1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Zorluğun Değeri

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 21 Nisan 2007 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Zorluğun Değeri


    Filozofların en akıllıları derler ki: akla uygun hiçbir şey yoktur ki tam tersi de akla uygun olmasın. Yakınlarda gevelediğim bu güzel sözü eskilerden biri (Seneca) yaşamayı küçümseme yolunda kullanmış: Ona göre, yalnız yitirmeye hazırlandığımız bir nimet bize zevk verebilir.

    In auquo est dolor amissae rei, et timor amittendae. (Seneca)

    Yitirme acısıyla yitirme korkusu bir kapıya çıkar.

    Demek ister ki bununla, yaşamayı yitirme korkusunda olursak, yaşamanın tadını çıkaramayız. Ama bunun tersi de söylenebilir: Yaşamaya bu kadar sıkı sarılıp, böylesine bir sevgiyle bağlanmamış, onun temelli olmadığını gördüğümüz, elimizden çıkmasından korktuğumuz içindir. Gerçek ortada çünkü: Ateş nasıl soğuktan hız alıyorsa bizim istemimiz de kendi karşıtıyla bilenip keskinleşiyor:

    Si numquam Danaen habuisset abenea turis,

    Non esset Danae de Jove facta parens. (Ovidius)

    Danae yi funçtan kuleye komasalardı

    Jupiter den hiç gebe kalmazdı Danae.

    Bolluğun verdiği doygunluktur zevkimizi en fazla körleten; zevkimizi en fazla bileyen, coşturan şeyse özlediğimizi az ve zor bulmaktır.

    Ominum rerum voluptas ipso quo debet fufare
    periculo crescit (Seneca)

    Her şeyin zevki, bizi itmesi gereken tehlikeyle artar.

    Galla, nega: satiatur amor, nisi gaudia torquent. (Martialis)

    Galla, hayır de: aşk azapla beslenir yalnız.

    Aşkın gevşememesi için Likurgos Lakedemonya'da evlenenlerin gizli yatıp kalkmalarını buyurmuş: Evlilerin yatakta görülmeleri, bir başkasıyla yatmaları kadar ayıp sayılıyormuş. Buluşmaların zorluğu,
    yakalanma tehlikesi, sonradan duyulacak utanç:

    Et languor, et silentium,

    Et latere petitus imo spritus (Horatius)

    Ya o baygınlık, o sessizlik,

    Ya o derinden gelen gizli ahlar,

    Bütün bunlardır salçayı kıvamına getiren. Sevişmenin nice hoşlukları aşkın etkilerinden çekinerek, utanarak söz etmekten doğmaktadır. Şehvetin kendisi bile acı duyarak kızışmak ister. İncittiği, tırmaladığı zaman daha tatlı olur. Fahişe Flora, Pompeus'la yatıp da üzerinde dişlerimin izini bırakmadığım olmadı, dermiş.

    Quod petire premunt arcte, faciuntque dolorem Corporis, et dentes
    inlidunt saepe lebellis:

    Et stimuli supsunt, qui instigant laedere id ipsum Quodcumque est,
    rabies unde illi germina surgunt. (Lucretius)

    Arzuyla sarıldıklarının canı yanar; Dişleri ısırır çok kez nazik dudakları. Gizli dürtüler incitmeye iter onları. Her tuttuklarını; azgınlıkları artar böylece.

    Her işte görülen budur: Zorluk değer kazandırıyor her şeye.

    Montaigne
     

Sayfayı Paylaş