1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Yürek Avcısı

Konusu 'Çocuk Masalları' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 28 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.187
    Beğenileri:
    4.785
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    387 ÇTL
    YÜREK AVCISI

    Ölüm kusan tüfeğini kaptığı gibi palabıyık,
    Doğru karşı köyün kayalıklarına yollandı.
    Avcılıkta ondan iyisi yoktu
    Yayılmıştı namı dokuz köye
    Ayı, kurt, tilki, tavşan
    Ne görürse tek atışta devirirdi,

    Ve avlandıkça nasır bağlardı yüreği
    Vurduğum candır,
    Allah’ın yarattıklarındandır,
    Kimi annedir, kimi yavrudur, demeden
    Devirirdi güzelim bedenleri

    Sonra koşarak varırdı yanına yaralının
    Bir çift çaresiz bakıştan hiç etkilenmeden…
    Atardı sırtına koca gövdeyi,
    Tutardı köyün yolunu
    Kim bilir kaç yavruyu annesiz,
    Kaç anneyi yavrusuz bırakmıştı palabıyık!

    Palabıyık, palabıyık!
    Hangi illetten bulaştı yüreğine, bu kadar acımasızlık?
    Hangi gece kararttı merhamet kandilini.

    Şimdi de karşı köyün kayalıklarına dadandı palabıyık
    Ne ister ki bilmem sevimli güvercinlerden,

    Kayalıklara yaklaştığında saklandı çalılığın arkasına,
    Kovuklarda gölgelenen güvercinleri sinsice gözetledi.
    Sonra, koyu gölgelikteki kümeyi kestirdi gözüne
    Bastı tetiğe, kıyameti hatırlatan bir gürültü koptu kayalıklardan,
    Saçmalar birer ölüm zakkumu gibi fırladı namludan
    Bu sinsi tuzaktan kurtulmak kimin haddine!
    Güvercinlerden birkaçı nazenin kanatlarını daha kımıldatmadan
    Buldu narin bedenlerini yumru demircikler

    Yara almayan birçok güvercin havalanıp uzaklaştı kayalıklardan
    Kader bu ya, çifte yavrusu yumurtadan daha yeni çıkmış,
    Alaca güvercin de kanadından yara aldı, oracığa uzanıverdi.
    Ak güvercin baktı, biricik dostu kıvranıyor yerde
    Yüreği uçmaya, uçup da kurtulmaya elvermedi
    Yaralı dostunun yanında kalakaldı
    Vücudu sapasağlam, ama ah yüreği yaralı...

    Palabıyık koşarak geldi, bir bir topladı, vurduklarını
    Sıra alaca yaralıyla, ak sağlama gelmişti
    Önce alaca yaralıyı yerden aldı ve baktı ki
    Hayret ki hayret! Ak güvercin, yaralı da değil,
    Duruyor öylece ayakta, ne uçuyor, ne çırpınıyor,
    Öylece palabıyığa dikmiş gözlerini mahzunca…

    Neden uçup gitmiyordu, bir türlü anlayamadı.
    O an aklı başından gitti palabıyığın
    Allah’ım, hayatımda böyle bir şey görmedim, dedi
    Ve ak güvercini alıp götürmeye elvermedi yüreği
    Hayret yüreği kaskatıydı ama bu sefer biraz yumuşamış mıydı?
    Yoksa bileğinin maharetiyle vurmadığını almak mı istemiyordu?
    Ak güvercini kayalıklardan aşağı fırlattı, uçup gitsin diye
    Güvercin kanatlandı, havada bir iki tur attı, sonra
    Kendisini seyreden palanın koluna gelip kondu tekrar,
    Olamazdı bu, hiç olamazdı.
    Bir güvercin kendi isteğiyle ölüme gülemezdi!
    Ben varayım yanına o uçmasındı
    Ben fırlatayım uçup kurtulsun diye, o tekrar geri dönsündü
    Bu asla olamazdı!
    Diye geçirdi içinden bizim pala.

    Ak güvercin, palanın elindeki yaralı dostunu
    Başıyla, kanatlarıyla okşamaya, ona bağlılığını göstermeye başladı o an
    Palabıyık daha da şaşırdı olan bitene
    Bir şey yapamadı orada öylece kalakaldı dakikalarca
    Sonra oturdu olanları düşünmeye başladı

    Ve o sırada yakınından birtakım seslerin geldiğini fark etti.
    İyice dikkat etti, yavru güvercin sesiydi
    Alaca güvercini aldığı yerin yakınında
    Kayalığın kovuğundan geliyordu yavru sesleri
    Eğildi baktı iki yavrucuk yuvada cıvıldaşıp duruyordu,
    Çok şey söylemek isteyip de hiçbir şey söyleyemedikleri,
    O mazlum duruşlarından anlaşılıyordu.
    Palabıyık bir şeyler anladı sanıyorum,
    Taştan farksızdı belki yüreği; ama hep böyle kalacak değildi ya
    Taş da yeri geldiğinde erimez miydi,
    Eriyip bir merhamet anıtı kesilmez miydi:

    O an elindeki yaralı alacayı yavruların yanına bıraktı,
    Zavallı hemencecik uzattı başını görünce yavrularını
    Güvercince bir okşama, bir sevinç, bir cıvıldaşma…

    Palabıyık o an kendi ailesini, çocuklarını düşündü,
    Öksüzlüğün ve yetimliğin yüreklerde bıraktığı derin izi hatırladı,
    Dağılmış bir yuvanın hazin manzarasını hatırladı,
    Yok yere bir canlıya kıymanın faturasını hatırladı…

    Bereket ölümcül bir yara değildi alacanınki
    Pala, kendini kınamaya başladı:
    Sahi, ben ne yapıyorum!
    Yıllardır anneleri yavrusuz, yavruları annesiz bırakıyorum
    Hayvan da olsa, nice hayatın dengesini alt üst ediyorum.
    Hele ki bugüne kadar avladığım onca zavallı hayvanın ilenciyle
    Düşüp bir çukura geberip gitmemişim,
    Tövbe olsun bundan sonra, avcılığa elveda!

    Kaptığı gibi tüfeğini namlusundan
    Kayalıklara vura vura paramparça etti bu ölüm makinasını
    Ve belindeki mermi kuşağını da söküp aldı,
    Aşağıdaki derin ırmağın sularına fırlatıverdi.
    Sonra alacanın yaralı kanadını bir güzel sardı,
    Bıraktı yavrularının yanına.

    Hayatının dersini vermişti palaya, ak güvercin.

    Aldı eline pişmanlık gözyaşları eşliğinde
    Tatlı öpücükler kondurarak
    Ak güvercini de yaralı alacanın yanına bıraktı,
    Sonra oradan gerisin geri uzaklaştı

    Aradan birkaç gün geçmişti
    Palabıyık, kayalıklara geliyordu zaman zaman,
    Bu sefer tüfeksiz, hışımsız, kinsiz
    Ve avucunda ölüm kusan mermiler yerine yemler…
    Hem de yaralının yarasına bakıyordu
    Yaptığı büyük hatayı tamire uğraşıyordu
    Görenler şaşırıp kalıyordu
    Palanın son günlerdeki haline

    Bilmiyorlardı ki beyaz bir güvercinin
    Onu ta yüreğinden avladığını!
    Avcılık denen vahşice zevkin,
    Merhamet meltemiyle kökünü kuruttuğunu


    Yazar: M. Said Türkoğlu
     

Sayfayı Paylaş