1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Zeki ama öğrenemiyor Disleksi

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve dderya tarafından 12 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.320
    Beğenileri:
    7.514
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    17 ÇTL
    Disleksi, yüksek oranda disgrafi ve diskalkuli ile birlikte görülür. Dişlektik bireyler dinleme, konuşma, akıl yürütme, okuma, yazma, matematik yeteneklerinin kazanılması ve bilginin kullanılmasında güçlük yaşarlar.

    Disleksi doğuştan gelen yapısal bir durum olduğundan yaşamın ilk yıllarından itibaren belirtilerini gösterir.

    "Hamileyken karnınızı okşayın, doğacak çocuğunuzla konuşun, ona klasik müzik dinletin/' şeklindeki önerileri hepimiz duymuşuzdur. Bu öneriler daha anne karnındayken bile insan yavrusunun çevresini fark etmeye başladığını, ilk öğrenme deneyimlerinin başladığını bize vurgular. Doğumla birlikte başlayan süreçte bebek sesleri duyar, kıpırtıları görür, yakınlığı, sıcaklığı hisseder. Doğum öncesinden başlayan öğrenme süreci hayatı boyunca devam eder. İnsan yavrusundan beklenen, belirli gelişim basamaklarını zamanında çıkmasıdır. Büyüdükçe emeklemeyi, yürümeyi, konuşmayı, oyun oynamayı, kendi giyinip soyunmayı, arkadaş edinmeyi, okumayı, çarpmayı bölmeyi öğrenecektir. Hayatı boyunca da öğrenmeyi sürdürecektir.

    İnsan yaşamındaki bu gelişim ve öğrenme süreçlerinde beklenen becerilerin, bilgilerin zamanında ve yeterince kazanılmasındaki sorunlarla Disleksi karşımıza çıkmaktadır.

    Disleksi; bireyin zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen yaşına, zekasına ve verilen eğitim düzeyine göre yeterince öğrenememesi olarak tanımlanmaktadır. Disleksi; en yaygın görülen öğrenme güçlüğü tipidir. Okuma bozukluğu ile karakterizedir. Diğer öğrenme güçlükleri yazı alanındaki güçlüklerle karakterize disgrafi ve matematik alanındaki güçlüklerle karakterize diskalkulidir. Disleksi yüksek oranda disgrafi ve diskalkuli ile birlikte görülür. Dişlektik bireyler dinleme, konuşma, akıl yürütme, okuma, yazma, matematik yeteneklerinin kazanılması ve bilginin kullanılmasında güçlük yaşarlar.

    Disleksiyle ilgili literatür

    İncelendiğine; uzun yıllardan beri disleksinin bilindiğini görmekteyiz. Örneğin; 1896'da Dr. W. Pringle Morgan 14 yaşında Percy adında zeki olmasına rağmen okuyamayan bir erkek çocuktan bahseder.

    Disleksinin nedenlerini bulmak için pek çok bilimsel çalışma yapılmıştır ve halen yapılmaktadır. Bu çalışmaların sonucunda disleksinin tek bir nedene bağlı oluşmadığı, çeşitli genetik ve çevresel etkenlerle oluştuğu ortaya konmuştur. Yine bu çalışmalarda dişlektik bireylerin beyinlerinin yapısal ve işlevsel olarak dişlektik olmayan bireylerinkinden farklılıkları olduğu saptanmıştır.

    Geç konuşmak, duyduklarını anlamakta güçlük, yeterli sözcük dağarcığı oluşturamamak, sözcükleri yanlış söylemek, olayları sırasıyla anlatamamak küçük yaşlarda fark edebileceğimiz disleksi belirtileridir.

    Okul öncesi disleksi belirtileri

    Disleksi yaşamın erken dönemlerinde dil-konuşma alanında sorunlarla kendini gösterebilir. Geç konuşmak, duyduklarını anlamakta güçlük, yeterli sözcük dağarcığı oluşturamamak, sözcükleri yanlış söylemek, olayları sırasıyla anlatamamak küçük yaşlarda fark edebileceğimiz disleksi belirtileridir. Örneğin küçük bir çocuğun "porkatal, feştali" demesi çok sevimlidir. Ancak sık ve uzun süre bu tür telaffuz hatalarını yapması disleksiyi akla getirmelidir. Bilmesi gereken basit sözcükleri hatırlayamamak da disleksi belirtileri arasındadır. "Annen çorbayı neyin b içinde pişiriyor?" sorusuna "tava" diyebilir. Çünkü "tencere"yi hatırlayamamıştır. Oysa "Bunlardan hangisi tencere?" diye gösterdiğinizde hemen resmini gösterebilir.

    Dislektik bir çocuk arkadaşlarının isimlerini de hatırlamayabilir. Genellikle devrik cümle kurarak konuşmak da bir disleksi belirtisi olabilir. )

    Dislekside erken yaşlarda yetersizlik fark edilebilecek başka bir alan da hareket ve koordinasyon alanıdır. Parmak ucunda yürümek, merdivenleri tutunmadan yardımsız bir sağ ayak bir sol ayak inip çıkmakta güçlük, kendi başına giyinip soyunamamak, fermuarını çekememek, düğmesini ilikleyememek, makas, çatal, kaşık kullanmakta güçlük, kalemi kaşığı uygun şekilde tutamamak, kalemle yapılan boyama, çizgi çalışmalarına isteksizlik ve yapsa bile beklenen düzeyde düzgün işler çıkaramamak, daire, üçgen, kare gibi basit şekilleri bakarak düzgün çizememek disleksi belirtilerindendir.

    El tercihindeki gecikme de dişlektik çocuklarda görülebilir. 5 yaşına gelmesine rağmen yemek yerken, kalem tutarken hem sağ hem de sol elini kullanması el tercihinin henüz gelişmediğini gösterir. Ritmik hareket etmek ve el çırpmakta güçlük, sakarlık, sık düşme de dislekside görülebilmektedir, öğretilmesine rağmen iki tekerlekli bisiklete binememek ya da çok zor Öğrenmek, top oyunlarında beceriksizlik ve bu oyunlara ilgi duymamak da dislekside görülebilen hareket-koordinasyon beceri sorunlarına işaret edebilir.

    Dişlektik çocuklar yine okul öncesi erken dönemde kavramları öğrenmede güçlük yaşayabilirler. Uzun-kısa, büyük-küçük gibi zıt kavramları karıştırırlar. Sıralama sorunları yaşarlar. Sayıları sırasıyla saymakta zorlanırlar, çoğunluğu adayarak sayar. Objeleri büyükten küçüğe sıralamakta güçlük çekerler. Giyinip soyunurken de sırayı takip edemeyebilirler. Pijamasını çıkarmadan giyinmeye başlayabilirler. Zaman kavramlarım öğrenemedikleri için yarın parka gittik" diyebilirler oysa dün gitmişlerdir.

    Yön algılan bozuk olabilir. Sağını solunu karıştırıp, ayakkabılarını uzunca bir süre ters giyebilirler. Dişlektik çocuklar dikkat ve bellek sorunları nedeniyle şarkı, şiir ezberlemek, söylenen yönergeleri aklında tutup yerine getirmekle ilgili sıkıntılar yaşarlar. Dikkat gerektiren aktiviteleri sürdüremeyebilir, çabuk sıkılıp kendi başına oyun oynamayı tercih edebilirler. Bu nedenle Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu oldukları sanılabilir. Bu noktada yapılan bilimsel çalışmaların, disleksi ile Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun %30 oranında birlikte bulunduğunu ortaya çıkardığını da belirtmek gerekir. Ancak dislekside görülen dikkat sorunlarını, yapısal işitsel ve görsel algı bozukluklarının ve beynin bilateral [her iki beyin lobunu) kullanımındaki yetersizliğin desteklediği kesindir.

    Erken dönemde dil gelişimindeki yetersizlikler ve sınırlı ilgi alanları nedeniyle bazen disleksi otizmle karıştırılabilmektedir.

    Dislektik çocuklar yine okul öncesi erken dönemde kavramları öğrenmede güçlük yaşayabilirler. Uzun-kısa, büyük-küçük gibi zıt kavramları karıştırırlar. Sıralama sorunları yaşarlar. Sayıları sırasıyla saymakta zorlanırlar, çoğunluğu atlayarak sayar, objeleri büyükten küçüğe sıralamakta güçlük çekerler.

    Dislektik çocukları yakından tanıyınca çok duygusal oldukları fark edilir. Çevrelerindeki değişimlere yoğun duygusal tepkiler verebilirler. Ancak bu hassasiyete rağmen karşılarındaki kişilerin mimikleriyle, beden dilleriyle ya da ses tonlarıyla vurguladıkları söz dışı iletişimi anlamayabilirler. Akıllı görünen, yaşından büyük akıllıca sözler söyleyen ancak kendinden beklenen, yaşıtlarının yapabildiği becerileri gösteremeyen çocuklardır.

    Disleksinin okul öncesi erken dönemde fark edilmesi önemlidir. Çünkü tedaviye yönelik müdahaleler ne kadar erken başlar ise etkisi o kadar fazla olacaktır. Ayrıca ilkokul döneminde çocuk yoğun akademik beceri beklenen bir döneme girmiş olur, yaşıtlarıyla ciddi bir rekabet ortamı içinde bulur kendini. Oysa dişlektik çocuğun akademik başarı için gerekli becerilerindeki yetersizliklerle bu hızlı koşuda başarılı olabilmesi pek mümkün değildir. Okul öncesi dönemde fark edilmemiş çocuklar ilkokula başladıklarında disleksi şu belirtilerle kendini gösterir.

    Okul döneminde disleksi belirtileri

    Birinci sınıfın ilk günlerinde hevesle okula başlansa bile çizgi çalışmalarına isteksizlik, düzgün çizgi çizememeyle zorlu bir süreç başlar. Daha sonra bu süreç yeni harfleri bir türlü öğrenememe, karıştırma, okumayı yaşıtlarıyla aynı zamanda sökememe, okumayı sökse bile okuma hızının yapılan çalışmalara rağmen artmaması, okumaya karşı isteksizlik, ödev yapmak istememe, ödevi çok yavaş yapma, yaşıtlarından çok daha fazla zamanı ödev başında geçirme, oyuna ve başka şeylere zamanının kalmaması gibi belirtilerle devam eder.

    Dislektik çocuklar aynı sözcükleri her gördüğünde en baştan sanki yeni bir kelime görüyormuşçasına çözümler. Bu durum pratikte "Bir üst satırda gördüğü Ela'yı alt satırda tanıyamamaya yol açar. Bu durum okuma hızının artmamasına neden olur. Dislekside görülen görsel ve işitsel algı sorunları nedeniyle d-b-p, h-y, m-n gibi harfler şekilleri benzediği için, f-v- k-t gibi harfler sesleri benzediği için karıştırılır.

    Dislekside okuma hataları görülür. En sık okuma hataları; sayıları tersten okuma (25'i 52 olarak okuma), kelimenin ortasından başlayarak okuma (kocaman-çokaman) , kelimeyi tersten okuma (ev-ve), okurken ve yazarken harf, hece atlama, kelimeyi tümden uydurmadır. Genellikle kendi okuduklarını anlamazlar. Başkası okursa iyi anlarlar.

    Dislektikler ayrıca dili kullanmakla ilgili sorunlar yaşarlar. Düşüncelerini yazarak ya da konuşarak yeterli ifade etmekte, devrik olmayan uygun cümleler kurmakta güçlük yaşarlar. Okuduğu metnin ana fikrini anlamakta, önemli vurgulan ayırt etmekte güçlük yaşarlar. Defter tutmak, tahtadaki yazıyı defterine geçirmekte, ödevini yazmakta güçlük yaşanıp, her akşam arkadaşlar aranabilir.

    Matematikte ileri sınıflarda bile parmaklarıyla hesap yaparlar. Çarpım tablosunu ve saati bir türlü öğrenemezler, öğrenip yine unuturlar. Kalem kağıt kullanmadan kafadan işlem yapmaya çalışırlar. Problemleri öğretilen yöntemlerle değil kendi yöntemleriyle çözmeye çalışırlar. Ama bu uzun sürer ve basit işlem hataları yüzünden sonuç genelde yanlış çıkar.

    Zamanı ayarlayamaz, işlerini yetiştiremez, planlama yapamazlar. Okula, servise hep anneleri yetiştirir. Alfabeyi, haftanın günlerini, ayları sırasıyla öğrenmekte güçlük yaşarlar.

    Dr. Figen Şen KÖSEM / Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı
     

Sayfayı Paylaş