1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Zamanı Taşıyan Sessiz Dere..Tutuşan Sözler..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 11 Eylül 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    Sessiz bir bestedir yüreğimde saat

    Duygularım çileli nota.
    Hicran düğümlenir içimde
    Uğuldar can içre kulaklarım.!.
    Sıcakkanlı çocuktur sinemde güneş
    Öpünce yüce dağların dudaklarını
    Yanar üstümde gri bulutlar
    Billur şelale olur, akar gözlerimden..
    Zamanı taşıyan sessiz dere,
    neden öfkelisin :Oysaki aksesuarım üzerimde,
    yeşilin saydam derinliği ; gidilen
    Kutlu bir "düğün gecesi" değil mi.?!
    Gökyüzü kime âşık,cilvesini kim kaptı arzın,
    Nerede denizlerin çılgın mavisi,dalgalar niçin durgun
    Kimin yüzünde açtı mehtap, o şen gülüşlü yıldızlar ,
    Kim tutacak, parlak yüzlü sabahı kollarından..?!
    Toplanın şarkılar,dinlenin!.
    İçimde garip bilmece kıyamet. !
    Hangi kapısı açıldı gizemin,
    Rüyalar kime emanet.?!
    Kim bıraktı selâmı bu tanış selvi dibine ?
    Hayâl değil, yemyeşil bir bahçeyse erişilen.
    Ne keder,ne acı, biterken masiva adına çile
    Zafer süslü kılıcı,kimler koydu yerine..
    Köşede küçük mermer havuzda ,
    Her sabah yeniden açan gül/begonya:
    Artık ,siz mi bekleyeceksiniz beni,
    Itır kokulu bakışlarınızla/soğukta..?!
    Yeminler düştü, lâl dudaklar arasından,
    Artık kapıda durgun bir su, zaman.
    Tebessüm eden ömrün önünde sis ve duman
    Dudaklarında himmet nur yüzlü bir ihtiyarın..
    Kim yaktı bu meşaleyi,
    Kimin evrene sığmayan bu defter,
    Nereden geldi, bu nûr bakışlı nöbetçiler ?
    İçimde seher gibi açarken aydınlık
    Fecr’de tutuşuyor son sözler.!.



    İbrahim ZARİFOĞLU..
     

Sayfayı Paylaş