1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yurdagül Özay - İsyandır Suskunluğum..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 16 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    Bir zamanlar en iyi ben anlardım
    Bu sevdanın dilinden
    Şimdi ise yine bir ben çekerim
    Ne çekersem ayrılığın elinden

    Oysa benim noksanım değildi sensiz olmak
    Bu ayrılığa faturayı kesen ben değildim
    Sen tutuşan sevdaydın gözbebeğimde
    Sen en güzel gülüştün dudaklarımda
    Sen bitmez tükenmez tutkuydun bakışlarımda

    İnan benim noksanım değil sensiz olmak
    Bu ayrılığa faturayı kesen ben değilim

    Ne yaptıysam sevgim çaresizliğimi yenmedi
    Geri kalan ömrüm yokluğun mafyasına
    Haraç olarak ödendi
    Şimdi çırpınmaya görsün yüreğimdeki
    Akmaya dursun gözlerimdeki
    Kesip geçer can damarlarımı
    Kesip geçer de tek başıma eğreti bırakıverir hayatla
    Öyle koyar ki sensizlik öyle vurur ki hasretin

    Sen yanışım sen yıkılışım sen yok oluşum
    Sen hayata son bakışım
    Sensizliği bir isyan gibi davet ediyorum
    Ve yokluğuna susarak baş kaldırıyorum

    Çünkü bu anlatılır bir şey değil
    Sensizliğin tarifi yok
    Hani can pazarına düşer ya insan
    Hani ecel müşteridir cana
    Hani ölüm namussuzu gezer ya damarlarında
    İşte öyle bir şey sensizlik adı neyse

    Görmedim bu ömrün hayrını
    Senden sonra desem yalan değil
    Çünkü bir sendin gerçek olan bir sendin vazgeçilmez
    Sen umuda ettiğim yeminlerin en kutlusu
    Susan konuşan dağlarımıza ne oldu
    Ne oldu o büyülü efsunlu gecelerimize
    Bir sevda taşırdık yürekte
    Bin bir sevda olurduk yan yana geldiğimizde

    Şimdi o umut dolu yarınları söküp attım yüreğimden
    Bir nefeste yarılar geçerim şu ömrü
    Bir nefeste kendimi öldüresiye
    Yokluğun bütün kahrım yokluğun zindanım

    Sen yanışım sen yıkılışım sen yok oluşum
    Sen hayata son bakışım
    Sensizliği bir isyan gibi davet ediyorum
    Ve yokluğuna susarak baş kaldırıyorum
    Çünkü bu anlatılır bir şey değil
    Sensizliğin tarifi yok

    Hani çıldıran özlemlerden idam mangaları kurulur da
    Kurşuna dizilirsin ya
    Hani gözyaşlarından çaresizliğin ipiyle
    Yokluğun darağacına asılırsın ya
    Hani ayakların sallanır kalır boşlukta
    Hani can bedenden uçup da
    İşte öyle bir şey sensizlik adı neyse.


    Yurdagül Özay
     

Sayfayı Paylaş