlerin göstermelik baskısına rağmen Sırpların vahşice saldırıları devam etmektedir (1994).


    Fizikî Yapı

    Yugoslavya
    Güneydoğu Avrupa’da Balkan Yarımadasının Adriyatik kıyısında yer alan Yugoslavya yaklaşık olarak 102.173 km2lik bir yüzölçüme sâhiptir. Ülkenin beşte biri hâriç hemen her tarafı dağlık, tepelik ve yüksek yaylalıktır.

    Makedonya sınırıyla Belgrad arası dağlık alanlarla kaplıdır. Ülkenin kuzeydoğusunda ise en verimli bölge olan Vojvodino Ovası yer alır.

    Yugoslavya’da çok miktarda nehir vardır. Başlıca nehirleri Tuna, Sava, Morova, Dravu ve Tisa’dır. İşkodra, Gölü ülkenin en büyük gölüdür. Scutari Gölü, Arnavutluk sınırında yer alır. Balkanların en büyük gölüdür.


    İklimi

    Yugoslavya’nın dağlık, yüksek yaylalık ve kıyı bölgelerinde farklı şekillerde iklim özellikleri görülür. Adriyatik kıyıları genellikle yazları sıcak ve kışları ılık geçen Akdeniz ikliminin etkisi altındadır.Kıyı bölgeler ve güney Yugoslavya bu yüzden bol yağış almaktadır. Yaz ayları oldukça sıcak geçerken, kış ayları soğuktur.


    Tabiî Kaynakları

    Yugoslavya mâden kaynakları çok zengin ve çok çeşitli olan bir ülkedir. Fakat henüz hepsi işletilmeye başlanmamıştır. En önemli yeraltı kaynağı kömürdür. Bunun bir kısmı linyittir. Doğuda bakır, güneydoğuda Trepca’da çinko yatakları vardır. Ayrıca petrol, kurşun, boksit ve antimon da elde edilir. Yugoslavya dağları kireç bakımından çok zengindir.

    Yugoslavya’nın diğer önemli tabiî kaynağı nehirlerdir.Yaklaşık 9-10 km uzunluğunda çok sayıda nehir vardır. Bunlardan en büyüğü Tuna Nehridir. Tuna Nehri Macaristan’dan Yugoslavya’ya girer, Belgrad şehrini sular ve Romanya üzerinden Karadeniz’e dökülür.

    Ülkenin % 30’una yakın bir bölümü ormanlıktır. Daha çok kayın ağacı (akgürgen), meşe ve çam bulunur.


    Nüfus ve Sosyal Hayat

    Yugoslavya yaklaşık olarak 10.394.000 kişilik bir nüfûsa sâhiptir. Nüfus yoğunluğu kilometrekareye 102 kişi civârındadır. Yugoslavya Avrupa ve Asya arasında geçiş yolu üzerindedir. Bu yüzden çeşitli işgallere ve egemenliklere mâruz kalmıştır. Dolayısıyla etnik yapısı da oldukça çeşitli gruplardan meydana gelmiştir. Dalmaçya ve Arnavutluk bölgesinde yaşadıkları sanılan İlliryalıların yerini almış olan Islav grup, bugün birçok etnik gruplara ayrılmıştır.

    Yogoslavya nüfûsunun hemen hemen hepsini Sırplar meydana getirir. Resmî dili Sırpçadır. Ülkede yazı dili için iki tür alfabe kullanılır. Bunlardan biri Islav gruplarının ve Rusların kullandığı Islav alfabesi, diğeri ise Lâtin alfabesidir. Islav alfabesine “Kiril” alfabesi de denir.

    Yugoslavya nüfûsunun büyük bölümü Sırp Ortodoks Kilisesine bağlıdır. Ayrıca Katolik ve Protestan da vardır.

    Yugoslav halkının % 85’ine yakın bir kısmı okur-yazardır. İlköğretim mecbûridir. Yugoslavya’nın kültür hayâtı da bir hayli karışıktır. Okullarda Slovakça, İtalyanca ve Romence yabancı dil olarak öğretilir. Aşağı yukarı 100’ü aşkın yüksek öğretim yapan okul ve teknik enstitü mevcuttur. Okullarda öğretim dili çoğunlukta bulunan grubun dilidir.

    Yugoslavların % 43’ü şehirlerde yaşar. En büyük ve gelişmiş şehir başşehir Belgrad’dır. Diğer önemli şehirler: Novi, Sad ve Niş’tir. Nüfûsun % 70’ine yakın bir kısmı endüstride, geri kalan bölümüyse tarım alanında çalışır.

    Yugoslav hayat tarzında, birçok milletin özelliklerinin birbirleriyle karıştığı göze çarpar. Kuzey bölgelerde yapılan yemekler genellikle Macar usûlündedir. Çorba, kebap, kahve ve çok çeşitli Türk tatlıları Osmanlı Devletinin hâtırasını yaşatır. “Pita” adındaki dondurma İtalyanlara âittir.
    Siyâsî Hayat
    Yugoslavya iki cumhûriyetten meydana gelmiş federal bir cumhûriyettir. Bu cumhûriyetler Sırbistan ve Karadağ’dır. Yugoslavya Parlementosu 250 sandalyeden meydana gelir (1994).

    İdari Bölünüş Ülke 6 Sosyalist Cumhuriyet ve 2 Sosyalist Özerk Cumhuriyete bölünmüştür. Başkent Sırbistan Soyalist Cumhuriyeti'nin başkenti Belgrad'dır. Ülkeyi oluşturan idari birimler ve başkentleri alfabetik sıraya göre şunlardır:
    •1. Bosna-Hersek Sosyalist Cumhuriyeti, başkenti Saraybosna;
    •2. Hırvatistan Sosyalist Cumhuriyeti, başkenti Zagreb;
    •3. Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti, başkenti Üsküp;
    •4. Karadağ Sosyalist Cumhuriyeti, başkenti Titograd (şimdiki Podgorica);
    •5. Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti, başkenti Belgrad;

    a. Kosova Özerk Sosyalist Cumhuriyeti, başkenti Priştine;
    b. Voyvodina Özerk Sosyalist Cumhuriyeti, başkenti Novi Sad;

    •6. Slovenya Sosyalist Cumhuriyeti, başkenti Ljubljana.


    Ekonomisi


    Yugoslavya halkının % 30’una yakın bir bölümü, İkinci Dünyâ Harbinden sonra ülkede endüstri gelişmesi olmasına rağmen, tarımla uğraşır. Ülkenin genel olarak başlıca tarım ve hayvancılık ürünleri şunlardır: Arpa, buğday, mısır, yulaf, patates, çavdar, tütün, ayçiçeği tohumu, şekerkamışı, kenevir lifi, kuru erik, et ve yün.

    Endüstri 1945 yılında millîleştirilmiştir. Ülkenin başlıca endüstri alanları çelik, orman ürünleri, çimento ve tekstildir. Yapılan ilk beş yıllık plân, daha çok tarım ve tüketim eşyâlarına dayanan bir endüstriyle ilgiliydi. Daha sonraki yıllarda şeker ve mâden endüstrileri de gelişti.

    Yugoslavya’nın diğer önemli bir gelir kaynağı elektrik enerjisidir. Romanya ile birlikte Tuna Nehri üzerine 11 milyar klowat saatlik bir hidroelektrik santralının temeli 1971’de atılmıştır.

    Yugoslavya’nın ticârî hayâtı 1954 yılından sonra gelişmeye başlamıştır. Daha çok ABD, Rusya Federasyonu, Birleşik Almanya, İngiltere ve Çek Cumhûriyetiyle ticârî münâsebetleri vardır. Başlıca ihraç ürünleri:Makine ve motorlu vâsıtalar, çeşitli mâdenler, canlı hayvan, et, kimyevî ürünler, erik ve çeşitli meyveler, tütün ve kerestedir. Dışardan ise, çeşitli endüstri ürünleri ve ham maddeler, ulaştırma malzemeleri ve gıdâ maddeleri satın almaktadır. Turizm Yugoslavya için önemli bir gelir kaynağıdır. İç savaş devam ettiğinden bir ekonomik kriz yaşanmaktadır (1994-Şubat).

    Yugoslavya, doğu ve batı arasında geçiş yolu üzerindedir. Karayolu ve demiryolu ulaşımı oldukça gelişmiştir.Samac-Sarajevo ve Bonovic-Brcko ve Belgrad-Zagreb demiryolları oldukça işlektir. Yugoslav demiryollarının bir kısmı elektriklidir. Deniz ve nehir ulaştırması da oldukça önemlidir.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Balkan mutfağı

    [​IMG]
    Türkler, tarih boyunca Balkanlar denen toprak parçasının ve kültürünün önemli bir parçası olmuş ve aynı zamanda Osmanlı ımparatorluğu zamanında bu toprakların hakimiyetini de ele geçirmişlerdir.

    Osmanlı ımparatorluğu, özellikle de Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılan seferlerle Balkanlar’da Türk hakimiyetini artırmıştır. Yunanistan, Yugoslavya, Makedonya, Arnavutluk, Hırvatistan ve Bosna Hersek topraklarındaki Osmanlı egemenliği yaklaşık 500 yıl sürmüş ve haliyle bu uzun zaman içerisinde Türk kültürü Balkanlar’a iyice yayılmıştır.
    Balkanlar deyince aklımıza pek çok ülke gelir ve bu ülkelerin her birinin kendine ait bir tarihi ve kültürü vardır. Bu yüzden Balkan mutfağından ya da yeme içme alışkanlıklarından bahsederken kesin ve net bir çizgi çizmek mümkün değildir.
    Balkanlar’da yaşayan Türkler’den birazcık bahsedecek olursak, bu Türkler’in beslenme ve sofra alışkanlıklarının bize ne kadar çok benzediğini söylemeden edemeyiz.
    Balkan Türkleri de günde üç öğün yer. Sabah kahvaltıları bizimkine çok benzer ve bu öğünde genellikle domates, salatalık, peynir, bal, pekmez ve yumurta yerler. Ancak bizden farklı olarak sabahları kahvaltıda çorbayı daha çok tüketirler. Özellikle tarhana çorbası Balkan Türkleri’nin kahvaltıda en çok tükettiği çorbalardandır.
    Öğle ve akşam yemekleri ise salata ve yoğurtsuz geçmez. Ekmek ise bizdeki kadar çok sevilmez Balkan Türkleri’nin sofralarında. Az ekmek tüketiminin bir nedeni de Balkan Türkleri’nin yemeklerinde hamur işini çok kullanmalarıdır.

    KAYMAKLI AYVA FIRINDA

    6 KİŞİLİK
    HAZIRLAMA SÜRESİ 20 DAKİKA
    PİŞME SÜRESİ 30 DAKİKA

    MALZEME LİSTESİ
    * 3 adet orta boy ayva
    * 2 su bardağı su
    * 2-3 adet tane karanfil
    * 1 su bardağı toz şeker
    * 150 gr taze süt kaymağı
    (Krem şanti de kullanabilirsiniz.)

    YAPILIŞI
    Ayvaları soyup çekirdeklerini çıkardıktan sonra ortadan ikiye bölün. Kararmamaları için 1 limonun suyunu sıktığınız suya aktarın.
    Diğer taraftan, 2 su bardağı sıcak su ve karanfil tanelerini orta boy ve geniş bir tencereye aktarın. Ayvaları limonlu sudan alıp, tenceredeki karanfilli suya, oyuk kısımları yukarıya bakacak şekilde yerleştirin. Ayvaların renginin daha pembe olmasını istiyorsanız, tencereye 5-6 adet de ayva çekirdeği atabilirsiniz.
    Tencerenin kapağını kapatmadan kısık ateşte 10 dakika kadar pişirin. Hafifçe yumuşayan ayvaları suyuyla beraber bir fırın kabına aktarın. Üzerine toz şeker serpiştirip, 175 dereceye ayarlı fırında 20 dakika kadar pişirip çıkarın.
    Soğumasını bekledikten sonra, şurubuyla birlikte servis tabağına aktarıp, üzerine taze kaymak yerleştirerek servise sunun.
     

Sayfayı Paylaş