1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yunan Mitolojisinde Hermetika

Konusu 'Mitoloji' forumundadır ve BeReNN tarafından 4 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Bakınız Hermetizm

    Hermetika ya da diğer adıyla “Zümrüt Tabletler”, eski Yunanlılar'ca Hermes Trismegustus olarak adlandırılan Hermes Trismegistus'un öğretisine ait kimi metinlerin eski Yunanca ve Latince yazılmış eldeki parçaları bütününe verilen addır.

    Bunlar, Antik Mısır'da kutsal alfabeyle yazılmış orijinal kayıtların farklı yazı biçimlerine çevrilmiş kopyalarının kısmen eski Yunanca'ya ve Latinceye çevrilmiş bölük pörçük parçalarından oluşurlar. Bu metinlerin İskenderiye yangınından ve bağnazların ellerinden kurtulabilmiş kısımlarındaki bilgilerin de, hem çeviriler sırasında hem de başka nedenlerle bir miktar anlam kaybına uğradıkları sanılmaktadır. İskenderiye Kütüphanesi'nin 5. yüzyılda Kilise tarafından yönlendirilen yıkımından sonra bu metinlerdeki bilgilerin günümüze dek korunabilmasinde, Pisagor, Platon ve eski Yunanlı yazarlar kadar, Ortadoğu'daki ezoterik ekollerin de büyük katkısı olmuştur. Ortadoğu'da korunan hermetik bilgiler Avrupa'ya özellikle Floransa yoluyla aktarılmış olup Kilise'nin tüm çabalarına rağmen Avrupa'da yayılmayı başarmıştır.

    Timothy Freke ve Peter Gandy, Hermetika üzerine yazdıkları kitaplarında konuya ilişkin olarak şu açıklamayı yaparlar: “İskenderiye Kütüphanesi'nin 5. yüzyılda Vatikan'ca yönlendirilen yıkımından sonra, hermetika'ya ait metinlerin bir kısmı Ortadoğu'ya taşınarak Arapça'ya çevrildi. Bu bilgilerin bugüne dek korunabilmesinde Pisagor, Platon, eski Yunanlı yazarlar ve Gnostikler kadar bu metinleri Ortadoğu'ya aktaran Zerdüştçülük rahiplerinin ve Harran'daki Sâbiîler'in büyük rolü olmuştur. Sufilik bu metinlerden hayli yararlanmıştır. Ortadoğu'da korunan bu bilgiler Avrupa'ya özellikle Floransa yoluyla aktarılmış ve Vatikan'ın tüm müdahalelerine rağmen Avrupa'da yayılarak rönesansın oluşmasına son derece önemli bir katkıda bulunmuştur.” Kopernik, Newton gibi, dönemin birçok bilgininin bu Hermetik bilgilerden faydalandıkları veya esinlendikleri ileri sürülür.

    Hermetika, günümüzdeki haliyle şu metinlerden oluşur:

    Öğretiler Bütünü (Corpus Hermeticum): Poimandres'in (Pymander) on dört vaazdan oluşmuş derlemesidir.

    Mükemmel Vaiz: Asclepius'a hitap edilen metinlerden oluşur; bu Latince metinlerin orijinal hali olan Yunanca versiyonu halen kayıptır.

    Hıristiyanlığın erken dönemindeki Hıristiyan rahiplerin yazdıkları metinlerdeki alıntılardan ibaret olan yirmibeş parça. Fakat Hıristiyan rahiplerin bu alıntıları yaparken sansürden geçirerek alıntıladıkları sanılmaktadır.

    Yine bu dönemde yaşamış bulunan üç yazara ait üç metin: Bu yazarlar Zosimus, Fulgentius ve Iamblikos'tur (Jamblique).

    John Stobaeus'un (5. ve 6. yüzyıl) yirmiyedi metni.

    Bu metinlerden “Alemin Bakiresi” adıyla bilinen kısım, Horus ile İsis arasındaki diyaloglardan oluşur ki, Hermetizm'in temel ilkeleri bu kısımda açıklanır.

    Hermetika'daki dizelerden birkaçı şunlardır:

    "Haydi dinleyin çamurdan insanlar!
    Bir an düşün,
    nasıl oluştuğunu ana rahminde.
    Aklına getir o usta işçiliği
    ve ara o sanatçıyı,
    böyle güzel bir görüntüye şekil veren.
    Kim çizdi göz yuvalarını?
    Kim açtı burun deliklerini, kulaklarını ve ağzını?
    Kim uzattı sinirlerini ve sıkıca bağladı?
    Kim yaptı kemiklerini
    ve etini deriyle örttü?
    Kim ayırdı parmaklarını
    ve düzleştirdi tabanlarını?
    Kim hazırladı kalbini
    ve boşluklar bıraktı ciğerlerinde?
    Kim görünür kıldı güzelliğini
    ve sakladı bağırsaklarını içeride?
    Kaç çeşit beceri kullanıldı
    ve kaç tane sanat eseri yaratıldı
    oluşturmak için bir insanı?
    “(…) Gözlerinle görmek için O'nu,
    mükemmel düzenine bak evrenin;
    algıladığın her şeyi yöneten
    zorunlu yasalara ve
    olan ve olacak olan her şeyin
    mükemmelliğine bak!
    Uzayda kendine verilen yerde dolaşır her yıldız.
    Niçin bütün yıldızlar aynı yolu izlemezler?
    Her birinin yerini tayin eden kimdir?
    Bunların yapımcısı ve sahibi olmalıdır birisi.
    Mümkün değildir tesadüfen ortaya çıkmaları.
    Düzen tümüyle yaratılmış olmalıdır mutlaka.
    Ölçüye sığmayan sadece
    ortaya çıkandır ‘tesadüfen'."
     

Sayfayı Paylaş