Yüzyılların Lezzeti Boza

Suskun

V.I.P
V.I.P
Katılım
16 Mrt 2009
Mesajlar
23,149
Beğeniler
325
Şehir
Türkiye
#1



Darı, bulgur, pirinç, buğday ve arpa gibi tahılların kısaca su ile mayalanması sonucu ortaya çıkan ‘boza’, şimdi unutulmaya yüz tutmuş olsa da, özellikle Osmanlı döneminin en itibarlı içeceklerinden biriydi. Boza üretimi ve tüketimi ülkemizde hâlâ devam ederken, tarihte tüketildiği coğrafyalarda bugün neredeyse hiç üretilmiyor.
arımsal yaşama geçen insanlık ürettiği tahılları depolarda ve kilerlerde muhafaza ediyordu. Fakat tahılların doğru koşullarda muhafaza edilmemesinden dolayı çimlenmesi ve bu çimlenmiş tahıllarla üretilen yemeklerin soğuduktan sonra mayalanması, büyük olasılıkla bozanın ilk çıkış noktasını oluşturur. Bozayla ilgili diğer bir teori de ekmek mayalanması esnasında da ortaya çıktığına yönelik.


BOZACILARIN İTİBARI

Kimi tarihçilere göre 8–9 bin yıllık bir geçmişi olduğu söylenen mayalanmış tahıl içecekleri Çin’den Kafkasya’ya, Orta Doğu, Anadolu, Doğu Avrupa’ya kadar birçok coğrafyada farklı isimlerle keyifle tüketilmekteydi. Osmanlı İmparatorluğu’nun en gözde içeceği olan bozanın satıldığı ve içildiği dükkânlara ‘bozahane’ adı verilirdi.


BOZAYA EŞLİK EDENLER

Osmanlı döneminde seyyar bozacılar, bozanın yanında simit veya gevrek satıyorlardı. Boza, o zamanlar tarçının yanı sıra zencefil, kakule, karanfil, Hindistan cevizi, bal ve pekmez eşliğinde içiliyordu. Günümüzde ise sadece tarçın ile tüketiliyor.

Seyyar bozacılar, 15 – 20 yıl öncesine kadar soğuk gecelerde, sokak sokak avazı çıktığı kadar bağırarak manilerle boza satarlardı. Fakat giderek ahşap konakların yerini alan yüksek ve ısıcamlı pencerelerle donatılmış binalara manilerini ulaştıramayan seyyar bozacılar kayboldu. 300 bozahane sayısı bugün belki 3’e düştü. Fakat binlerce yıllık bu içecek mutfak kültürümüzde yaşıyor.

Belki de artık sadece içecek olarak tüketmek değil, bozadan yeni tatlar da üretmek gerekli. Bu nedenle yetenekli bir aşçı olan Savaş Aydemir’in boza tatlısını sizler için tattık. Gerçekten muhteşem lezzetli bu tatlının tarifini sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Asırlar boyu hayatımızda derinlemesine yer alan bozayı tek bir makalede anlatmak mümkün değil. Ahmet Nezihi Turan’ın hazırladığı ‘Acısıyla Tatlısıyla Boza’ adlı kitapta bozaya dair tüm bilgiler derinlemesine bulunuyor.



LEBLEBİ HELVASI

Malzemeler:
200 gr leblebi unu
200 gr tereyağı
200 gr toz seker
400 gr su

Yapılışı:
(Un helvası gibi yapılır) Bir kapta tereyağı eritilip leblebi unu kavrulur. 5–6 dakika kavrulduktan sonra şeker ve su ilave edilir. Bir kaç dakika pişirildikten sonra hazır olur.



BOZA TATLISI

Malzemeler:
Boza köpüğü, 500 gr boza, 100 gr krema

Yapılışı:
Boza ve krema önce çukur bir kabın içinde 5-10 dk. kadar çırpılarak inceltilir. Ardından içi boş küçük bir metal tüpe ya da temiz bir kâğıttan elde edebileceğiniz külâh biçimindeki aparata sıvı kıvamındaki malzeme alınır. Çukursu bir kurabiyenin ya da fırınlanmış şekerli hamurun üzerinde gezdirilen malzeme, isteğe göre ahududu ya da çikolata sos ile lezzetlendirilir.
 
Düzenleyen yönetici:

Suskun

V.I.P
V.I.P
Katılım
16 Mrt 2009
Mesajlar
23,149
Beğeniler
325
Şehir
Türkiye
#2
Arnavut Bozası
Orta Asya'da da sevilen bir içecekmiş. Osmanlılar devrinde, uzun kış gecelerinde boza sohbetlerinin düzenlendigi biliniyor. Istanbul'da en çok Arnavut bozası beğeniliyor. Türkiye dışında, Balkanlar'da, Macaristan'da, İran'da ve Arap ülkelerinde de tüketiliyor boza. Bozanın yapımında darı, mısır, buğday, arpa, yulaf, pirinç gibi tahıllar, ya da bulgur, ekmek gibi tahıl ürünleri kullanılıyor. Eğer darıdan yapılacaksa, önce darı öğütülüyor. Kepeği alındıktan sonra unu kavrulup, suyla pişiriliyor ve elekten geçirliyor. Maya için ya eski boza kullanılı- yor, ya da ekmek mayası katılıyor. Bozanın bir litresi 1000 ka- lori içeriyor. Ayrıca soğuk gecelerin bu içkisi A, B, B6, B12 ve C vitaminleri deposu.

Bulgur yerine darı, arpa ya da bulgur- darı karışımı da kullanabilirsiniz.
Malzemeler :

2 bardak bulgur
21 bardak su
2 çorba kaşığı un
½ bardak yoğurt
½ tatlı kaşığı kuru maya
2,5 çorba kaşığı şeker
½ çorba kaşığı vanilya
2 çorba kaşığı tarçın
Hazırlanışı :

Bulguru büyük bir tencereye koyup 12 bardak su ile üzeri kapalı olarak oda sıcaklığında 1 gece bekletin. Kısık ateşte 2 saat pişirin. Mutfak robotuna koyup çekin ve süzgeçten geçirin. Karışımı buzdolabına koyun.
Süzgeçin üzerinde kalan bulguru yeniden tencereye koyun ve 8 bardak su ilave edip kısık ateşte 1 saat daha pişirin. Süzgeçten geçirip buzdolabına koyun.
Unu küçük bir tencereye koyup üzerine 2/3 bardak su koyun ve kısık ateşte sürekli karıştırarak koyulaşıncaya dek pişirin. Ateşten alıp içine 2 çorba kaşığı şeker koyup eriyinceye dek karıştırın. Ilıyınca içine yoğurt katın.
Mayayı ¼ bardak ılık suda ezip 5 dakika bekletin ve yoğurt karışımına katın. Ilık ortamda 30 dakika bekletin.
Mayalı karışımı ezilmiş bulgura ekleyip oda sıcaklığında yaklaşık 1-2 gün bekletin ve ara sıra karıştırın. Vanilya ve kalan şekeri ekleyip şeker iyice eriyinceye dek karıştırın. Tarçınla servis yapın.
Bu karışım buzdolabında 2-3 gün bekletilebilir.
 
Düzenleyen yönetici:
Top Bottom