1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yük Eşeği

Konusu 'Çocuk Masalları' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 28 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    YÜK EŞEĞİ

    Bir zamanlar bir sürü akrabası olan ve herkesin büyük bir aileden geldiğini bildiği bir şef kızı varmış.

    Büyüdüğünde evlenmiş ve ikiz erkek oğulları olmuş. Bu olay babasının kabilesinde büyük bir sevince yol açmış ve köyün bütün kadınları bebekler görmeye gelmiş. Kız çok mutluymuş.

    Bebekler büyürken nineleri onlar için bir eyer torbası yapmış ve bir eşek hediye etmiş.

    “Benim torunlarım” demiş yaşlı kadın, “Bu kadar çok akrabası olan çocuklar olarak, eşeğe binmeli. İşte eşek. Sabırlı ve dayanıklıdır. İki bebeği iki yanında eyerinde taşır.”

    Bunlar şefin kızıyla kocasının kabilesinin göç edeceği bir gün oluyormuş. Çocuklarıyla çok gururlanan baba en güzel atını getirmiş ve eyeri hayvanın sırtına yerleştirmiş.

    “Oğullarım eşeğe değil ata binecek, eşek kap-kacağı taşısın” demiş.

    Bunun üzerine karısı eşyaları eşeğe yüklemiş. Çadırın direklerini iki büyük bohça yapıp eşeğin iki yanından sarkıtmış, kap kacağı da yerleştirip çadırın dışıyla örtmüş.

    Ama çok geçmeden eşek huysuzlanmaya, anırmaya, çifte atmaya başlamış. Çadır direklerini kırmış, kap kacağı çiğneyip parçalamış, çadır bezini yırtmış. Dayak yedikçe daha fazla çifte atıyormuş.

    Sonunda yaşlı nineyi çağırmışlar. Kadın gülmüş. “Size eşeğin çocuklar için olduğunu söylemedim mi? Kap kacakla gururunu kardığınızı anlamıyor musunuz” demiş ve çocukları alıp eşeğin sırtına koymuş. Koyar koymaz eşek tekrar sakinleşmiş.

    Göçerler köyü terk etmiş ve yola koyulmuş. Ama ertesi gün sık çalıların bittiği bir yerden geçerlerken atlarını kamçılayıp savaş çığlıkları atan düşman bir kabilenin saldırısına uğramışlar. Hepsi çılgın gibiymiş. Erkekler eğilip mızraklarını almış. Uzun bir savaştan sonra düşmanlarını kaçırmışlar. Ama kafile tekrar bir araya geldiğinde eşekle bebekler nerede? Kimse bilmiyor. Uzun bir süre aramışlar, ama boşuna. Sonunda baba yaslı, anne ağlamaklı köye dönmüş. Ninenin çadırına vardıklarında akıllı eşeği eyerindeki iki bebekle bekler bulmuşlar.
     

Sayfayı Paylaş