• Merhaba Ziyaretçi
    "En Güzel Ekran Resmi Yarışması" içiin anket açıldı. İlgili ankete BURADAN ulaşabilirsiniz. Sizi de ankete oy vermeye davet ediyoruz...

Pilavın Tarihi

ZeyNoO

٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠
V.I.P
Pilavın Tarihi

En erken Osmanlı pilav tarifleri, Şirvani’nin kitabında bulunur. Birinci tarif tavuk, badem, safran ve şekerle yapılan muzafferiye pilavı için, ikincisi etli, nohutlu dane-i kabuni pilavı içindir. Fatih’in sadrazamı Mahmud Paşa’nın verdiği meşhur ziyafetlerde altın nohutlu pilav sunulur, altın nohut kimin kaşığına rastlarsa o kişinin kısmeti olurdu. 16. ve 17. yüzyıl ziyafetlerinde renkli pirinç pilavları sunulurdu: Sarı dane, yeşil dane, kızıl dane olarak adlandırılan bu pilavlar safran, ıspanak suyu ve nar suyu ile boyanırdı. Bunlar beyaz pilav ile birlikte sunulunca hoş bir manzara oluştururdu. Pilav yemeğin sonunda sofraya getirilir, beraberinde veya ardından hoşaf gelirdi. En eski tariflere göre, pirinç diğer malzemelerle birlikte pişirilir, ama 18. yüzyıla ait bazı tariflerde pirinç önce su veya et suyunda haşlandıktan sonra üzerine eritilmiş yağ dökülürdü. Piştikten sonra tencereyi bezle kapatarak pilavı demlemek çok eski bir usuldür, 13. yüzyıla ait Arapça tariflerde anlatılır. Aynı usule Osmanlı mutfağında devam edildiğini 17. yüzyıla ait bir kaynaktan öğreniyoruz. Pişen pilavın üzerine bazen pişirilmiş tavuk, koyun eti veya omlet şeklinde pişmiş yumurta veya suda pişmiş yumurta konurdu. Tatlı soslarda sunulan pilavlar da yine yemeğin sonunda ikram edilirdi. Pilav tahta kaşıkla yenirdi.
 
Top