1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Zararlı Işınları Filtreleyen Melanin Pigmenti

Konusu 'Fen ve Teknoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 30 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Zararlı Işınları Filtreleyen Melanin Pigmenti

    Melanin pigmentini harekete geçiren en önemli etken nedir?

    Bu pigment gözü zararlı ışınlardan koruma görevini yerine getiremezse gözde hangi hastalık meydana gelir?

    Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde yaşayan insanların, güneyde yaşayanlara göre çok daha açık tenli ve sarışın olmalarının hikmeti nedir?


    İnsan bedeninde, en üstün teknolojilerden daha üstün teknolojiye sahip sistemler, tam teçhizatlı askerler, konusunda uzman elemanlar (hücreler, hormonlar, salgı bezleri) ve daha birçok olağanüstü sistem mevcuttur. Vücut içindeki bu 'uzman elemanlardan' biri de renk ayarlayıcısı olan 'melanin'dir. Adeta bir renk uzmanı gibi cildin ihtiyacına göre renginin açılmasına veya koyulaşmasına neden olan, göze rengini verip zararlı ışınlardan korunmasını sağlayan, bulunduğu miktara göre her insana saç rengini veren melanin pigmenti, insan bedeninde, Allah'ın sonsuz yaratma ilmini sergileyen delillerden bir tanesidir.

    Melanin pigmenti ve göz
    Canlıların gözleri ışığa karşı son derece hassastır ve olumsuz yönde çok kolay etkilenebilir. Buna rağmen Allah'ın gözde özel olarak yarattığı destek sistemler sayesinde güven içinde ışığa bakabilir, etrafımızı rahatlıkla görebiliriz. Bu destek sistemlerden bir tanesi de gözlerde bulunan pigment molekülleridir.

    Bilindiği gibi canlıların gözlerinin renkleri çeşitlilik gösterir. Göze bu renkleri sağlayanlar da yine pigmentlerdir. Melanin, gözün içinde bulunan ve göze rengini veren pigment maddelerinden bir tanesidir. Ancak melanin pigmentinin görevi sadece renk vermek değildir. Araştırmacılar gözde bulunan melanin maddesinin göze rengini vermesinin yanı sıra hem gözün zararlı ışınlardan korunmasını, hem de görüş gücünün artırılmasını sağladığını ortaya çıkarmışlardır.

    Melanin maddesi, doğada ışığın oluşturacağı zararlı etkilere karşı en doğal çözümdür. Retinanın dokusuna zarar verme olasılığı bulunan zararlı mor ötesi ışınlar gibi farklı ışınları filtreler ve en ideal korumayı sağlar. Melaninin, gözü zararlı ışınlardan koruma görevini yerine getiremediği durumlarda ise katarakt hastalığı meydana gelir.

    Retinadan geçen ışığı emen melanin ayrıca ışığın geri yansımasını ve göz içinde dağılmasını da engeller. Eğer bu tabaka olmasaydı gözün içine giren ışık her yana dağılır ve görüntü oluşamazdı. Siyah bir pigment içeren melanin tabakasının görevi, kamera ve fotoğraf makinelerinin objektiflerine sürülen siyah boyanın (magnezyum tabakası) görevi ile aynıdır.

    Melanin Hakkında

    Melanin pigmenti insanların saç renginin belirlenmesinde de doğrudan rol oynar. Saç teline gönderilen melanin oranı az ise sarı saçlar, çok ise kahverengi, siyah gibi koyu renk saçlar meydana gelir.

    Yaşımız ilerledikçe vücuttaki melaninin azalması yaşlılık etkilerini arttırmaktadır.

    Örneğin kırk yaşındaki bir gözde pigmentler %15, altmış yaşında ise %25 azalır ve bu durum yaşlılık etkilerinin daha da belirginleşmesine sebep olur.

    Birkaç gün boyunca yara bandıyla sarılı olan parmağınızdan bandı çıkardığınızda, bantla sarılı olan bölüm diğer kısımlara göre daha beyaz kalır. Bunun nedeni, sarılı kaldığı süre boyunca bu bölümdeki melanin pigmentinin güneş ışınlarıyla tepkimeye girememesidir. Bu da, ten renginin açılmasına neden olur.

    Melaninin cildimize etkisi
    İnsanların cilt renklerine göre kumral, esmer, beyaz ya da siyahi olarak tanımlanmalarının başlıca sebebi, hücre içindeki kromatoforda bulunan melanindir. Hücrenin merkezine yoğunlaşarak veya hücre içerisinde dağılarak hareket eden melanin maddesi bu sayede insan teninin koyulaşıp, açıklaşmasını sağlar.

    Melanin maddesinin hareketliliğindeki en önemli etken, güneşten gelen ışınlardır. Güneş ışınlarının süresi ve şiddeti mevsimlere ve gün uzunluğuna göre değişir. Melanin maddesi de buna göre harekete geçer ve kişinin ten rengini belirler.

    Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde yaşayan insanlar, güneyde yaşayanlara göre çok daha açık tenli ve sarışın olurlar. Bunun nedeni bu ülkelerde havanın çoğu zaman bulutlu ve yağışlı olmasıdır. Böylece güneş daha az sürede ve şiddette etki eder. Bu da güneş ışınlarından daha fazla yararlanmak için melanin maddesinin saçta ve ciltte daha az salgılanmasını sağlar.

    İnsan bedeninin kol, yüz, sırt, eller gibi çeşitli yerlerinde ortaya çıkan çiller de melanin pigmentinin etkisiyle ortaya çıkar. Melaninin biriktiği yerlerde çiller meydana gelir.

    Penceresi ve kapısı hiç ışık geçirmeyecek şekilde kapanmış bir odada bulunduğunuzu ve 1 ay boyunca bu odadan hiç çıkmadığınızı varsayalım. Böyle bir ortamdayken, dışarıda havanın nasıl olduğunu, güneş olup olmadığını, varsa yakıcı bir güneş mi olduğunu, içeride kaldığınız süre boyunca hiç yanılmadan tahmin edebilir miydiniz? Siz farkında olmasanız da bedeninizde bulunan melanin pigmenti, içeriye hiç ışık almayan bir hücrenin içinde olmasına rağmen güneş ışınlarının oranını hatasızca tespit edip bu sonuca göre işlem yapabilecek yetenektedir.

    Allah, yarattığı sistemin kusursuzluğunu insanlara göstermek için ibret olabilecek örnekler yaratmıştır. Örneğin, gözün içindeki melanin tabakasının önemi, "albino" hastası olan bir kişi incelendiğinde anlaşılır. Albino hastası olan kişilerin gözlerinde ve vücutlarında pigment maddesi bulunmaz. Saçları kar beyazdır. Gözlerinde ışığa karşı aşırı hassasiyet vardır. Aydınlık bir ortama çıktığında, göze giren ışık, retinada melanin bulunmadığından her yöne yansır. Bu yüzden kişiyi rahatsız edici parlak bir görüntü oluşur. (Solmaz Akar, Focus, Mart 1996, s. 21)

    Zararlı ışınların kalkanı melanin
    Güneş ışığının insan vücudunda D vitamininin sentezlenmesinde çok önemli bir rolü vardır. Güneş ışığı olmazsa gıdalardan alınan 7-dehidrocholesterol isimli madde D vitaminine dönüştürülemez. Bunun sonucunda da raşitizm (kemik bozuklukları) gibi birçok kemik hastalığı ortaya çıkar. Bu nedenle az güneşli yerlerde ciltte az miktarda melanin maddesi sentezlenir. Böylece ten rengi açılarak daha fazla güneş ışığının ciltten geçmesine izin verir ve bu D vitamininin sentezlenmesi için kullanılır.

    Güneş ışınlarının bu yararlı etkilerinin dışında zararlı etkileri bulunmaktadır. Güneş'ten bazı zararlı ışınlar başta cilt kanseri olmak üzere birçok hastalığa yol açar. Özellikle güneşli bölgelerde yaşayan kişiler için bu ışınlar büyük tehdit oluşturur. Çünkü ultraviyole ve diğer ışınlar nedeniyle ciltteki hücrelerin kanserleşme riski çok yüksektir. Ancak bu noktada da melanin maddesi devreye girerek bu riskin en aza indirilmesini sağlar. Çok fazla güneş ışınına maruz kalan kişilerin cildinde oldukça fazla miktarda melanin pigmenti üretilir. Dolayısıyla kişinin ten rengi koyulaşır. Yani derinin güneşten gelen ışınlarla bronzlaşması da aslında hücrelerin bedeni güneşin zararlı ışığından korumak için oluşturduğu bir önlemdir. Böylece dış ortamdan cilde gelen zararlı ultraviyole ışınlarının daha alt katmanlardaki hassas hücrelere ulaşması engellenir. Bu da hassas hücrelerin hasar görerek kanserleşmesini önlemiş olur.

    Karanlıkta Renk Ayarı Yapabilen Melanin, Evrimciler İçin Büyük Bir Açmazdır

    Yazının başında da bahsettiğimiz gibi kişi zifiri karanlıkta dahi olsa vücudundaki melanin pigmenti dışarıdaki güneş ışınlarının şiddetini ve etkisini tahmin etmekte ve buna göre işlem yapabilmektedir.

    Cildimizde bulunan melanin pigmenti, yalnızca bir ay boyunca değil, ilk insan yaratıldığı andan beri, içeriye hiçbir ışığın girmesinin mümkün olmadığı koyu karanlık bir bedenin içerisinde olmasına rağmen dışarıdaki güneş ışınlarının ne oranda olduğunu hatasızca tespit ederek çıkan sonuca göre işlem yapmaktadır. Bu durum her şeyi tesadüfle açıklamaya çalışan evrimciler için büyük bir açmazdır. Evrim teorisinin adeta şuurlu bir varlık gibi davranan melaninin sahip olduğu özellikler ile ilgili olarak getirebildiği hiçbir açıklama yoktur. Melanin pigmentinin bu hareketlerinin tek sebebi, Yüce Allah'ın melanini bu şekilde yaratmış olmasıdır.
     

Sayfayı Paylaş