1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Zayıflama Diyetinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Konusu 'Diyet / Mutfak' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 3 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Zayıflama Diyetinde Dikkat Edilmesi Gerekenler


    1- Diyetisyeninizden destek alın
    Ne mutlu ki halkımızın bilinç seviyesindeki artış ayrıca bedenlerine ve sağlıklarına verdikleri değerin de artması sonucu ‘neden diyetisyene gitmeli’ sorusuna ‘sağlıklı beslenmek, iyi yaşamak için’ yanıtını almaya başladık.
    Beslenme ve diyetetik bilimi halkın sağlığını, iyilik durumunu korumayı ve geliştirmeyi kendine ilke edinmiş bir bilim dalıdır. Ve bu bilim dalının profesyonelleri diyetisyenlerdir. Diyetisyene gitmek için sadece kilolu olmak gerekmez. Diyabet hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, karaciğer hastalığı, kardiyovasküler hastalıklar gibi hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisinde, kilo kontrolünde, çocukların beslenmesinde, sporcuların, gebelerin ve emzikli bayanların beslenmesinde diyetisyenin rolü oldukça büyüktür. Bunların yanında çağımızın hastalığı olan ve özellikle hızlı gelişen ülkelerde en büyük sağlık sorunu olan obeziteye yakalanmadan önce diyetisyene başvurarak sağlıklı beslenmeyi öğrenmek gerekir.
    Zayıflama diyeti yapan bireyin de diyetine tıbbi bir süreç gözüyle bakması gerekmektedir. Yani zayıflamak için tek bir ipucu yeterli olmaz. Bize kilo kaybettiren unsur; bazı bitkiler, ilaçlar ya da iğneler gibi hayatımız boyunca uygulayacağınız nitelikte ve sağlığı sürekli geliştiren bir şey değilise verdirdiği kilolar da kalıcı olmayacak ve bu unsur ortadan kalktığında verdiğiniz kilolar geri gelecektir. En önemlisi kilo verirken sağlıklı beslenmeyi hayatınıza yer etmektir. Bu nedenle zayıflamaya karar verdiğinizde yapmanız gereken en doğru şey başarılı bir diyetisyen ile görüşmek olacaktır.

    2- Tek taraflı beslenmeyin
    Doğadaki besinlerin hepsine ayrı ayrı gereksinimimizin olduğunu biliyoruz. Tek yönlü beslenmeyi sağlayan diyetlerde mutlaka vücutta vitamin ve mineral eksikliği olacaktır. Örneğin sıfır karbonhidrat öneren diyetlerde vücut enerji ihtiyacını yeterince karşılayamayacak ve kas dokularımızdaki proteinleri sindirmeye başlayacaktır. Bu durumda kişi kilo verdiği için sevinecek halbuki fark etmeden kaybettiği tek şey kas ve su olacaktır. Zamanla vücudunda sıkılaşmalar yerine sarkmalar başlayacak ve kişi güçsüzleşecektir. Ya da sadece protein alımını öneren popüler diyetlerde böbreklerinize çok ciddi yük binecek ve hayati fonksiyonlarınızı yerine getiren organlarınıza zarar vermiş olacaksınızdır. Bu nedenle; B vitamini ve temel enerji kaynağımız olan ekmeği de, kalsiyum kaynağımız olan süt ve süt ürünlerini de, protein ihtiyacımızı karşılayan et ürünlerini de muhakkak diyetinizde bulundurmanız gerekmektedir.

    3- Öğün atlamayın
    Gün içerisinde tükettiğiniz yiyecekleri 5-6 öğün olacak şekilde ayarlamaya çalışın, az ve sık beslenin.Uzun süreli açlıklarınızın sonunda bazal metabolizma hızınız düşecektir. Ana öğünlerin, ara öğünlerle desteklenmesi, metabolizma hızınızı artırarak kilo vermenize yardımcı olacağı gibi, kan şekerinizi de düzenleyerek daha çabuk doymanıza ve daha geç acıkmanıza katkı sağlayacaktır.

    4- Yediğinizin farkına varın
    Yemek yemeyi aceleye getirmek,ayaküstü atıştırmak, iki işin arasına sıkıştırmak, televizyon izlerken telefonda konuşurken ve benzeri durumlarda besin tüketmek birçoğumuzun sık gerçekleştirdiği ve doygunluk hissi vermeyen hatalı yeme şekillerindendir. Öğünlerinizi önemseyin ve vakit ayırın.

    5-Stresle baş etmeyi öğrenin
    Yapılan bir çalışmaya göre;stresli durumlarda vücudun yağ depolama hızında artış vardır. Stresle baş etmeyi öğrenin ve vücudunuza iyi bakın. Egzersiz programları size bu konuda yardımcı olacaktır. Yoğun egzersiz yapmayı sevmiyorsanız; yoga, pilates veya masajı deneyin.

    6-Sıvı tüketmek için susamayı beklemeyin
    Eğer idrar renginiz sarı ise yetersiz su alıyorsunuz demektir. İçtiğiniz su miktarını her gün ölçerek,yeterli miktarda olup olmadığını kontrol edin. Ve günde en az 10 bardak su için. Vücudumuzda her türlü metabolik faaliyetin su ile gerçekleştiğini bunedenle yeterli su içmediğimiz zaman metabolizma hızımızın düşeceğini unutmamak gerekir. Su içmekte zorlanan kişiler belirli bir süre sonra susama hissinin tekrar ortaya çıktığını farkedeceklerdir.

    7-Sürekli acıkıyorsanız kan şekerinizi ölçtürün
    Kan şekerinizde düşme eğilimi varsa ve hipoglisemik atakları sürekli yaşıyorsanız beslenme planınıza daha da özen göstermeniz gerekmektedir. Şekerinizi hızlıca yükseltip sonrasında normal seviyelerin altına düşürecek olan glisemik indeksi yüksek besinlerden uzak durmanız gerekmektedir. Şeker, şekerli tatlılar, bal, reçel, pekmez, pasta,kurabiye ve gofretler, ve incir, kavun, muz, üzüm gibi meyveler glisemik inksi yüksek besinlerdendir.

    8-Başkasına yazılmış diyetleri yapmayın
    Diyet yapmaya karar verdiğinizde her şeyden önce yaş, cinsiyet, egzersiz düzeyi, kilonuz, yağ oranınız ve beslenme alışkanlıklarınız dikkate alınarak kişiye özel bir reçete hazırlanması gerekmektedir. Özetle, zayıflama programları kişiye özel hazırlanması gereken çözümlerdir. Başkasının sağlık durumuna uygun hazırlanan bir diyet listesi sizi sağlığınızdan edebilir.

    9-Sadece vücut ağırlığına odaklanmayın
    Teknoloji bu denli gelişmeden önce ideal kilo, boy uzunluğuna göre hesaplanırdı. Ancak şimdi kontrol edilmesi gereken birçok değer var. Örneğin; vücudunuzdaki yağ, kas ve sıvı miktarları,bel ve kalça ölçüsü gibi. Vücut ağırlığı tek başına bir anlam ifade etmez. Bunun için vücut analizinizin yapılması gerekir. Sadece kilo odaklı diyet yaptığınızda kilo veremediğinizi görünce vazgeçebilirsiniz fakat belki de vücut yağ oranınızda azalma olmuştur bunu da ancak vücut analiz cihazları ile bilebilirsiniz.

    10-Alkol tüketimini mümkün olduğunca azaltın
    Alkolün kalorisinin yüksek olmasının kilo vermenize engel olacağı gibi beraberinde tüketilen besinlerin seçiminde de çok dikkatli davranmanız gerekir. Miktarlar konusunda ölçülü olmaya çalışın.

    11-Daha fazla hareket edin
    Yapılan araştırmalar 19.Yüzyıldaki insanların çağımıza göre yüzde 98 daha fazla hareket ettiğini ortaya koymuştur ve o dönemde obez hasta sayısı şu ankinden çok daha azdır. Hareketimiz her geçen gün azaldıkça toplumumuzdaki kilo problemi de aynı hızla artmaktadır. Ne yediğiniz kadar, ne harcadığınız da önemlidir. Bu sebeple şişmanlığın tek nedenini yediğimiz yiyeceklere bağlamak yanlış olur. Genelde buzdolabının üzerine her hafta yeni bir diyet listesi asılır oysa dolabın üstüne ‘bugün ne kadar yedim ne kadar yaktım ’yazmak çok daha doğru olacaktır. Eğer kendi başınıza yaptığınız spor yeterli gelmiyorsa, motivasyonunuzun yükselmesi için bir spor merkezine üye olabilirsiniz. Yapılan çalışmalar spor yaparken çevrenizde birileri olduğunda veya adımsayar kullanıp attığınız adımı saydığınızda yapılan aktivitelerin daha aktif olduğunu göstermiş. Yani kontrol edilmek sporunuzu daha verimli hale getirebilir.
    Yapılan çalışma belirli periyotlarla yaptığınız egzersizinizin bir seansına gitmediğinizde sonraki seansı da ekme ihtimalinizin % 61 olduğunu da göstermiş. Bu nedenle sporunuza ve aynı mantıkla diyetisyen görüşmenize de günü gününe uymanızda fayda olduğunu göstermektedir.
    Besinleriniz ilacınız, ilaçlarınız besinleriniz olsun. Sağlıklı günler..
     

Sayfayı Paylaş