• Merhaba Ziyaretçi
    "En Güzel Ekran Resmi Yarışması" içiin anket açıldı. İlgili ankete BURADAN ulaşabilirsiniz. Sizi de ankete oy vermeye davet ediyoruz...

Bülent Ecevit öldürüldü mü?

Mavi Gül

ѕση_¢ıqℓıк
Özel üye
16 Ağustos 2010 / 19:20
Rahşan Ecevit, 'yok' denilen raporları mahkemeye ulaştırdı...

İstanbul 13. Ağır Ceza'nın istediği Bülent Ecevit'in sağlık raporunu Rahşan Ecevit sundu. Ergenekon dava dosyasına giren raporda tıbbi suikast incelemesi başlatıldı.

Ergenekon davasına bakan Özel Yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkent Üniversitesi Hastanesi ve Başbakanlık’tan istediği, ancak “yok” denerek gönderilmeyen merhum Başbakan Ecevit’e ait sağlık raporu, eşi Rahşan Ecevit tarafından mahkemeye ulaştırıldı. Mahkeme, raporu Adli Tıp’a göndererek Ecevit’e uygulanan tedavinin doğru olup olmadığının araştırılmasını istedi. Adli Tıp, iddiaları doğrulayan bir rapor verirse, Başbakan Ecevit’e suikast planına yönelik soruşturma açılacak.

İMDADA RAHŞAN ECEVİT YETİŞTİ

Mahkeme, ilk önce Başkent Üniversitesi Hastanesi’ne yazı yazarak, 57. Hükümetin Başbakanı merhum Bülent Ecevit’e ait sağlık raporlarını istedi. Hastane, tüm raporların Başbakanlığa gönderildiğini bildirdi. Bunun üzerine mahkeme, Başbakanlık’tan söz konusu raporları istedi. Ancak, Başbakanlık’tan da olumlu bir cevap alınamadı. Ecevit’e o dönem uygulanan tedavinin doğru olup olmadığını ve tedavide şaibeli bir durum olduğu iddiasını mercek altına alan mahkeme, bu iki kurumdan umduğunu bulamayınca Rahşan Ecevit’e yazı yazılmasına karar verdi.

11 SAYFALIK RAPOR

Rahşan Ecevit’in mahkemeye gönderdiği 11 sayfalık 26.06.2002 tarihli rapor, o dönem hastanenin Başhekimi olan Prof. Dr. Rengin Erdal, Prof. Dr. Turgut Zileli, Prof. Dr. Atılay Taşdelen, Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu, Prof. Dr. Ahmet Hatipoğlu ve Doç. Dr. Füsun Eyüboğlu’nun imzasını taşıyor. Mahkeme bu raporu Adli Tıp Kurumu’na göndererek, Ecevit’in tedavisinin doğru yapılıp yapılmadığının incelenmesini istedi.

GünDE 23 AYRI HAP İÇİRİLDİ

Rahşan Ecevit tarafından mahkemeye gönderilen rapordaki “Sayın Bülent Ecevit’e uygulanması gereken tedavi” başlıklı bölümdeki 15 madde şöyle:

1- Mestinon tablet 60 mg. günde 5 adet

2- Madopar tablet 125 mg, günde 5 adet

3- Madopar HbS tablet 125 mg, günde bir adet gece alınmak üzere

4- Plavix draje 75 mg, günde 1 adet

5- Coumadin tablet, 5 mg

6- Omeprol tablet 20 mg, günde 2 adet

7- Cal-D-Vita tablet, günde 2 adet

8- Mentopin effervesan tablet, 600 mg günde 1 adet

9- Duphalac süspansiyon, gerektiğinde

10- Frebini süspansiyon 200 ml, günde en az 5 kutu

11- Fosamax tablet 70 mg, haftada bir gün ve sabah kahvaltıdan yarım saat önce bol su ile içilecek

12- Prednol tablet 4 mg, gün aşırı iki tablet, sabahları alınacak

13- Cafetin 250 mg tablet 2x1 (beş gün süreyle)

14- Günde üç kez 90 dakikalık seanslar halinde her iki bacağa intermittan pnömotik kompresyon

15- Günde 2 kez onar dakika Rivanol solüsyonu ile hazırlanan ayak banyosu
 

YoRuMSuZ

Biz işimize bakalım...
Bunların tamamı komplo teorileri. Bülent Ecevit çok önceden direnci kalmadığını belli etmişti.
 

Mavi Gül

ѕση_¢ıqℓıк
Özel üye
Raporlarda bahsedilen ilaçları sağlıklı bir kişi içse oda ölür günde 23 ilaç
 

YoRuMSuZ

Biz işimize bakalım...
Eğer öldürülseydi emin ol bunu 23 çeşit ilaçla yapmazlardı :) Çok daha komplike çözümleri var bu olayın. Daha dün gece Aselsan'da çalışan mühendislerden birinin ölümü ile ilgili bir haber izledim. Farklı frekansta sese tabii tutularak psiklojisinin bozulmasının sağlandığı ve böylece intihar etmesi sağlandığı söyleniyor ve bunun konunun uzmanlarınca olabileceği belirtiliyor.

Yani minareyi çalan kılıfını hazırlar, öyle kolay anlaşılabilecek yöntemler çok demode :)
 

Mavi Gül

ѕση_¢ıqℓıк
Özel üye
o intihar düzmece ya adam hem boğazından hem bileklerinden kesilmiş nasıl bir sadist ki boğazından kendi kendini doğrucak bide bileklerinden kesecek yok artık hiç bir intihar bu kadarını beceremez
 

YoRuMSuZ

Biz işimize bakalım...
Ama bu tür çalışmalar var. Örneğin savaşta artık silah yerine psikolojiyi bozan sesler üretmek, böylece kansız kolayca karşı grubun direncini kırmak hedefleniyor. Sadece bu değil ki İsrail'in de yıllardır bitki genetiği ile oynayarak yeni nesil üretmeye çalıştığına dair teoriler var. Hepsi safsatadan ibaret olamaz bunların sonuçta bunlar da bilimsel çalışmalar. Çok ütopik gelmiyor bana...
 
Top