1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Zikir ve Unutma

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 12 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Zikir ve Unutma

    Kişi, sevdiğini unutmaz. Gerçekten seven kimse, sevdiğini gönlüne yerleştirir, onun ismi ağzından düşmez, nereye gitse, o sevgi ve hatırlama, kendisini terk etmez. Mü'min için Allah'ı zikir, Allah sevgisinin olmazsa olmaz göstergelerinden biridir. İster tekbir, ister tevhid, ister tesbih, ister hamd, isterse Allah'ın isimlerini, başta Allah lafzı olmak üzere zikretmek, hatırlamak, tekrar etmek insan için çok önemlidir ki, din ısrarla bunu tavsiye eder: Ey iman edenler, Allah'ı çokça zikredin. (33/Ahzâb, 41) Allah'ı çokça hatırlayıp O'nun ismini tekrar tekrar dillendirmek, gönül ve zihne devamlı yerleştirmek, insan için hayatî önem taşır. Zikir, huzur için, stres ve bunalımlardan kurtulmak için de önemlidir: Dikkat edin, kalpler ancak Allah'ın zikriyle tatmin olur. (13/Ra'd, 28) buyurulmuştur. Zikrin unutmaya karşı da ilaç olduğunu hatırlatmak yerinde olur: Unuttuğun zaman Allah'ı zikret! (18/Kehf, 24)

    İnsan, unutkan bir varlıktır. Hâfıza-i beşer, nisyân ile ma'lûldür. Yani, beşerin belleği, unutma zaafı ile hastadır, ârızalıdır. Arapların atasözü halinde söylediği bir söz de bunu pekiştirir: Evvelü'n-nâsî evvelü'n-nâsi anlamı: İnsanların ilk unutanı, ilk insandır. Kur'an, bu gerçeği şöyle ifade eder: Andolsun Biz, daha önce Âdem'e ahit (emir ve vahiy) vermiştik. Ne var ki, o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulamadık. (20/Tâhâ, 115). Unutkanlık, ilk insanda ortaya çıkmış, son insana kadar da bu özellik kendini gösterecektir.

    Unutma zaafıyla yaratılan insana hatırlatma yapılmalıdır. Allah, vahiy ve peygamberler aracılığıyla insana hakikatleri hatırlatmaktadır. Kur'an'ın bir ismi de o yüzden 'hatırlatan' anlamında Zikrdir (15/Hıcr, 9). Kur'an'ın bir hatırlatma ve öğüt olduğu tezkira ve zikrâ kelimeleriyle de belirtilir. Kur'an'da namaz da zikir olarak ifade edilir ve Allah, Beni zikir için namaz kıl (20/Tâhâ, 14) buyurur. İnsanlara Kur'an'la gerçekleri hatırlatıp, O'nunla öğüt vermek gerekir: . Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.

    Tehdidimden korkanlara Kur'an'la hatırlat/öğüt ver. (50/Kaf, 45) Hatırlatma ve öğüt, mü'minlere fayda verecektir: Sen yine de hatırlat/öğüt ver. Çünkü hatırlatma/öğüt, mü'minlere faydalıdır. (51/Zâriyât, 55) Peygamber de, ancak hatırlatıcıdır: (Rasûlüm,) hatırlat/öğüt ver. Çünkü sen ancak hatırlatıcısın/öğüt vericisin. (88/Ğâşiye, 21). Mü'minler de birbirlerine ve diğer insanlara, hatırlatmalarda bulunmalı, Allah'ı, âhireti unutanlara hatırlatmalı, hatırlatmalı, hatırlatmalıdır. İşte bu tekrar tekrar hatırla(t)malar zikirdir.
     

Sayfayı Paylaş