1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Zaferin Anahtarı

Konusu 'Hayatından Kesitler' forumundadır ve wien06 tarafından 18 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Olay, Harp Okulu'nda geçmiştir.
    Öğretmen cümlesini henüz bitirmiştir ki kapı birdenbire açılarak Atatürk
    sınıfa giriyor.
    Öğretmen:
    - Kalk!... diye bağırıyor.
    Bütün öğrenciler çelik yaydan fırlayan bir ok gibi ayağa kalkıyor. Atatürk yavaş yavaş kürsü tarafına giderek oturmalarını emrediyor. Öğretmen, kendini takdim ettikten sonra anlattığı dersin konusunu kısaca izah ediyor.
    Atatürk, gelişigüzel, bir öğrencinin yanına oturuyor. Öğretmenden dersine devam etmesini istiyor.
    On dakikalık bir zaman geçiyor. Sınıfın tavanında bir tür alıcı ve verici tertibat bulunan ve doğrudan doğruya okul komutanı odasıyla irtibatiandınlmış bir çeşit radyo işlemeye başlıyor. Gürültüler arasında okul komutanının sesi duyuluyor:
    - O kısımda hangi öğretmen var? Öğretmen hemen cevap veriyor:
    - Harp Tarihi Öğretmeni Kurmay Binbaşı...
    - Atatürk sınıfa girdiği zaman tekmil verilecek ve anlatılan dersin konusu kendisine izah edilecektir.
    - Atatürk şu anda sınıfta bulunmaktadır komutanım! Öğretmen cevap verince makine kapanıyor.'
    Bu olaya Atatürk hiç sesini çıkarmıyor, öğretmen de anlatmasına devam ediyor.
    Lâkin bütün öğrenciler hayretler içerisindedir. Nasıl olmuştu da Atatürk için bu kadar tertibat alan okul komutanının, onun gelişinden haberi olmamıştı? Biraz sonra okul komutanı da yavaşça sınıfa giriyor, kapı yanında ayakta duruyor. Korku ve heyecandan sapsarı olmuştur. "Atatürk'ün geldiğinden nasıl haberim olmadı, nereden ve nasıl geldi?" der gibi bir öğretmene, bir de öğrencilere şaşkın şaşkın bakıyor.
    Atatürk, ağır ağır oturduğu yerden kalkıyor ve kürsüye geliyor:
    - Arkadaşlar, diyor. Afyon taarruzunu baskın ile nasıl kazandığımızı öğret-meniniz size detaylarıyla anlattı. Yunanlıların altı ayda geçilmesi imkânsız dedik-leri mevzilerini, altı saatten daha kısa bir sürede yarmaya muvaffak oluşumuzun sırrı, bundan başka bir şey değildir. Şu anda sizin yanınıza gelişim de bir baskın sonucudur. Bunun etkisini sizlere bırakıyorum. Yalnız şunu unutmayınız ki, "Baskın, zafer için birinci anahtardır!"

    Zeki Kemal BAKİÇELEBİOĞLU
    (Nükte ve Fıkralarla Atatürk, 1981)
     
  2. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Okul müdürünün yüz ifadesini görmek isterdim.. Gerçekten güzel bi hikaye. Teşekkürler :)
     

Sayfayı Paylaş