1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yunus'ta Aşk

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve incikk tarafından 29 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. incikk

    incikk Uzman

    Katılım:
    9 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.230
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    En GüzeL HayaLLerdeN..!
    Banka:
    1 ÇTL
    Yunus'ta Aşk

    Aşk!.. Tıpkı nefes gibi, zaman gibi, güzellik gibi...

    Hep var ve ebedi var olacak. Çünki kaynağı ezelidir onun. "Canlar canını bulan"dır elbette "Bu canıma yağma olsun" diyebilen.



    Bestami Hazretlerinin diliyle: "O, aramakla bulunmaz; ancak bulanlar, yine de arayanlar"dır elbet.



    Yunus Emre bir aşk adamı, bütün çağların en muhteşem aşıklarının ser-halkası. Allah aşkına tutulmuş, sonra da o ummanlara sığmayan aşkını insanlar için coşturup taşırmış, bütün mutasavvıf şairler gibi baştan sona aşkı tekellüm etmiştir onu. "Aşk gelicek cümle eksikler biter" demesi bu yüzdendir. O, iç dinamizmini bu aşk ile diri tutup halk arasında kendine bir aşk mabedi inşa eden adamdır. Bu mabedde cümle yollar hakikate çıkar ve bütün aşklar Mutlak varlığa ulaşır.



    Kendi basit hayatı içinde yalın bir anlatım ve ritmik bir eda ile devamlı aşkı tekrarlar ve "aşksız olımazın" dediği gibi kimseciklerin de aşksız olmasına gönlü razı gelmez. "Benden benliğim gitti hep mülkümü dost tuttu" diye dalıp içinde kaybolduğu o yüce sevgide Vahdet-i vücud'u yaşayıp bütün ikilikleri inkar ile bir Tek olana vuslatı arayan Yunus, insanlığın manasını aşkta bulur. Dünya aşk üzerine kurulmuştur ve aşk olmadan durması mümkün değildir. Yaratılanın Yaratıcı'yla tamamlanması, varlığın sırrı, kainatın idraki ve kemal, ancak aşk ile mümkündür.



    Aşk ki hakikattir, ölüm ona ilişemez.



    Yunus'a göre aşk, İlahi'dir ve yaratılışın sırrını taşır. Bu bakımdan bütün cihanı kuşatmıştır.



    Sarhoşluğu ve coşkunluğu ile insan olmanın tecellisi aşkta görülür.



    Aşık bir harabeye dönmedikçe aşkı hissetmiş sayılmaz.



    Aşkı hissettikten sonra da bütün kınanmışlıklar, bütün ayıplamalar onun için boştur.



    Aşk çıplak hakikattir ve ne dünyayı, ne de maddeyi ayakta bırakır.



    Aşktan şikayet edilemediği gibi aşka yine ancak kendisinden derman erişebilir.



    Aşk, sahili olmayan bir deniz misali benliği yutar, kendinde eritir ve sırrını asla ham gönüllere açmaz.



    Aşkın olduğu yerde ilim bir hiçtir ve aşksız iman taş misali kurudur, katıdır.



    Bilineni unutturan da, boşaltıp yeniden dolduran da aşktır.



    Aşkta menfaatten söz edilemez; ancak uğruna feda olunabilinir.



    Böylece bütün menfiler müspete dönüşür, kuruları yeşertir, durgunu coşturur.



    Aşk bir güzel ahlaktır.



    Aşık ki idrak eder, o asla yok olası değildir.



    Aşk, bir hakikattir ki bütün hakikatleri ortaya çıkarır.



    Kısacası aşk varlığı eriten varlıktır ve

    "Aşk oldur ki Hakk'ı seve."
    İskender Pala

    De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.” Al-i imran(26.)
     

Sayfayı Paylaş